Kıbrıs iktibasŞener ElcilSiyasal sistem mi dediniz? - Şener Elcil

Siyasal sistem mi dediniz? – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com

Siyasal sistemlerin, belirleyicisi “ekonomi” yani paradır. Şu basit anlatı, siyasal sistemleri daha iyi anlamamıza ve hepsinin özünde paranın yattığını görmemize yardımcı olur.

Kapitalizm: İki ineğiniz varsa, birini satarak yerine boğa alırsınız. Onları çiftleştirip, çoğaltarak sürü sahibi olur, elde ettiğiniz gelirle de zengin olursunuz.

Sosyalizm: İki ineğiniz varsa, devlet birine el koyarak, ineği olmayan komşunuza verir.

Komünizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisine de el koyar. Onların bakımını size yaptırıp, sütü vatandaşlara eşit bir şekilde dağıtır.

Faşizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisine de el koyarak, bakımını size yaptırır ve size sütü satar.

Nazizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisine de el koyar. Onlara bakmanız için sizi zorlar, yapmamanız halinde, sizi vatana ihanetten vurur.

Yukarıda yazılanlar şaka gibi görünse de aslında şaka içine gizlenen gerçek, siyasal sistemlerin özünün, gelir kaynaklarının dağılımına, kısacası ekonominin, siyaseti belirlediğine gösterilebilecek çok güzel bir örnektir.

Bugün dünyamızda siyasal sistemi belirleyen güç, dünya ekonomisinin kontrolünü elinde tutan ABD – İngiltere orjinli, adına “küresel güçler” dediğimiz, şirketlerdir.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin çok uluslu şirketlere açılmasından sonra bu güçler dünya siyasetini tek başlarına belirlemektedirler.

Birleşmiş Milletler ve benzeri uluslararası kuruluşlar, küresel güçlerin siyasetini dünyaya yaymak için kullandıkları bir aracı kurum durumundadır.

Hukukun gücü değil, güçlünün hukukunun” geçerli olduğu bir dünyada yaşamaktayız.

Siyasetçiler küresel güçlerin figüranı durumundadırlar. Özellikle Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinden sonra bu gerçek artık net bir şekilde görülmektedir.

ABD başkanı tam bir iş adamı gibi davranarak, gittiği her ülkede, ekonomik antlaşmalar yapmakta, Washington’a davet ettiği diğer ülke başkanlarına ayar çekerek, patronun kim olduğunu hatırlatmaktadır.

Donald Trump’ın kişiliğinde ortaya çıkan karakter, aslında perde gerisinde dünya siyasetini belirleyen küresel güç odaklarıdır.

Siyasi senaryoyu yazan da figüranları belirleyip, önemli miktarda paralar harcadıkları demokratik seçim maskaralığı ile siyasetçileri piyon olarak sahaya süren de kamuoyu yaratmak için medyayı kullanan da onlardır.

Yıllar öncesinden hazırladıkları bu planları, hayata geçirmek için terör örgütü kuran da devlet içinde yeraltı örgütü oluşturan da provokasyon yapan da etnik ve dini farklılıkları kaşıyan da medyayı bu doğrultuda kullanıp kamuoyu yaratan da onlardır.

Her şeyin bir karşıtı olduğu gerçeğini” çok iyi bildiklerinden, sağda oluşturdukları bir yapıya karşı, onun sol versiyonunu da yaratarak çatıştırmak ve bundan yarar sağlamak en başarılı oldukları alandır.

Çatışmanın olduğu yerde “barış meleği” kesilerek, çözüm önerileri ve barış projeleri geliştirip, finansmanını sağlayan da onlardır.

Barış ödülleri vererek, kendi kanlı ellerini gizleyenler de onlardır. Küresel güçlerin “yeni dünya düzeni” para üzerine kurulmuş olup, insan hayatının bu yapı içinde hiçbir önemi yoktur.

Savaşlarda ve bölgesel çatışmalarda ölen insanlar sadece rakamdan öte bir anlam ifade etmemektedir. Irak işgalinde bir milyondan fazla, Libya ve Suriye’de yüzbinlerce, son Gazze soykırımında ise 70 bin insan öldürülmüş, milyonlarcası ise evinden yerinden göç etmek zorunda kalmıştır.

Bu son örnekte, Gazze’ye çözüm ve barışın gelmesi ile yeniden yapılandırılması önerisi, savaşı çıkartıp, İsrail’e destek olan bu güçlerden gelmiş, bölgedeki işbirlikçi taşeron ülke liderlerini bir araya toplayan ABD Başkanı Donald Trump gövde gösterisi yapmıştır.

Azerbaycan – Ermenistan barış süreci de Gazze de Suriye ve Libya’nın yeniden şekillenmesi de Türkiye’deki “Barış Süreci” de ve Kıbrıs’ta devam edecek olan görüşme süreci de onların planlarıdır.

Bu gerçekler temelinde çıkış noktası aramayanların, sağ veya sol ideoloji içinde boğularak, kısır ideolojik tartışmalarla, laftan başka bir şey üretmeyenlerin, siyasal sistem arayışları, aslında onların da küresel güçlere hizmet ettiklerini göstermektedir.

Diğer yazıları

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Meyhanede Devrim – Şener Elcil

Çok değer verdiğim bir arkadaşım, beni arayarak bir grup...

Dünya Siyasetinin Deneme Alanı – Şener Elcil

Dünya siyaseti ekonomi üzerine kurulmuş olup, tüm siyasi sistemler,...

Devlet Malı Deniz Yemeyen Keriz – Şener Elcil

Kıbrıslı Türkler geçmiş yıllarda Türkiye’ye, “Türkiya” derlerdi. Batılı tarih kaynaklarında...

Ödemekle Bitirilemeyen Borç – Şener Elcil

Kıbrıslıların, Türkiye’ye borç ödemeye başlama tarihi, 1517 Ridaniye Savaşı ile Mısır’ın Osmanlı Padişah’ı Yavuz Sultan Selim tarafından...
4,452BeğenenlerBeğen
1,541TakipçilerTakip Et
3,959TakipçilerTakip Et
845AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özne, Demokrasi ve MENA Bölgesinde Tarihsel Mücadele – Çağla Elektrikçi

Baf’ta 105 yaşındaki bir kadının oy kullanması, yalnızca bir...

24 Aralığ 1963 Girne Asger Hasdanesi ve Türg Yerleşimci Kolonyalizmi – Halil Karapaşaoğlu

24 Aralıg 1963 Girne Asger HasdanesiGirne Asger Hasdanesi’nin temelleri...

İsyancıların yenilgiler tarihi – Neşe Yaşın

Bizim adımıza karar veren eril figürler; sert bakışlarla bizi...

Tiyatro Taraf mı?.. Tarafsız mı?… – Yaşar Ersoy

Tarih boyunca tiyatro kimi zaman egemenlerin karanlık iktidarlarının devamına...

Pazar öğleni medyada oyalanırken – Özkan Yıkıcı

Pazar, tatil günü. Yerel medyaya bakarsanız zaten anlarsınız. Hele...

Batı Marksizmi” Neydi (ya da Nedir)? — Marx Memorial Library

Rockhill’e göre Batı Marksizmi yalnızca emperyal üstyapının organik bir...

Washington Bolivya’yı istikrarsızlaştırdı, şimdi de ganimelini istiyor — Gary Wilson

19 Mayıs’ta Bolivya hükümeti, cumhurbaşkanı Rodrigo Paz’a karşı süresiz genel greve giren madenciler,...

Canlı yayın