yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAtila Aşut'u okurken - Özkan Yıkıcı

Atila Aşut’u okurken – Özkan Yıkıcı

İki gündür Bir Gün gazetesinde Atila Aşutun Kıbrısla alakalı dizisindeki makaleleri okumaktayım. Okumakla kalmayıp, yakın çevreme de okumalarını ve ardından konuyla alakalı kendimiz içimizde değerlendirme yapmamızı da belirtmekteğim. Doğrusu, ilk izlenimim de karşılık aldığım noktasındayım. Dahası, bazı arkadaşlarım daha ileriye gidip, Atilanın tüm Kıbrısla ilgili makalelerini indirip, kendilerini bir kitap okur gibi epey genişletirme yaptılar. ***

Atila Aşut, Birm Gün gazetesinde Kıbrısla alakalı bir dizi yazıyor. Okunması önemlidir. En azından inceleme yapmış, gözlemleriyle zenginleştirilen yazı dizisi olacağı beklentisini kabullendirdi. Şimdiden Kıbrısta bazı kendini sol ve muhalefet diyen kesimlerinin yaşadıklarını konuşmama çizgisinin ötesine geçtiği netdir. Üstelik, gayet net şekilde Türkiyedeki sosyalistleri de eleştirmekten çekinmedi. Elbet, yazı dizisidir. Geniş bir kitap araştırması ölçeğinde değildir. Her konuyu ve hele de burada konuşulmadan onun yazmasını beklemek de yanlıştır. İçeriği konularak ve alanı belli olan eksende konuyu değerlendirmek gerekir. Buda, başlangıçta belirtiğim gibi buradaki parlementer sol muhalefetin de ötesinde gerçekleri vurgulaması önemlidir.

Bir konuya daha dikat çekecem: Atila Aşut gibi önemli araştırmacılar doğrulara dikat ederler. Araştırmalarında titizdir. Aydın olma önem koşulu da unutulmamalı. Gözlemledikelri, buldukları belgeelr ve ilgili ülkelerdekilerin aktardıklarıyla sentez yapıp yorumlamaktadırlar. Burada yine önemli bizim yanlışımızla da kendimiz yüzleşmesi şart. Bizdeki kimi merkeze yakın ve adını muhalefet diyen kesiim, gerçekleri söylemekten kaçarlar. Sistemin çizdiği çizgilerde kalmaya çalışıp, koltuklara da gelme hesapları vardır. Bu nedenle hem kendileri yaşanan gerçekleri söylemezler, hem de ötekilerin bu gerçekelrini söylemesini beklerler. Olmadığı zaman da “neden söylemiyorlar” diye de pişkin pişkin eleştirirler. Bu hastalık hala genişleyerek sürüyor. Yur dışı gidenlerin dediklerim veya burada bir bildiri dahi yazılırken, ilk engel şöyle olur “aman ha bunu yazmayalım: şimdi zamanı değildir” prangası konulur. Bunları da düşündüğümde, Atila Aşutun okuduğumm ilk iki yazısı bu konuda bizimkileri aşmış durumdadır. Birkaç çevre dışında deyinilmeyen gerçekleri,Aşut dizisinde yazdı. Türkiye müdahalelerini gayet güzel deyindi. Yalnız, deyinmesine rağmen, buradaki dışa karşı konuşturulmama engeli  nedeniyle verdiği tahmini nifus sayısı  azdır.

Tekrar edelim: yazı dizisidir. Geniş her konuya deyinme şansı yoktur. Ama, şimdiden konuşturulmayan birçok  konuya dokundu. Bazı şüpeli denecek konuların da buradakilerin verdiği sağlıksız bilgilerin sonucu olduğunu da belirtmekte hiç çekince yok. Örneğin, zaten  dörtlü kualisyonun bozulmasında direk Çavuşoğlu ile Kutretin görüşmesi sonrası olması dahi bizimkilerin tam net şekilde hala söylememe tutumu vardı. CTP veya TKP li kualisyonların kendi iç çelişkisinden çok, Türkiyenin müdahalesiyle bozulduğu net şekilde belliydi. Düşürtülen partiler hala bunu söylemekten kaçıyorlar. Son dörtlü kualisyon bozulacağını ben bizat CTP tanıdıklarıma haber verdim. Görüşmenin yapıldığı yere dek açıkladım. Fakat, sanki belki kalırız havasında o  pazartesi günü Tufan paketi imzalayıp, paranın geleceğini söylüyordu. Oysa koltuktan çoktan gideceği kararı verilmişti. Şimdi de konuştuğum her CTP kesimi hala suçun Kutretle sınırlayıp Türkiye gerçeğini dışta brakıyordu. Ayni şekilde Türkiye müdahaleleri ve Ersinin başkan yapılması sürecinde de ayni karşılığı alıyordum. Öyle bir gelişme oluyordu ki ayuka çıkan Tatarı saraya koyma gerçeği varken, başta kendine muhalif eksenli diyen gazeteciler, Türkiye ekranlarında Ersinin ikinci tura dahi çıkmama ihtimalini söylüyordu.

Neden bunları hatırlatım: Atilanın da bazı bilgileri bu tip kesimden aldığı kesin. Arada Aşutun önemli yorumları görülürken, bazı bilgielrdeki eksiklik, bu konumdan kaynaklandığına inanıyrum. Gerçekten, salt Atilayla değil, mücadelede ortak soruna değinme aşamasında da ayni engelern vardır. Atılmayacak sloganlar veya deyinilmemesi gerekenn konunun özü hep tartışmalarla engelenmektedir.  Buda muhalefetin ivmesine hep darbe vuruyor. Kim gelirse  gelsin farkı yok tahlilini yaptırmaktadır.***

Atila Aşut gerçekten iyi bir gözlemle bir Kuzey Kıbrıs yazdı. Türkiye kamuoyunda en azından konuyla alakalı ilerici aydın kesimlere önemli bilgielr vermesi  dahi önemli. K. Kıbrısta ise daha şimdiden  duyarlı çevrelerde olumlu karşılandı. Elbet, buradan kaynaklanan eksiklikler olacaktır. Çünkü, biz daha kendi gerçeğimizi konuşanları dıştalandırıyoruz. Ekranlardan uzak tutup yandaşımızın koltuğa oturmasını bekleti halindetutuluyor. Aşutun verdiği  önemli bilgilerden birisi de TİP arşivlerden kaynaklıydı. Ayni dönemde ANT dergisinde Doğan Özgüdenin de Kıbrısla alakalı önemli yazıları var. 74 müdahalesini işkal diye nitelendiren çevreler de sosyalist eksendendi. Aşut yazısına bir ek yapacak olursak, Sosyalistlerin salt Kıbrıs değil, Kürt meselesinde de ayni duyarsızlık galiba vardır. Üstelik, kIbrıs konusundaki tutumlar, gidrek Kuzey Suriye ve Libya eksenine dek kronikleştirildi. Bunlar önemli tartışma ilkeleridir.

Kısaca, Aşut, bence önemli bir diziye başladı. Birçok konuşturulmayan noktaya da değindi. Çekinmeden iğneyi sosyalistlere de batırdı. Dileğim, bu yazının salt okunarak değil, pratikte de karşılığı olsun.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,902TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Canlı yayın