iktibasHayri KozanoğluYüksek faize devam… - Hayri Kozanoğlu

Yüksek faize devam… – Hayri Kozanoğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) 19 Haziran toplantısında politika faizi olan bir hafta vadeli repo faiz oranını %46’da sabit tuttu. Gecelik borç verme oranı yüzde 49’u ve gecelik borçlanma faizi yüzde 44,5’i de değiştirmedi.

Hatırlanırsa TCMB, Mart 2025’te politika faizini yüzde 45’ten yüzde 42,5’e çekmiş ve bir faiz indirimi sürecine girmişti. Bu tempoyla, Nisan’daki 2,5 puanın ardından Haziran 2025’te de yüzde 37,5’e düşürmesi beklenirdi. Demek ki şu anda faizler yılbaşında öngörülenin 8,5 puan üzerinde. Yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 24 ve üst bant yüzde 29 değiştirilmediğine göre; nereden baktığınıza bağlı olarak 22 puan veya 17 puanlık bir reel faiz söz konusu ki, bu bir ekonominin çok zor kaldıracağı ağır bir faiz yüküdür.

∗∗∗

Hazine’nin yaklaşık 5,4 trilyon TL iç borcu bulunduğuna göre, faizlerin 8,5 puanlık yükselişi ekonomiye 459 milyar TL’lik bir yük getirmiştir. Bu 19 Mart’ta İmamoğlu ve İBB yöneticilerine yönelik başlatılan operasyonun, sırf hükümetin iç borçlarından kaynaklanan maliyetidir. Nitekim 2 yıllık Hazine gösterge faizi, operasyon öncesi yüzde 37 dolaylarındayken, bugün yüzde 43,30 ile 630 baz puan daha yukarıdadır.

Politika faizinin bu düzeyi, ihtiyaç kredi faizlerinin yüzde 71, ticari kredi faizlerinin yüzde 60 civarında seyretmesine yol açıyor. Bu durum gerek gelirleri harcamalarını karşılamadığı için borçlanmak zorunda kalan bireylerin, gerekse gündelik faaliyetlerini sürdürmek için finansmana gereksinim duyan çoğunluğu KOBİ şirketler kesiminin belini büküyor.

Öte yandan, bilindiği gibi Mehmet Şimşek’in enflasyonu düşürmesi reçetesi ancak faizleri yüksek tutarak sıcak paraya cazip bir ortam yaratmaya ve yereldeki tasarruf sahiplerini TL’ye yöneltmeye dayanıyor. Bu kurgu çerçevesinde zaten işler pek yolunda gitmezken, 19 Mart operasyonu geldi ve 50 milyar doları aşkın şok bir rezerv kaybının ardından ister istemez bir ara toplantıyla faizler yükseltildi.

Şimdi bir de gündemde, İsrail’in İran’a saldırısıyla tetiklenen savaş ve çatışma süreci var. Bu küresel ortam da faiz indirimini menediyor. Örneğin ABD’de Trump’ın FED Başkanı Powell’a yönelik “Mankafa” gibi tüm hitaplarına rağmen, çarşamba günü faizler indirilmedi. Şimdiden, son Enflasyon Raporu’nda varili 65 dolar öngörülen petrol fiyatları 78 dolara sıçradı. Bu kanaldan bir yandan yükselen ithalat faturası nedeniyle cari dengenin bozulması, bir yandan da enerji fiyatları artışıyla enflasyonun kıpırdaması söz konusu.

∗∗∗

Hükümetin enflasyonu düşürme kurgusunun önemli bir ayağı da döviz kuru değişiminin enflasyonun altında kalması ile, hem kur geçişkenliği yoluyla fiyat artışlarını dizginlemek, hem de dövizin çekiciliğini azaltmak idi. Böyle bir kaos ortamında faizleri iyice yüksek tutmadan dövizi zapt etmek zorlaşıyor. Hele bir de bölge çatışma halindeyken, ister istemez turizm gelirlerinin düşeceğini, böylelikle döviz arzının daralacağını, dış ticarette taşıma bedellerinin sıçrayacağını düşünürseniz, ortaya iyice kötümser bir tablo çıkıyor.

Daha evvel de vurguladığımız gibi yüksek faizler kısa vadede bir şok etkisiyle enflasyonu dizginleyebilir. Ancak süre uzadıkça; hem faizin bir maliyet unsuru olarak fiyatlara yansıması, hem de yatırımların kesintiye uğraması sonucu arzın daralmasıyla, tam tersine enflasyonu besleyici bir dinamik ortaya çıkar. Bu olgu, borçlanarak iki yakasını bir araya getiren bireyler açısından, bütçelerinin daha yüksek bir kısmını faizin emmesi sonucu hem yoksulluğa hem de talep düşüşüne yol açar.

Tüm bu etmenlerin ekonomiyi sürükleyeceği akıbet, enflasyonla durgunluğun bir arada yaşandığı bir “stagflasyon” sürecine girilmesidir. Özetle, bu sarmala sürüklenilmesinin üç nedeni vardır; birincisi, öncelikle 2023 seçim sürecinde tüm makro ekonomik dengelerin bozulması sonucu, aşırı yüksek faiz uygulanmadan dövize yönelişin ve hiper enflasyona gidişin önlemeyeceğinin anlaşılmasıdır. İkincisi, bu acı reçetenin ağır ekonomik ve sosyal sonuçları yaşanırken, mesnetsiz gözaltı ve tutuklamalarla faiz döngüsünde sil baştan yapmak zorunda kalınmasıdır. Üçüncüsü de küresel riskten kaçınma ortamının, dış kaynaklara acilen gerek duyan bir ekonomide faizin gevşemesine olanak tanınmamasıdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Hayri Kozanoğlu yazdı: Dünyanın tüm gençleri birleşin

Karl Marx’ın “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor-komünizm hayaleti” sözünü hatırlatırcasına...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: NATO Zirvesi’nin ardından

Ankara’daki NATO zirvesi daha toplanmadan galibin Türkiye olacağı ilan edilmişti. Adet...

Hayri Kozanoğlu yazdı: ABD’nin 250. kuruluş yıldönümü ve NATO zirvesi

ABD’nin 250. kuruluş yıldönümüyle, Ankara’da düzenlenecek olan NATO’nun “tarihi” diye...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,200AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Canlı yayın