iktibasGözde BedeloğluTürkiye’nin şarkısı - Gözde Bedeloğlu

Türkiye’nin şarkısı – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Müzik platformu Spotify’ın açıkladığı ‘2024 wrapped’ sonuçlarına göre Türkiye’de en çok dinlenen şarkı ‘Cıstak’ olmuş. Türü rap. Batuflex, Marco ve Era7capone işbirliğiyle çıkmış. Yüz milyondan fazla kez dinlenen şarkıyı, kadını aşağılayan cinsiyetçi sözler içerdiği için eleştiren şarkıcı ve söz yazarı Aydilge sayesinde ilk kez duyanlar da var elbette. Aydilge “Kadın bedeninin aşağılandığı, para, marka ve bir şeyler tüttürmenin en fiyakalı ve havalı şey olarak gösterildiği bu şarkılar çok dinleniyor. Kabul etmeliyiz ki bu bizim kültürümüzün bir parçası oldu” diyerek bunun ataerkil ayrımcılığın yansıması olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye’de, erkek şiddeti yüzünden ölen kadınlar için oluşturulan dijital anıta göre, 2024’ün başından bu yana 416 kadın katledildi. Bu feci tabloya rağmen 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde İstanbul Taksim’de sesini duyurmak isteyen kadınlar polis tarafından engellendi, tartaklanarak gözaltına alındılar.

***

Popüler olan zamana göre değişiklik gösterir. En çok dinlenen şarkı, en çok izlenen dizi-film, en çok okunan kitap listeleri de bize halkın o günkü genel beğenisini ve tercihini yansıtan önemli göstergeler. Elbette bu ürünlerin popülerleşmesinde kitle iletişim araçları ve film/dizi/müzik endüstrisinin de etkisi var. Dolayısıyla dönem dönem öne çıkan bazı tür ve temalar bize hem toplumun sosyal-ekonomik-psikolojik yapısına dair bilgi veriyor hem de endüstri tarafından sürekli benzerleri üretilerek popülerleşmesi sağlanıyor. Kahkahasından sürdüğü ruja; kaç çocuk doğuracağından nasıl doğum yapacağına kadar kadınlarla ilgili her konuda söz sahibi ve karar merci olduğunu düşünen bir iktidarın tepesinden yıllardır direktif yağıyor üzerimize. Kadın, annelik üzerinden kutsallaştırılıyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dair tüm itirazlar ‘kadınla erkeğin fıtratı farklı’ denilerek derinleştiriliyor. Unutmayın, bugün ülkenin ekonomisini kurtarması beklenen Mehmet Şimşek, zamanında, işsizlikteki artışın sebebinin iş gücüne katılan kadınlar olduğunu söylemişti.

Kadın bedenini aşağılan şarkıları ataerkil, cinsiyetçi ve ayrımcı düşünceyi pekiştirmesi açısından önemli bir araç olarak gören Aydilge’nin eleştirilerine sosyal medya hesabından yanıt veren şarkının yapımcısı İbrahim Tilaver ‘annesine’ verdiği söz gereği ‘kadınlarımızdan özür diliyorum’ dedi. Bir kadın takipçinin “Aydilge hepinize ders vermiş” yorumuna verdiği yanıt ise Tilaver Bey’in konudan zirilyon ışık yılı uzakta olduğunu ve özrün aslında gelen tepkileri savurmaktan başka bir amaç taşımadığını gösteriyor. 100 tane Aydilge bir araya gelse Tilaver Bey’e o tweeti attıramazmış ama anneleri üzmemek gerekiyormuş. Kutsal annelik mertebesine ulaşamamış kadınlar kim ki zaten eleştirileri dikkate alınsın? Bu ülkede çocuklarının gözü önünde, gündüz vakti, sokak ortasında katledilen kadınlardan da utanmaz hiç bu ‘cenneti anaların ayağının altına seren’ erkeklik! Şarkının yaratıcılarından era7capone da eleştirilerden ders almış çünkü onun da bir kız kardeşi varmış. Özrü, anneyi bacıyı dahil etmeden dileyememek, başlıbaşına meselenin anlaşılmadığının ispatı.

***

Özellikle son on yılda, hem kadına yönelik şiddetin artışından hem de kadınların haklarını koruyan sözleşme ve yasaların işlevsizleştirilmesinden açıkça görüldüğü üzere topluma sistematik bir kadın düşmanlığı pompalanıyor. LGBTİ+ bireyler de dahil elbette. Bu gerçeğin Cıstak ve günümüzün benzer popüler kültür ürünlerine yansıması işin tabiatı gereği. Ancak kadını aşağılayan, metalaştıran sözlerle ne sadece şimdi karşılaşıyoruz ne de bunlar sadece rap müzikte kendine yer buluyor. Dahası bunları sadece erkek şarkıcılar değil kadınlar da söylüyor. Çünkü ataerkil yapı erkeği olduğu gibi kadını da kendine göre şekillendiriyor. “Kabul etmeliyiz ki bu bizim kültürümüzün bir parçası oldu” derken çok haklı Aydilge. Kadınları aşağılayan, şiddeti körükleyen eril ve baskıcı dile karşı her an uyanık olmak zorundayız. Ta ki kimse ‘kadınlarımız’ diyerek yanlışa bir yenisini ekleyerek ‘özür’ dileyecek işler yapmayana kadar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Tarikat Şeyhi evine, hasta tutsaklar hücreye!

Türkiye bu büyük skandalı, Timur Soykan’ın titiz gazeteciliği sayesinde...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Nükleer tehdit ve Akdeniz’in geleceği

Kuzey Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşım savaşlarının ve ekolojik yıkımın...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Siyasetin duygusal yükü

Ana muhalefet partisinin genel merkezi polis eşliğinde boşaltıldı. “Mutlak butlan” kararıyla...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Medeni Kanun’un parça parça tasfiyesi

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) uzun süredir dikkat çektiği ‘Medeni Kanun’un...

Fetih söylemi ve Gezi hakikati — Gözde Bedeloğlu

29 Mayıs, İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümüydü. Haliç’teki törende...
4,621BeğenenlerBeğen
1,582TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
878AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Michael Löwy yazdı: 23 Aralık 2084

Merhaba. Kış başlıyor ve burada, Grönland’da, 40 dereceyi aşmayan...

Canlı yayın