iktibasMetin YeğinSavaştan mı ölsek, kuraklıktan mı? - Metin Yeğin

Savaştan mı ölsek, kuraklıktan mı? – Metin Yeğin

Şimdi bir başka ölüm, ‘kuraklık’ da kapımızı çalıyor. Aslında dünyanın çok önemli bir kesiminin, bırakın kapısını çalmayı çoktan evinin içindeydi kuraklık

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:

Tam olarak ölümlerden ölüm beğen günlerini yaşıyoruz. Efendilerin hangi bombayı nereye atsak kararsızlığı altında Pompei’nin son günleri keyfini çıkarıyoruz. Henüz yakın günlerde korona; -cansız virüs- sadece kenar dünya egemen devletlerinin, sınırlarına kadar boyları, sarayları kadar ihtişamları, eteklerine sarılmış evet efendim, sepet efendimcileri, yani yalakalarının sığ akıllarından ve kifayetsiz iktidar zulmünden ibaret olan devletlerini değil, koca koca dünya hakimi, cihan hükümranı! olanları bile aciz bıraktı. Bakmayın, hâlâ maskeli beşler gibi ayakta durduklarına, onların gücünden değil bizim beceriksizliğimizden mevcutlar walla. Yoksa varlıkları ne kadar irrasyonel ise, hâlâ var olmaları zırrasyonel…

Şimdi bir başka ölüm, ‘kuraklık’ da kapımızı çalıyor. Aslında dünyanın çok önemli bir kesiminin, bırakın kapısını çalmayı çoktan evinin içindeydi kuraklık. -Söz gelimi yoksa evleri de yok ya.- Sayıları bazen, eğer merhametleri uygun görürse, BM-Birleşmiş Milletler raporunda görebilirsiniz ama daha çok bu konuda tez yazacaklar için sadece.

Yoksa çoktan var olan bir ölümdü bu, yeni yetme koronadan, çok daha önce. Ancak dehşetle büyüyerek düşen bu çığ, dünyanın hiyerarşik piramidinin ortalarına doğru ilerledikçe, önem kazanıyor… Sözde…

Hele kuraklık, bizim topraklarımızı da sardığında, vay canına oluyor her şey. Çeşitli boyda yetkililer, bize ‘aman dikkatli olun’ demeye başlıyor. Hani sanki günlük içtiğimiz iki bardak su, uyarına gelirse bir diş fırçalaması, çocukların haftalık çamaşır yıkama günü filan tüketmiş koca nehirleri – gölleri gibi. ‘Lütfen muslukları kapayın’ talimatları doluyor hayatımız.

Sanki biz demedik bu egemen sularına, bu kadar çok baraj, HES, havaalanı, otoyolu, köprü möprü yaparsanız doğanın dengesini bozarsınız, yağmur kaçar gider, geriye çatlamış topraklar kalır diye…

Sanki biz demedik, sulama havzalarını betona boğduğunuzda, kuraklıktan kavrulacak her yer ve içecek suya muhtaç kalacağız ya da seller denize taşıyacak her şeyi, ne varsa orada artık, ev, ağaç, ekin, bahçe ve toprağın en güzel yanını…

Ve sanki biz demedik; mesela denizlere ulaşmazsa nehirler, sizin otobanlarınız, otomobil medeniyetiniz, uzun etekli havayollarınız, karlarınız, paralarınız, yani cemi-i cümle kapitalist moderniteniz, öldüreceksiniz hepimizi…

Bu yüzden değil mi, uzun yıllardır göremediğimiz dağ hayvanlarının artık görünebilir olması?

Anadolu kaplanı, Dersim’in keçileri, dağ kedileri, vaşaklar, yok olan doğanın en ucunda var olmuş olanlar, artık gözlerimizden saklanacak bir yer bulamıyorsa, gerçekten vay halimize…

Tek tesellim egemenler! sizin de yıkanacak bir su bile bulamayacak olmanız teneşir taşında…

Gerçi bin dereden su getirsek bile arınamazsınız ya…

Her şey nafile…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Borçlular hâlâ birleşiyor

On yıl önce Barcelona’da birileri bana şöyle demişti: “Banka...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,200AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Canlı yayın