iktibasGözde BedeloğluGözde Bedeloğlu yazdı: Siyasetin duygusal yükü

Gözde Bedeloğlu yazdı: Siyasetin duygusal yükü

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Ana muhalefet partisinin genel merkezi polis eşliğinde boşaltıldı. “Mutlak butlan” kararıyla Özgür Özel indirilip yerine Kemal Kılıçdaroğlu getirildi. Yargı kararlarının siyaseti şekillendirdiği, siyasetin ise hukuku tamamen devre dışı bıraktığı büyük bir karmaşa içindeyiz.

Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (Bayetav) tarafından yayınlanan Bahar 2026 İzmir Barometresi raporu, ‘tepelerde’ yazılan siyasi senaryoların halktaki karşılığını verilerle önümüze koyuyor. Raporun saha çalışması bittiğinde henüz “mutlak butlan” kararı çıkmamış. Ancak Bayetav ekibi sahada İzmirlilere “Kılıçdaroğlu’nun olası geri dönüşü” senaryosunu da sormuş. Sonuç? İzmir kamuoyunun yüzde 77’si buna mutlak biçimde olumsuz bakmış.

CHP’nin kalesi, muhalefetin can damarı sayılan bir kentte seçmenin yüzde 77’sinin “asla” dediği bir senaryo, bugün Ankara’da bir mahkeme kararıyla fiili gerçekliğe dönüşmüş durumda. Bayetav Akademik Çalışmalar Koordinatörü Dr. Serkan Turgut’un altını çizdiği gibi bu artık varsayımsal bir tartışma olmaktan çıktı; kurumlar arası gerilimin ve yargıya güvenin partiler üstü bir zeminde aşınmasının somut bir vesikası haline geldi.

“RIZA” ASİMETRİSİ

Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, iktidar ve muhalefetin meşruiyet üretme biçimleri arasındaki asimetri. İzmirlilerin yüzde 55’i Erdoğan’ın ülkeyi başarılı yönetmediğini düşünüyor. AKP’nin sorun çözme kapasitesine inananlar ise sadece yüzde 24. Ancak iş “savaş durumunda liderlik” (%39) ya da “uluslararası prestij” (%38) gibi beka ve sembolik anlatılara geldiğinde, iktidarın desteği İzmir’de bile artıyor. Üstelik 18-29 yaş arası gençlerde “Savaşta ülkeyi en iyi Erdoğan yönetir” diyenlerin oranı yüzde 48’i buluyor! Yani iktidar, gündelik performansı kötü olsa bile olağanüstü dönem anlatılarıyla bir meşruiyet alanı kurabiliyor.

Muhalefet ise bu sembolik konfor alanına sahip değil. O rasyonel beklentilere, yani “performansa” mahkûm. Tam da bu noktada, rapordaki liderlere güven verileri muhalefet bloku içindeki dengelere dair çarpıcı bir tablo sunuyor. Liderlere güven verilerinde “tamamen” ve “kısmen güveniyorum” yanıtlarının toplamına bakıldığında İzmir’de en yüksek güven düzeyine Mansur Yavaş ulaşıyor (%51). Onu Ekrem İmamoğlu (%46), Özgür Özel (%34) ve Recep Tayyip Erdoğan (%27) izliyor. Etnik kırılım eklendiğinde ise tablo daha da derinleşiyor: İmamoğlu; Türklerde (%45), Kürtlerde (%49) ve Girit, Balkan, Makedon kökenli katılımcılarda (%61) görece yüksek güveni eş zamanlı üretebilen tek figür olarak öne çıkıyor. Yavaş’ın kapsayıcılığı belirli kırılımlarda sınırlı kalırken, İmamoğlu kentin çok kimlikli sosyolojisinde ortak bir zemin kurabiliyor.

Ancak isimlerin bu popülaritesine rağmen, kurumsal olarak “CHP iktidara gelirse sorunları çözer” diyen İzmirlilerin oranı yüzde 37’de kalıyor. Bu oran AKP’nin sorun çözme kapasitesine duyulan güvenden yalnızca 12 puan yüksek.

SİYASETTEN DUYGUSAL ÇEKİLME

Siyasi sıkışmışlığın arkasında, sokağın ağır ekonomik travması var. İzmir’de kazandığı gelirle geçinemediğini söyleyenlerin oranı yüzde 45. “Ucu ucuna geçiniyorum ama birikim imkânsız” diyenler yüzde 40. Rahat yaşayıp birikim yapabilen şanslı azınlık ise sadece yüzde 15.

Siyasete ve kurumlara güvensizliğin tavan yaptığı bir atmosferde insan ne hisseder? Rapordaki duygu atlası tam bir karamsarlık havası yayıyor. 10 üzerinden yapılan değerlendirmede stres ve kaygı 6,9 ile zirvede. Mutluluk ise 4,7 ile dipte. Bu ağır tablo, vatandaşı siyasetten kaçmaya zorluyor. Katılımcıların yüzde 62’si siyasi haberleri takip ettikten sonra kendisini daha kötü hissettiğini söylüyor. Yüzde 55’inin siyasete ilgisi azalmış, yüzde 43’ü ise artık görüşlerini açıkça ifade etmekten çekiniyor. Siyaset artık bir katılım alanı değil; geniş kitlelerin sırtında bir “duygusal yük”.

YARGIYA GÜVEN YÜZDE 15

Bayetav’ın raporunda TSK dışında (%69) güven tazeleyebilen hiçbir kurum yok. Yargıya güven yüzde 15. Üstelik yargıya güvensizlik sadece muhaliflerin tekelinde değil; Cumhur İttifakı seçmeninde bile yargıya güvenenlerin oranı yüzde 38’i geçmiyor.

İzmir’deki araştırmanın sonuçlarına göre; toplum, iktidarın beka söylemiyle muhalefetin performans yetersizliği arasında sıkışmış, adalete inancını yitirmiş ve en nihayetinde kendi içine, sessizliğe çekilmiş durumda. Seçmenin yüzde 77’sinin iradesini hiçe sayarak yapılan her hamle de şüphesiz ülkenin demokratik kültüründe tamiri imkânsız yeni yaralar açmaktan başka bir işe yaramıyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: “Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası”

Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Peki ya görüntü olmasaydı?

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir gencin elinde...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kıbrıs’taki Mülkiyet Sorunuyla İlgili Fransa’dan Kritik Karar

Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz mülklerin satışı ve gayrimenkul faaliyetleri gerekçesiyle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın