Kıbrıs iktibasPınar TaşTüm haklarınız asgari düzeyde saklıdır - Pınar Taş

Tüm haklarınız asgari düzeyde saklıdır – Pınar Taş

Kategori:

Her yıl aynı ritüel. Bir grup ciddi yüzlü insan toplanır. Grafikler açılır, enflasyon konuşulur, sonra biri “makul bir yaşam için yeterli” bir rakam söyler. O rakam, genelde o masadakilerin hiçbirinin geçinmediği bir şeydir …Ama olsun, adına asgari ücret denir.

Böylece asgari ücret belirlenir. Yani bir insanın yaşayabileceği en düşük bedel… Gerçi “yaşamak” biraz iddialı bir kelime bu tabloda. Daha çok “var olma girişimi” demek belki daha uygun.

Öte yandan kamu çalışanı maaşları güncellenir. Sistem der ki; “Devlet kendi personelini korur.” Peki kalanları? Onlar da devleti korusun, ama asgari koşullarda…

Özel sektörde işler başka.. “Esnek çalışma” denilen şey, esneyen genellikle çalışanın beli olsa da hala modada. Performans sistemi, verimlilik raporları, şirket içi “iyi hissetme kültürü”… Ama ay sonunda bordro yine aynı… Minimum rakam, maksimum sabır….

Ekonomi metinlerinde buna “gelir adaletsizliği” deniyor.

Sokakta ise daha basit bir adı var; “herkes çalışıyor ama bazıları sadece çalışıyor.” Sartre demişti ki; “Cehennem başkalarıdır.” Muhtemelen maaş bordrosundaki diğer sütunlara bakarken söylemişti…

Şimdi biraz düşünelim, asgari ücret dediğimiz şey, yaşamın alt limiti mi? Yoksa hayal kurmanın üst limiti mi? Bir ülkede bir ücret hem “asgari” hem de binlerce kişinin “maksimumu” oluyorsa, orada matematik değil, mizah kuvvetli çalışıyor demektir. Ama bu mizahın kimseyi güldürmeye niyeti yok…

Asgari olan bazen ücret değildir. Umudun dozu, günün enerjisi, çocuğun okul servisi, ya da dolaptaki yoğurttur…

Ama merak etmeyin, devlet “gerekli hassasiyeti” gösteriyor…Asgari ücret görüşmeleri için bir sonraki toplantı tarihi belirlendi…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Noel Baba’nın Sessizliği: Teyfur ve Hafızanın Direnişi – Pınar Taş

Çocukken Bulanık sokaklarında gördüğüm siyah paltolu adam, sırtında beyaz...

Redd-i Miras, kırığın soykütüğü – Pınar Taş

İnsan, yalnızca doğduğu yerin değil, yarım kalmış cümlelerin de...

Tımarhane günlüğü – Pınar Taş

Tımarhanede bugün tören var. Bayrak yine ütülü, akıl yine...

Vasatın muteberliği – Pınar Taş

Ada artık bir harita üzerindeki toprak parçası değil, koskocaman...

Apê Musa’nın Ardından – Pınar Taş

Bir halkın dili yasaklandığında, suskunluk değil direniş doğar. Bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın