iktibasGözde Bedeloğlu“Tabii ki” 1 Mayıs Taksim’dir - Gözde Bedeloğlu

“Tabii ki” 1 Mayıs Taksim’dir – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarının en keyifli anlarından biri de siyasetçilerin koltuklarını çocuklara bırakma geleneği. Bu sayede hem yüzler gülüyor hem de Türkiye birkaç dakikalığına da olsa özgürleşiyor. Çocukların düğümleri çözen berrak bakışı sayesinde hayat ansızın kolaylaşıyor. Örneğin, bu yıl İstanbul Valisi Davut Gül’ün koltuğuna oturan Derin Mina, 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasına izin verip vermeyeceğini soran gazetecilere “izin veririm tabii ki” dedi. “Tabii ki” vurgusu mühim; çünkü neden olmasın ki? Çocuk valimizin o “tabii ki” deyişinin altında, aslında mesele olmayanı mesele etmemek yatıyor. Ama sonra Derin makam koltuğundan kalktı ve biz sorun olmaması gereken sorunlarla dolu gündemimize geri döndük.

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) tarafından hazırlanan Küresel Haklar Endeksi raporuna göre Türkiye, 2022’de olduğu gibi 2023 yılında da işçi hakları açısından en kötü 10 ülke arasında yer aldı. 149 ülkeyi sendikal hakların durumuna göre sınıflandıran raporda Türkiye, ‘hakların güvence altında olmadığı ülkeler’ kategorisinde. Buna göre ülkemizde grevler bastırıldı, sendikacılar gözaltına alındı, tutuklandı, sendika etkinliklerine polis müdahale etti, şirketler sendika üyesi işçileri işten attı, sendika düşmanlığı sistematik hale geldi. Raporda, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından 26 Şubat 2023’te İstanbul’da düzenlenen depremzedelere yardım çabalarının engellenmesine yönelik eylemde, sendika yöneticisi ve üyelerinin gözaltına alındığına değinildi; Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın ‘terör örgütü propagandası yapmak’ iddasıyla tutuklandığı belirtildi.

DİSK Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından hazırlanan Mart 2024 dönemine ait ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’ 15 Nisan’da yayımlandı. On gün içinde artmış olabileceğinden artık kimsenin kuşku duymayacağı rakamlara göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesinin aylık maliyeti 16 bin 646 lira. Buna sadece zorunlu gıda harcamaları dahil. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler eklendiğinde bir ailenin yapması gereken harcama 57 bin 578 lirayı buluyor. Tek başına yaşayan bir kişi için aynı harcamaların toplam tutarının en az 26 bin 517 lira olması gerektiği hesaplanmış. Buna karşın, 2024 yılı için net asgari ücret 17 bin 2 TL olarak açıklanmış ve “gelecek yıl inşallah enflasyonda gerileme olacak, tüm parametreler iyi gidiyor” diyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan yıl içinde ikinci bir asgari ücret zammına gerek olmayacağını söylemişti. 31 Mart’ta, ortada iyi giden herhangi bir parametre olmadığı seçmen tarafından iktidara bildirildi.

Küresel Haklar Endeksi’nin 2023 sonuçlarını değerlendiren ITUC Genel Sekreter Vekili Luc Triangle, raporun demokrasinin temellerinin saldırı altında olduğuna dair şok edici kanıtlar sunduğunu, işçi haklarının korunması ile herhangi bir demokrasinin gücü arasında açık bir bağlantı olduğunu ve birinin erozyonunun diğerinin bozulması anlamına geleceğini söylüyor ve ekliyor “hem yüksek gelirli hem de düşük gelirli ülkelerde, çalışan insanlar tarihi bir yaşam maliyeti kriziyle ve kurumsal açgözlülüğün yol açtığı enflasyon sarmalıyla karşı karşıya kalırken, hükümetler ücret artışlarını toplu olarak müzakere etme ve grev eylemi yapma hakkına baskı yaptı. İşçilerin çalışma haklarının korunmasına yönelik talepleri, işverenlerin muhalefetiyle ve hükümetin kayıtsızlığıyla karşılandı ve muhalefetleri, devlet güçlerinin giderek artan acımasız tepkileriyle karşılandı.”

Türkiye’de maddi yetersizliklerin yanında iş kazaları ve işçi ölümleri de her geçen yıl artıyor. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 2023’te yayınladığı İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları raporuna göre Türkiye, ölümlü iş kazası sayısı bakımından dünyada 15’inci sırada. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) yayınladığı rapora göre ise 2023’te 1929 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Ölümlerin iş kollarına göre dağılımında ilk üç sırayı İnşaat-Yol, taşımacılık ve tarım alıyor. 39 yaşındaki motokurye Yunus Emre Göçer’in ölümüne sebep olan Somali cumhurbaşkanının oğlu Mohammed Hassan’ın ülkeyi terk etmesine izin verilmiş ve aldığı hapis cezası 27 bin 300 lira para cezasına çevrilmişti. Yine, İSİG Meclisi Çocuk İş Cinayetleri Raporu’na göre en çok çocuk işçi ölümü tarım iş kolunda gerçekleşti. 22 Nisan’da, Mardin’den Manisa’ya doğru yola çıkan aracın kaza yapması sonucu iki mevsimlik tarım işçisi çocuk, 6 yaşındaki Bünyamin Çakıl ve 13 yaşındaki Serkan Çakıl kardeşler hayatını kaybetti.

Önümüz 1 Mayıs. Taksim, 2013’ten beri olduğu gibi bu yıl da bakanlık ve valilik kararıyla işçilere kapalı. Oysa ki bu acı tablo karşısında söyleyecek çok sözü olan işçilerin, toplanma ve gösteri yürüyüşü düzenlemekle birlikte bunu istedikleri yerde yapmak en temel Anayasal hakları. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi, 2014 ve 2015 yılındaki 1 Mayıs kutlamalarının Taksim Meydanı’nda yapılmasının engellenmesine dair verdiği kararda, Anayasa’nın 34. Maddesi ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti. Mahkeme ayrıca, “canım ne var onlar da başka yerde toplanıversinler” diyenlere cevaben, 1 Mayıs 1977’de 34 kişinin öldüğü Taksim’in başta sendika ve işçiler olmak üzere toplumun belli kesimleri için sembolik bir değer taşıdığını vurgulamış ve meydanın kuşaklar boyu aktarılması gereken ortak bir hafıza mekânı olduğunu belirtmişti.

23 Nisan’da İstanbul Valisi Davut Gül’ün koltuğuna oturan çocuğun “tabii ki izin veririm” dediği 1 Mayıs Taksim buluşması, işte o “tabii ki” sözünün işaret ettiği kadar doğal bir talep ve tartışılmaz bir hak. Anayasa’ya aykırı olarak sürdürülen yasak da “tabii ki” işçi haklarının korunması ile demokrasinin gücü arasında açık bir bağlantı olduğunun kanıtı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Atı Üsküdar’dan geçirmeyen kadın

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık her iki Üsküdarlı’dan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: “Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası”

Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Peki ya görüntü olmasaydı?

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir gencin elinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın