yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAmerikan çeşitlemeleri - Özkan Yıkıcı

Amerikan çeşitlemeleri – Özkan Yıkıcı

İkinci paylaşım savaşı sürüyordu. ABD hala savaşa girmediydi. ABD yönetimi gerileyen Alman faşizminin de sonunu düşünerek, katılmayı istiyordu.Özellikle de Sovyetlerin etkin zaferiyle ilgili savaşların sonlanmamasını diliyordu. Fakat, Amerikan halkı savaşa karşıydı. Üstelik, kamuoyu baskısını da iyi kurdu. Ruzverk ise bir yolunu düşünüyordu. Sonunda da buldu: Büyük Okyanustaki en büyük Amerikan deniz üstünü basan Japon kuvetlerinin büyük katliyamı ile kamuoyu birden savaşa girmeği istemeğe başladı. Binlerce askerin öldüğü onlarca uçağın tahrip olması ve birçok deniz gemisini kaybeden Amerika, halkının da bu travma karşısında savaşa karşı olmaktan çıkıp, japonyanın cezalandırılmasına destek verdi. Devamında, Japonya teslim olmasına rağmen denenen atom bonbasının büyük yıkımına da zafer diyerek alkışladı. Fakat: zaman geçti… Çıkan belgeler, Amerikan yönetiminin Japonya saldırısının göstere göstere gelmesini bildiğini gösterdi. Bu saldırıya göz yumup, büyük yıkımla oluşacak piskolojiyi kulanıp savaşa girme taktiği olarak kulandığı anlaşıldı……

Gelelim atmışlara; ilk yıla bakalım… Küba krizi yaşandı. Sonunda Sovyetler Birliği ile anlaşıldı. Sovyetlr “denildi” Kübadan füzeleri çekti probagandası anlaşma ile de batı önemli zafer çığlıkları uuçuştu. Türkiye ekseninde aynen Kruşçevin başarısızlığı veya geri adımı diye de Amerikan hayranlığına oynandı… Ancak, çok geçmeden, batıda bazı belgelerin tamamı uçuştu. Sadece Kübadaki füzeler değil Amerikanın Türkiyedeki bulunan nükler başlıklı füzelelri de çekildi. Bu bilgi Türkiyede epey zaman ertelendi. Ahali bilmiyordu. Bir Anti Soviyet probagandası olarak işlenmeye devam edildi. Küba Krizi ile Türkiye denklemi çok zaman sonra ancak öğrenildi. Buda pek kulanılmadı.

Ardından Viyetnam sendromu geldi. Katledilen Kenedi sonrası birden Viyetnamda Kuzey Biyetnamlı “çeteciler” denilerek, orada bulunan Amerikan karakoluna saldırıldığı haberi sert şekilde yayıldı. Peşinden yüzbinlerce Amerikan askeri ve onbinlerle ortaklarından oluşan kuvetlerle Viyetnama girildi. Uzun savaş da böylelikle K. Viyetnam Amerika arasında tırmandı. Aradan geçen zaman ve Viyetnam gerçekleri sırıtıkça, orda yapılan katliyamlarla AMerikanın yenilgisinin de geldiği, direk Amerikan iç kesimine de bunlar yansıyınca… Anlaşıldı ki ilgili saldırı haberi yalandı. Uydurulan ve ardından oluşan koşulları hemen değerlendiren Amerika viyetnam savaşını tırmandırıp genelekseleştirdi……

Buna daha birçok örnek vermek gerekir. Daha yakın döneme gelecek olursak: örneğin ırak işkali: Batı kamuoyu ve özellikle amerikanın birinci Buşu direk Saddama şu ışığı yaktı: “Kuveyit zaten ırak toğrağıdır. Sen burayı işkal edebilirsin”… Sonra Saddam Kuveyiti işkal eder. Peşinden ABD tüm müttefiklerini ve B.M. yapısını peşine alıp ıraka karşı ilk saldırıları yapar. Saddamı resmen Kuveyitden çıkarır. Ama, bitirmez. Aradan kısa zaman geçer. On yıl kadar sonra, bu defa oğul Buş yine gözlerini Ortadoğuya diker. İngiltereli Bleyır da buna hazırdı. Irak işkalinin koşullarını oluşturma politikasına girişirler. Irakta nükler ve kimyasal silahların yapılmasının sonuna gelindiği probagandası doğrusu kolay yutuldu. Peşinden de bu yalan ile ırak işkal edilip, bu defa Saddam da sonuna getirildi. B.M. raaporları dahi gizletilerek uydurulan yalanla günümüzün Ortadoğusu oluşturuldu.

Peşinden Suriye hikayeleri de geldi. Hele uydurulup saldırı merkezli yapılan kimyasal silah hikayeleri pelşinden bonbalama ve saldırılar geldi. Ama dünya kamuoyu nedense hep yutuyordu. Bu yutmalar da ortadoğuda epey kan dökülerek gericiliğin yükselmesine neden oldu.

****

Son günelrde Ukrayna krizi gündemde. ABD etrafını kuşatıp aslında Ukrayna değil de Rusya hedefi olduğu kesin. N Nitekim,Mins anlaşmaları yapıldı. Ukraynanın doğusuna özerklik ve askeri güçlerin sınırlardan uzaklaşma imzaları var. Fakat, başta Ukrayna ve ABD sanki aksi olmuşçasına bunları yok sayıp bölgeye asker yığdılar. ABD güvencesiyle de Ukrayna Doğusuna provakaasyonlar gerçekleştiriyor. Ama, ABD ısrarla Rusyanın Ukraynayı şu günlerde işkal edecek propagandasıyla gerilimi tırmandırıyor.

Libya olayı bir başka serüven: anlaşmalara karşın seçimler yapılamadı. Üstelik konulan hedefler de gerçekleştirilmedi. Gerçekleştirilmemenin nedeni başta Türkiyenin desteklediği güçlerin uymamasıdır. Ne yabancı askerler çekildi, ne aday olacak kişi üç ay önce görevinden istifa yaptı nede denilen yabancı milisler ayrıldı. Direnen ilk ülke de Türkiye. Libya olayında Amerikanın da etkisi ve B.M. yönetiminde görüşmeler yapıldı. Şimdi, Libyada durmadan yeni bilgilerle aşmazlık derinleşip, seçimler yapılsın ikilemi yaşanıyor. Tabi Libyada Amerikan planlı Kadafi darbesinin neden olduğu da çoktan unutuldu.

Kısaca, sizi kısa bir Amerikan yakın tarih gezintisine çıkardım. Yeniden toparlarsanız, kıbrısı da içine katarsak, daha iyi anlayıp tekrar tekrar aynı ahmak durumunaa düşmemizi en azından engeleriz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Neşe Yaşın yazdı: Zaman sancısı

Byung-Chul Han’ın Zaman Kokusu kitabında kullandığı bir terim var:...

Ana Vračar yazdı: Britanya’nın yeni başbakanı Keir Starmer’ın siyasi mirasından kopabilir mi?

Keir Starmer, 20 Temmuz 2026’da Britanya Başbakanlığı görevinden istifa ederek yerini İşçi Partisi’nden...

İbrahim Sirkeci yazdı: Andy Burnham’ın “Yeni Yolu”: Thatcherizm sonrası bir siyaset mümkün mü?

İngiltere İşçi Partisi siyasetinde son dönemin en dikkat çekici çıkışı partinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Kansu Yıldırım yazdı: Marx haklı çıktı: Dünyada kâr oranları 50 yılda yarıya geriledi

Kapitalizmin tarihsel aşamalarında gerçekleşen krizler her zaman sistemin mutlak...

Fehim Taştekin yazdı: En zayıf olanın kudreti!

Konvansiyonel kalıplar parçalanıyor. İran savaşı süper güç yanılsamasını açığa...

Katerina Yennari yazdı: Berlin’de Bir Kadın

"A Woman in Berlin" (Berlin'de Bir Kadın), bir kadının...

Canlı yayın