Kıbrıs iktibasHasan Kahvecioğlu“Öneri” değil ki bunlar… Tek taraflı “talepler” - Hasan Kahvecioğlu

“Öneri” değil ki bunlar… Tek taraflı “talepler” – Hasan Kahvecioğlu

Orjinal yazının kaynağınoktakibris.com

Tufan Erhürman; “Kıbrıslı Türkler” ile “Kıbrıs Türkleri”nin ortak desteğini alarak, büyük bir seçim başarısı ile işe başladı.

Arkasında; hem Kıbrıslı Türkler’in, hem de buraya yerleşmiş olan Türkiyeli nüfusun desteği var.

Böylesine bir desteğin, sürdürülebilir olabilmesi için; bu iki toplumsal katman arasında orijinal bir “denge” kurdu.

Buna ilaveten; Türkiye’deki rejimle “ilişki”sini de bu “dengeler düzeni”nin temel öğelerinden biri yaptı.

Geçen Perşembe günü, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hristodulidis ile ilk görüşmesinde sunduğu “10 maddelik paket” bu dengeleri nasıl gözettiğini, önceliklerini öğrenmemizi sağladı.

Hristodulidis; Başkanlık Sarayı’ndan ayrılıp görüşme yerine gitmeden önce, gazetecilere Erhürman’a “öneriler” sunacağını açıklamıştı.

Görüşmeden sonra da bunu teyit etti.

“Öneriler sundum ama bunları kamuoyu ile paylaşmayı uygun bulmuyorum,” dedi.

Erhürman ise “farklı” davrandı ve sunduğu listeyi kamuoyu ile paylaştı.

Öncelikle; bu 10 maddelik “liste”nin bir öneriler paketi değil, karşı taraftan tek yanlı talepler paketi olduğunu fark etmemiz gerekiyor.

Erhürman; Rum tarafından isteklerde bulunurken; detaylara kadar inerek, güneyde yer alan geçiş noktasındaki “kabin sayısı”na, “görevli sayısı”na ilişkin taleplerde bulunuyor.

Bugüne kadar alışık olmadığımız bir “tarz” bu…

Yakın tarihimizde, her iki tarafın, birbirlerine onlarca kez önerilerde bulunduğunu biliyoruz.

Bunlar; genellikle öneri sunan tarafın “açılımları” olarak sunuluyordu.

Ya da her iki tarafın “ortak” olarak, birlikte yürütebilecekleri “proje”ler oluyordu bu paketlerin içeriği…

Bu yüzden Erhürman’ın Rum tarafından “talepleri”ni, biraz üst perdeden ve “Bunları yap da gel konuşalım” kıvamında buldum…

Hem TC basınında, hem sosyal medyada, hem çözüm karşıtı çevrelerde “atak diplomasi” anlamında bir algı yarattı bu talepler…

Elbette, Rum tarafını “sıkıştırmak” Avrupa Birliği’ne ağzının payını vermek gibi “şerebetli” çıkışlar yapmak, siyasetçiye “prim” olarak geri dönebilir.

“Kuzeyde doğan bazı kişilerin güneye geçebilmesi” gibi talepler, önemli bir nüfus kesiminin ruhunu okşayabilir.

“Mülkiyetle ilgili tutuklamalar” konusunda adım atılmasını istemek de öyle…

Ama bunların pek çoğu “tek taraflı” talepler…

Oysa; Erhürman, Rum tarafından isteklerini sıralamak yerine, kendisinin hangi adımları atacağını listeleyebilseydi çok daha etkili olabilirdi.

Türk tarafı; özellikle “Rum malları yağması”na ilişkin olarak müthiş bir “çıkış” yapabilirdi örneğin…

Mesarya’nın ortasında; Lefkonuk’ta, öte yandan Aslanköy’de, Dörtyol’da, Mutluyaka’da tarımsal arazilerinin arsaya dönüştürülmesine “engel” olunmasını içeren bir proje…

Bu konuda özellikle “yabancı”lara yönelik reklamların önüne geçilmesi…

Kıbrıs’ın kuzeyinin “parsel parsel” yabancılara satıldığına ilişkin algının önlenmesi…

Tüm bunlar mümkün değil midir?

“Toplu konut” konusunda yabancı sermayenin Mesarya’yı “işgal” etmesi yetmezmiş gibi, tarlalar “arsa”ya dönüştürülerek büyük bir “kıyım” yaşanıyor bu topraklarda…

İşte bu yüzdendir ki, özellikle son beş yılda Rum tarafını fazlasıyla “provoke” ettik ve tutuklamaların, hapislik cezalarının yoluna taşlar döşedik…

Bu da yetmezmiş gibi, tarihsel “misilleme” kültürümüze yenilerek, davalar uydurduk, Rum mülk sahiplerini, ziyaret ettikleri kendi arazileri içinde tutuklayıp hapse attık. (Köylüm Andreas ve eşinin davası İskele’de halen sürüyor.)

Son zamanlarda iki toplum arasında çözülmesi gereken en önemli sorun bence kuzeydeki Rum mallarının “yağmalanması” meselesidir.

Türk tarafı gerçekten “çözüm ikliminin yaratılması”nı istiyorsa; öncelikle buradan işe başlamalıdır.

Türkiye ile birlikte, Taşınmaz Mal Komisyonu’na dört elle sarılmalıdır Erhürman…

Bugüne kadar 8428 başvurudan sadece 2144 tanesi çözümlendiğine göre, bu komisyon her anlamda “takviye” edilmelidir.

Bütün başvuruların, net tarihleme yapılarak “sonuca ulaştırılacağı” ilan edilmelidir.

Yasada süreler belirli olduğu halde, hangi noktada “tıkanma” varsa, oraya müdahale edilmeli ve ucu açık “başvuru” düzenine son verilmelidir.

Şu anda masada BM Genel Sekreteri’nin de “icraat” beklediği “yeni kapılar açılması” meselesi var iken, ara bölgede “solar sistem” kurulmasına ilişkin Türk tarafının çıkardığı engeller var iken, Erhürman’ın bunlardan hiç söz etmemesini de anlamış değilim doğrusu…

Tabii, şurası çok nettir ki “Kıbrıs sorunu müzakereleri”nin başlaması hiç de kolay olmayacak…

Belki de hiç başlayamayacak…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Hasan Kahvecioğlu yazdı: 6 Aralık’ta “kirlilik ve rüşvet” kanımıza işledi mi, göreceğiz…

2020 yılının Ekim ayında Akıncı’nın Ankara darbesiyle alaşağı edilmesinin...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Annamazsınız be amma…

Bilmemek… Bilmediğini bilmek ya da bilmediğini bilmemek… Bilmiyorum… Bilmiyorsun… Bilmiyor… Bilmiyoruz… Bilmiyorsunuz…...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “İnsülin pompası” her “diyabetli” çocuğun hakkıdır… Bunu sınırlamayınız…

Siz de bir akşam; durmadan idrara çıkma ihtiyacı duyabilirsiniz… Dudaklarınız...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Solomon’u öldürmedi… Orada yoktu… Ya 3 gün önce?”

Şener Levent soruyor: “Sen hangi cehennemden çıkıp geldin?” EA yanıt veriyor: “Yaşadığın...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Sıfıra sıfır, elde var sıfır…”

Lafı “gevelemeye” hiç gerek yok… Olmadı… Yapamadınız… “BM Genel Sekreteri bizim...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Canlı yayın