iktibasGözde BedeloğluAforizma olarak doğa, sermaye olarak toprak - Gözde Bedeloğlu

Aforizma olarak doğa, sermaye olarak toprak – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Hadi biraz geçmişe gidelim. 2009 yılının Mart ayında İstanbul’da 5. Dünya Su Forumu gerçekleştirildi. Amaç, bir sonraki küresel kriz olmasından endişe edilen susuzlukla mücadele olarak açıklandı. Türkiye’nin ev sahibi olduğu organizasyon için tam 17,5 milyon Euro bütçe ayrılmıştı. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, susuzluk, kuraklık, sel gibi felaketlerin artık sınır tanımadığını, doğayla uyum içinde yaşamayı ilke edinmenin tüm uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğuna inandığını söyledi. Bu sırada dışarıda, “Su hayattır satılamaz” diyerek suyun ticarileştirilmesine karşı çıkan protestoculara polis copla ve biber gazıyla saldırmakla meşguldü.

17 kişi karga tulumba gözaltına alındı. Doğaya karşı “Bugün yaptığımız hataları gelecekte nasıl olsa bir şekilde telafi edebileceğimiz yanılgısına düşmememiz gerekmektedir” uyarılarının dillendirildiği İstanbul’da, aynı hükümet tarafından, şehrin en büyük ve en önemli su havzasının üzerine havalimanı yapıldı. Yolu için binlerce ağaç kesildi. Yetmedi, uzun zamandır da Kanal İstanbul projesi hayata geçirilerek, sulak alanlar yapılaşmaya açılmaya çalışılıyor. İnsanların suya erişimi bugün dünden daha sınırlı ve oldukça da pahalı! “Su haktır, satılamaz, sustukça susuz kalırsın” dediği için derdest edilenlerin haklılığını hep beraber acı bir şekilde tecrübe ediyoruz.

***

Sene 2013. AKP iktidarı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘doğa hassasiyeti’ tam gaz devam ediyor. İstanbul bu kez de BM Ormancılık Forumu’nun 10. Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Açılış konuşmasında dünyanın hızla büyüdüğünü ve nüfusun 7 milyara ulaştığını hatırlattı ve bu hızlı büyüme karşısında denizlerimizin kirlenmesinden, akarsularımızın kurumasından, ormanlarımızın tehdit altında girmesinden, ekosistemin hızla bozulmasından dert yandı. Büyüme ve kalkınma dediğimiz sürecin böyle devam etmesi halinde ortada yaşanabilir bir dünya kalmayacağını söyledi. Çevreye duyarlı her yurttaşın, her hassas kalbin canı gönülden destekleyeceği laflar.

Erdoğan tarafından genellikle çevre politikaları, sürdürülebilir kalkınma ve küresel iklim krizi konuları ele alınırken “vicdani bir uyarı” sembolü olarak tercih ettiği eski bir Kızılderili atasözü var. “Bütün ağaçlar kesildiğinde, bütün hayvanlar avlandığında, bütün sular kirlendiğinde, hava solunmaz hale geldiğinde işte o zaman paranın yenilebilir bir şey olmadığını anlayacaksınız.” Ormancılık Forumu’nda yeniden hatırlattığı bu sözü, 2010 yılında Türkiye Tohum Gen Bankası’nın açılışı konuşmasında da kullanmış ve ayrıca “Bizim petrolümüz yok, bizim uçsuz bucaksız altın madenlerimiz de yok ama belki bunlardan çok daha önemli, çok daha değerli bereketli topraklarımız var” diye de önemli bir hatırlatmada bulunmuştu.

Türkiye son 20 yılda, Erdoğan’ın varlığıyla övündüğü bereketli topraklarının yüzde 9,7’sini kaybetmiş. (TÜİK) Tarım toprağını kaybetmek gıda kaybı demek. Yaklaşık iki hafta önce Birgün’den Gökay Başcan, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) son ihaleleriyle 38 ilde Bozcaada’nın 5,3 katı büyüklüğündeki alanın maden şirketlerine tahsis edildiğini yazmıştı. Maden ruhsatı sayısı 23 yılda 325 kat arttı. TEMA Vakfı’nın dört yıl önce yaptığı çalışmada, Türkiye’nin doğal güzellikleriyle öne çıkan birçok şehrinin yüzde 70’inin üzerinde maden ruhsatlandırmasına maruz kaldığı ortaya çıkmıştı.

***

Kuşatma altındaki illerin başında Muğla geliyor.

Milas İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nda, Limak Holding ve IC Holding’in ortak iştiraki YK Enerji’nin maden sahasını genişletmek için başlattığı ağaç kesimi kamuoyunda büyük tepkilere neden olmuştu. Akbelen’de köylülerin ev, tarla ve zeytinliklerinin maden alanına açılmaması için başlattığı direniş 2019’dan beri sürüyor. 10 Ocak günü, ülkenin bereketli topraklarıyla övünen Cumhurbaşkanı’nın kararıyla, YK Enerji adına maden işletme ruhsatlı alanda yer alan 679 parselin acele kamulaştırılmasına karar verildi. Bilirkişi keşfine yönelik protesto sırasında gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık ise tutuklandı. Suçu, ülkenin toprağını talana karşı savunmak!  Tıpkı işçi hakkını savunan Mehmet Türkmen, tıpkı gerçeği yazan İsmail Arı gibi…

O Kızılderili atasözü sadece ‘havalı’ bir aforizma gibi kullanılıyor; oysa bu sözler, doğayı insanın emrine amade bir köle değil, varlığımızın hem maddi hem de manevi yegâne kaynağı olarak gören kadim bir bilgeliğin yansıması. Yıllardır ülkenin nehirlerini, ağaçlarını, toprağını şirketlere teslim edenlerin ağzında sakil duruyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Atı Üsküdar’dan geçirmeyen kadın

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık her iki Üsküdarlı’dan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Gözde Bedeloğlu yazdı: “Bu bir çocuk koruma yasası değil, vazgeçme yasası”

Hukukun en yaralı kavramlarından biridir "suça sürüklenen çocuk". Bu...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Peki ya görüntü olmasaydı?

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezuniyet töreninde, bir gencin elinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın