iktibasGözde BedeloğluKıbrıslı gazeteciye Türkiye’de hapis cezası - Gözde Bedeloğlu

Kıbrıslı gazeteciye Türkiye’de hapis cezası – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Hükümetin, gözaltı ve yasaklarla gazeteciler üzerindeki baskıcı ve sansürcü tutumu Kuzey Kıbrıs’a sıçradı. Son birkaç yıldır, iktidarın politikalarını eleştiren Kıbrıslı gazeteciler, sanatçılar, eski bürokrat ve bazı siyasi parti yöneticilerinin Türkiye’ye girişlerine izin verilmediği biliniyor. Gerekçe olarak sunulan G-82 tehdit kodu, milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan veya bulunduğu şüphesi taşıyan kişilerin Türkiye’ye girişinin engellenmesini kapsıyor. N-82 tehdit kodu ise, yabancının ülkeye girişini ön izin şartına bağlıyor. 2020 yılında, G-82 koduyla ülkeye alınmayan ilk kişi, eski KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın iletişim koordinatörü Ali Bizden olmuş ve kendisine ‘beş yıllık giriş yasağı’ konduğu bilgisi verilmişti. Akıncı, 2020 KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığını geri çekmesi için Türkiye makamlarınca tehdit edildiğini açıklamış ve TC Lefkoşa Büyükelçiliği Akıncı’nın bu iddiasının ‘gerçek dışı’ olduğunu söylemişti. İçinde kimi Kıbrıslı Türklerin yer aldığı bir ‘yasaklı listesi’ olup olmadığı TC ve KKTC meclislerinde ana muhalefet partileri tarafından gündeme getirildi ancak soruna ilişkin bugüne kadar kayda değer bir yol alınamadı.

TC ELÇİSİNİ ELEŞTİREN AKIN’A SORUŞTURMA

Bu süreçte haklarında Türkiye’de dava açılan Kıbrıslı gazeteciler de oldu. Onlardan biri Bugün Kıbrıs Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ayşemden Akın. Gazeteci Akın’a 2021 yılında TC Dışişleri Bakanlığı’nın suç duyurusu ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. 2020 KKTC Cumhurbaşkanlığı seçim döneminde, TC Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri’yi Ersin Tatar lehine çalıştığı ve büyükelçiliği adeta bir seçim karargâhına çevirdiği için eleştiren Akın’a, Türkiye devletine ve temsilcisine hakaret ile halkı kışkırtma suçları yöneltildi. Akın, Türkiye’deki savcılık makamının talebiyle Kuzey Kıbrıs polisine ifade vermeye çağırıldı. Ayşemden Akın bu yılın nisan ayında Hollanda’ya giderek, silahlı saldırı sonucu öldürülen Halil Falyalı’nın ‘kasası’ olarak bilinen Cemil Önal ile konuşmuş ve üç bölüm halinde yayınladığı röportaj büyük ses getirmişti. Kıbrıs’tan Türkiye, Dubai ve diğer pek çok ülkeye uzanan yasadışı bahis ve kara para organizasyonunu, rüşvet çarkını, bürokrasi ve yargıdan isimler vererek anlatan Önal, röportajdan kısa bir süre sonra, uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Haberiyle, Kıbrıs’ta kurulan yasadışı düzenin Falyalı sonrası da aynı hızda devam ettiğini ortaya koyan Ayşemden Akın, Önal’ın ifşalarını yayınladığı için ölümle tehdit edildi.

TC YARGISINDAN LEVENT’E HAPİS CEZASI

Türkiye’de hakkında dava açılan bir diğer Kıbrıslı gazeteci Şener Levent. Avrupa Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Levent’in Türkiye’de gıyabında yargılandığı davalardan ikisi 1’er yıl, biri de 6 ay hapis cezasıyla sonuçlandı. TC ve KKTC arasında imzalanan adli yardımlaşma sözleşmesine dayanarak, Şener Levent’e Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tebligat gönderildi ve kendisinden on gün içinde teslim olması istendi; aksi halde yakalanarak Ankara’ya gönderileceği bildirildi. 2017 yılında, TC Lefkoşa Büyükelçiliği, Afrika (Avrupa) Gazetesi’nde yayımlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili bir karikatürü kınayarak, suç duyurusunda bulunmuştu. Gazete, 2018 yılında da Türkiye’nin Afrin’e yönelik gerçekleştirdiği ‘Zeytin Dalı’ harekatını ‘işgal’ benzetmesiyle eleştirmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan Bursa mitinginde konuya değinmiş ve Kuzey Kıbrıs’ta bu ‘edepsizliğe’ tepki gösterilmesi gerektiğini söylemişti. KKTC Ülkü Ocakları öncülüğünde Afrika (Avrupa) Gazetesi önünde toplanan bir grup, ellerinde bayraklarla gazeteye taş ve sopalarla saldırarak linç girişiminde bulunmuştu.

“KKTC VATANDAŞLARI TC’YE İADE EDİLEMEZ”

Kullanılan görselin Erdoğan’a hakaret içerdiği gerekçesiyle Afrika (Avrupa) Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Şener Levent ve Gazete Direktörü Ali Osman Tabak hakkında açılan ve Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde görülen karikatür davası beraatle sonuçlandı. Söz konusu görselin ve iki ayrı yayının Erdoğan’a hakaret içermediği ve iki ülke arasında ilişkileri bozmadığı belirtildi. AİHM kararlarına atıfta bulunularak politikacıların eleştirilere karşı hoşgörülü olması gerektiği hatırlatıldı. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da ‘Türkiye’yi küçük düşürmek’, ‘Türkiye’ye hareket etmek’, ‘fesat yayın yapmak’ suçlamasıyla dava açtı. Gazeteciler Levent ve Tabak Kıbrıs’ta beraat ettikleri davanın aynı şekilde Türkiye’de de açılması üzerine savunma vermeyi reddetti. Dönemin Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Türkiye’de açılan davanın, oradaki mevzuata tabi olduğunu, herhangi bir ceza alınması halinde KKTC vatandaşlarının iade edilmesinin söz konusu olmadığını ifade etti. Bu durumda gazetecilerin iadesi, kendi istekleri ile Türkiye’ye gitmedikleri sürece, mümkün değildi.

ŞENER LEVENT HAKKINDA YAKALAMA KARARI

2022’de, Ankara’da açılan ceza davası sonuçlandı ve Şener Levent TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl hapse mahkum edildi. Hukukta bir kişinin aynı suçtan iki kere yargılanmasına yer olmadığını ve Türkiye yargısının verdiği kararı tanımadığını söyleyen Şener Levent, 2023 yılında bir yazısından dolayı yine ‘TC Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve kararı bir kez daha reddetti. Ancak TC yargısı, Levent’in kararı tanımamasıyla ilgilenmedi ve verilen ceza kesinleşti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen tebligata göre eğer on gün içinde teslim olmazsa yakalanarak Ankara’ya sevk edileceği bildirildi. Siyasi parti lider ve yöneticileri, basın meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları Şener Levent’e destek mesajları yayınladı. Eski KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yaptığı açıklamada, Kıbrıslı Türk sivil toplum örgütlerine, kendi yazarına çizerine ve kendi toplumsal geleceğine sahip çıkmak için her zamankinden çok görev düştüğünü söyleyerek uyarılarda bulundu;

TC’NİN VİLAYETLEŞTİRME POLTİKASI

Şener Levent’in Kıbrıs’tan alınıp Türkiye’de hapsedilmek istenmesiyle ilgili olarak Akıncı: “bizim hukuk mevzuatımız buna engeldir. Ancak unutmayalım, kendi Anayasasını bile çiğneyen bir rejim söz konusudur ve bize bakış açısı da şöyledir: Türkiye’nin herhangi bir yerinde rejime karşı ağzını açan, iki satır eleştiri yazan içeri sokulduğu gibi ‘Kıbrıs vilayetinde’ de aynısı olacaktır. Burası ayrı devletmiş, ayrı kurumları varmış, hem de iki devletli çözüm isteniyormuş vs. Hepsi hikaye. Daha önce de bir çok defa ifade ettiğim gibi gerçekte yürürlükte olan bir vilayetleştirme politikası. Bu da son örneklerden biri. Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Tufan Erhürman “Bir KKTC vatandaşının suç sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne veya başka bir ülkeye verilmesi söz konusu değildir” dedi. Levent’in avukatı Tacan Reynar da, hiçbir devletin vatandaşını kendi ülkesinde beraat ettiği ithamlardan dolayı ikinci kez yargılayan başka bir devlete iade edemeyeceğini söyledi. Ankara’nın Kuzey Kıbrıs yargısını hiçe saydığına dikkat çeken Reynar, KKTC Dış İşleri ve İç İşleri Bakanlarını bu hukuk dışı talebi engellemeye çağırdı; “İstendiği kadar devletler arası anlaşma olsun, bu o devletin kendi vatandaşına dair sorumluluğudur.”

EGEMEN DEVLET VE YURTTAŞLIK HAKKI

Şüphesiz bu, TC ve KKTC hükümetlerinin Kuzey Kıbrıs’ta eşit, egemen ve bağımsız bir devlet olduğu iddiasını çürütebilecek önemli bir durum. Yasalar açık olsa da, akıllara modacı Barbaros Şansal’a yaşatılanlar geliyor. Sosyal medya hesabından paylaştığı bir video sonrası hedef gösterilmişti. Türkiye’ye hakaret ettiği öne sürülerek Kuzey Kıbrıs’tan sınır dışı edilmiş ve hapse atılmak üzere getirildiği İstanbul’da, uçaktan indirilirken, apronda bir grubun saldırısına uğramıştı. Türkiye’ye

iade kararı da Bakanlık tarafından onaylanmıştı. Şansal’ın KKTC’ye dava açmasıyla ‘sınır dışı’ kararının hukuksuz olduğuna hükmedildi. Şener Levent’in Türkiye’ye iadesi için aynı şekilde Bakanlar Kurulu’nun karar alabileceği konuşuluyor. Kuzey Kıbrıs’ta yurttaşının hakkını ne ölçüde savunabilecek ‘egemen’ bir devlet varmış göreceğiz. Hukuksuzluğun her şeyi olası kıldığı yerlerde yurttaşlara da birbirine sahip çıkmak düşüyor.

Diğer yazıları

Kamu yararı yargılanırken – Gözde Bedeloğlu

Bu ülkede kamunun yararını gözetmek, halkın sağlığını ve hakkını...

Yolsuzluk dosyalarına “yasa” zırhı – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilen “Ceza...

Yaşam mücadelesi > nüfus mühendisliği – Gözde Bedeloğlu

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan...

Kıbrıslı muhaliflere sınırda ‘Kod-82’ engeli! – Gözde Bedeloğlu

AKP iktidarının, Kıbrıs’ın kuzeyindeki muhalif seslere yönelik başlattığı “istenmeyen...

Hindistan’dan Kıbrıs’a dijital sansür operasyonu! – Gözde Bedeloğlu

Kuzey Kıbrıs’ta yaklaşık bir haftadır devam eden siber saldırıların...
4,447BeğenenlerBeğen
1,533TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
834AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Hürmüz Krizi: Verimliliğin faturası ve gelecek senaryoları – Mühdan Sağlam

28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail ile İran savaşı, yarattığı insani...

Silikon Vadisi Pentagon’a dönerken: Palantir’in manifestosu ne söylüyor? – Deniz İpek

Bir dönem internetin dünyayı özgürleştireceği söyleniyordu. Teknoloji şirketleri sınırları...

Canlı yayın