Kıbrıs iktibasŞener ElcilSıra Kıbrıs’ta mı? - Şener Elcil

Sıra Kıbrıs’ta mı? – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

12 Eylül Cuntası, bir yandan faşist baskıları ile emek örgütlerini sustururken, bir yandan da özelleştirme, esnek çalışma saatleri ve sendikasızlaştırma gibi yeni liberal uygulamaları hayata geçirerek, Milton Freidman’ın ekonomik yapılanmasını uygulayan ilk ülkeler arasına Türkiye’yi de katmıştır.

Ne ilginçtir ki, Türkiye her zaman batının politikalarının uygulandığı bir deneme alanı olmuştur.

Küresel güçlerin dünyayı yeni baştan şekillendirmeye başladığı 1980’li yıllarda uygulamasının ilk örnekleri görülen yeni liberal politikaların yanında, “Yeşil Kuşak” siyaseti ile Orta Doğu ülkelerinde din siyasi araç olarak kullanılarak Sovyetler Birliği’ne karşı bir savunma hattı oluşturuldu.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ise “Büyük Orta Doğu Projesi” uygulamaya konarak din silahı ülkelerin kendi içlerine yönlendirildi.

Orta Doğu coğrafyasında merkezi güçlü etnik temelde devlet yapısı yerine eyaletleşmiş, halkların birbiri ile kaynaştığı ve küresel sermayenin her yönü ile etkin olduğu bir model öngörülmektedir.

Türkiye’de bu modeli uygulamak için CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Fetullah Gülen başta olmak üzere tarikatların üzerinde uzlaşıp, onay verdikleri kişi Recep Tayyip Erdoğan olmuştur.

Bu uzlaşıya karşı çıkıp halkı bu konuda uyaran ise Recep Tayyip Erdoğan’ı kadrolarında yetiştiren Necmeddin Erbakan olmuştur.

Daha başbakan olmadan, Amerika’ya giden ve Yahudi Lobisi’nde Egemen Bağış’ın tercümanlığını yaptığı konuşmalarında neler yapacağını açıkça söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye döndükten sonra “Ben Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanıyım” diyerek misyonunu açıkça ortaya koymuştur.

Ergenekon, Balyoz ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi senaryoları bir bir hayata geçirerek, Kemalist kadroları ve Fethullahçı kesimleri siyasetin dışına iten Recep Tayyip Erdoğan, adım adım küresel güçlerin koyduğu hedefleri yerine getirmektedir.

Bebek katili, bölücü başı” gibi tanımlamalarla Abdullah Öcalan’a saldıran MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, “Barış güvercini” kesilerek açıklamaları ve girişimleri ile Kürt sorununun ortadan kalkması için girişim başlatmasının arkasında yatan neden de küresel güçlerin etkisidir.

Orta Doğu şekillenirken, bunun ana ekseni olan Türkiye’nin de yeni bir yapılanmaya gitmesi kaçınılmazdır.

Barış Süreci” ile birlikte Kürtlerin de desteğini alan Recep Tayyip Erdoğan anayasa değişikliği için kolları sıvamıştır. Türk yerine Türkiyelilik ve eyaletleşme, idarenin Kürt ve Araplara açılması sırada bekleyen gelişmelerdir.

Türkiye’de taşlar yerine otururken, 20 Temmuz kutlamaları için TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan adamıza ziyarette bulundu.

Ne ilginçtir ki her yıl büyük reklamlarla yapılan bu etkinlikler bu yıl çok sessiz geçti.

Ne “Şafak Nöbeti” yapıldı ne de Türk Yıldızları uçak gösterileri vardı.

Üstelik tarihte ilk kez güneyde yapılan bir gösteride Rum polisi yakılmak istenen KKTC bayrağını göstericilerin elinden alarak engelledi.

Tüm bu gelişmeler BM gözetiminde New York’ta yapılan görüşmelerin hemen sonrasında gerçekleşti.

Bu görüşmelerde en ilginç olan ise Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın heyetten ayrı olarak baş başa yaptıkları görüşme oldu.

Anlaşılan odur ki, sıra Kıbrıs’a gelmektedir.

Kıbrıs Cumhuriyeti adına Kıbrıslı Rumların küresel güçlerin baş aktörleri ile savunma iş birliği antlaşmaları imzalamaları, İsrail ile yakın ilişkiler kurmaları boşuna değildir.

Bizde, istendiği kadar “seçim” konuşulsun Türkiye yetkilileri ve bizdeki işbirlikçiler istedikleri kadar “iki ayrı eşit egemen devlet” söylemi yapsınlar, süreç Kıbrıs’ta bir değişime doğru gidildiği mesajını bize vermektedir.

Önemli olan Kıbrıs Türk toplumu bu süreçte nerededir ve toplum adına konuşanlar ne yapıyorlar?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Siyasi Körler Ülkesi

Uzun yıllardan beri yurtdışında yaşayan, ancak Kıbrıs’tan hiç kopmayan, yurtsever...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Şener Elcil yazdı: Piyasa Açıldı

Kıbrıs gibi yarı kurak bir iklimde çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak çok zor bir iştir. Yaptığınız...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak – 2

İnsan onuruna yakışmayacak, her türlü kirli işin ekonomi diye...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın