iktibasCeren ErgençTrump’ın ulusal güvenlik stratejisi Çin’e zeytin dalı değil - Ceren Ergenç

Trump’ın ulusal güvenlik stratejisi Çin’e zeytin dalı değil – Ceren Ergenç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Çin’le ABD arasındaki teknoloji rekabetinin geleceğini ve üçüncü ülkelere etkisini ne zamandır tartışıyoruz. Trump geçen hafta, ABD’de her yeni başkanlık döneminde adet olduğu üzere ulusal güvenlik stratejisi (UGS) yayımladı. Bu belge, ülkenin küresel önceliklerini, güvenlik tehditlerini, jeopolitik konumlanmasını ve ekonomik-stratejik hedeflerini çerçeveleyen bir işlev üstleniyor. O yüzden, bu yeni stratejinin ABD’nin rakipleri ve müttefikleri için ne anlama geldiği uzun süre tartışılacak.

UGS’nin ABD’nin kendi kabuğuna, yani kendi kıtasına çekilmesi, hegemonluk iddiasından vazgeçmesi, vazgeçmese de onun yeni bölgesel politikalarıyla hegemon döneminin sonunun gelmesi şeklinde yorumlayanlar oldu. Ben, bunu, eski gücünü tekrar toplayıncaya kadar geçici geri çekilme ve bu yolda zaten Trump’ın pratikte uyguladığı pragmatik esnekliğe adını koyma olarak okuyorum.

Kanımca Çin’in okuması da bu yönde ki, ABD Çin’le ölçülü, düşmanca olmayan bir ekonomik rekabet içinde olacağına dair bir iyi niyet jesti olarak yeni nesil çip satışlarına izin vermesine rağmen, Xi hükümeti kritik sanayilerdeki KİT’lerine bu çipleri kullanmama emri verdi. Bir Çinli akademisyen UGS’yi, Deng Xiaoping’in “Yeterli gücü toplayıncaya kadar alttan al” stratejisine benzetmiş. Çin bu kısa vadeli jestleri kabul etse de uzun vadede tedarik zincirlerini ve üretim ağlarını kendi içinde ve yakın bölgesinde güvenceye almaya devam edecek. 

Trump’ın güvenlik stratejisinin ana ekonomik odağı kendi sanayileşmesine faydalı olacak bölgelere ağırlık verip yük olanları gemiden atmak. Belgenin iki odağından biri olan Latin Amerika’ya bu kadar ağırlık verilmesinin nedeni, sanayi üretimi için gerekli olan yer altı mineralleri ve ham maddeleri ABD’ye temin ederken, işlenmiş ürünleri için de pazar oluşturması. Bu yüzden, ABD bölgesel hegemonya iddiasından vazgeçmiyor.

Diğer odak Avrupa ise hâlâ önemli bir pazar ama yüksek teknoloji tedarik zincirlerinde ABD’ye, örneğin Asyalı teknolojik orta güç ülkeleri kadar faydası yok. Askeri savunma için tamamen ABD’ye muhtaç olması ama insan hakları konusunda sürekli taş koyması da cabası. Bu yüzden UGS, Avrupa’nın ABD tarafından bir müttefik olarak terkedilişini simgeliyor.

Nitekim, UGS’in yayımlanmasından sonra daha ayrıntılı bir başka metnin daha olduğu ve bu metinde yeni bir G7 yapılanmasından bahsedildiği söylentisi yayıldı. Bu söylentiye göre yeni küresel güvenlik yapılanması C5 olarak kodlanacak ve ABD, Çin, Rusya, Japonya, Kore ve Hindistan’dan oluşacak.

Rusya’ya sus payı olarak Ukrayna’da Avrupa’nın muhatap alınmadığı bir barış anlaşması sunulurken, geri kalan süper güçlerin tamamının Asyalı olması ve bu ülkelerin ortak tarihlerinin başka şartlar altında aynı masaya oturmalarını engelleyecek kadar çatışmalı olması gösteriyor ki, UGS’nin amacı küresel ilişkileri jeopolitik değil jeoekonomik dengeler üstüne kurmak.

Metnin Çin’le ilgili kısmı da bu jeoekonomik vurguyu teyit ediyor. Pratikte Obama döneminden beri devam eden Çin’i kısıtlama politikasını devam ettirmesine rağmen, bunu ideolojik değil pragmatik bir çerçevede sunuyor ve kısa dönemli ya da sektörüne göre değişen iktisadi politikaları meşrulaştırmış oluyor. Aslında bu, tüm güvenlikçi söylemlerine rağmen Asya ve Avrupa’daki Japonya, Kore, Almanya, Fransa gibi bölgesel güçlerin halihazırda uyguladıkları çoklu ittifaklar oluşturma politikasının hegemon güçler tarafından da orta vadede benimsendiği anlamına geliyor. 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ceren Ergenç yazdı: Çin’in üniversite reformu bize ne anlatıyor?

Bugün üniversite tercih dönemi başlarken Çin’de yükseköğretime dair bir...

Ceren Ergenç yazdı: NATO 3.0’a Çin neden sesini çıkarmıyor?

Ankara’daki NATO zirvesi, Soğuk Savaş için kurulmuş bu örgütün...

Ceren Ergenç yazdı: Çin platformlarına gümrük duvarı: Aynı verginin iki ucunda Türkiye

Avrupa Birliği 1 Temmuz’da, değeri 150 avronun altındaki paketlere...

Ceren Ergenç yazdı: BYD, Togg, Hyundai örnekleri otomotiv sanayi için ne anlatıyor?

Türkiye otomotiv ekosisteminin çeperinde olan ülkelerden, küresel tedarik zincirlerine...

Trump-Xi zirvesi geçici ateşkes mi getirdi? — Ceren Ergenç

Trump’ın bir ay önce yapmayı planlayıp İran operasyonu umduğu...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,913TakipçilerTakip Et
916AboneAbone Ol

Son eklenenler

Dionysis Dionysiou yazdı: Nolan’ın Odyssey’si: Denizden Gelen Düşman Biziz

Düşman ufkun ötesinde beklemiyor. Nolan'ın Odyssey'sinde, o, muzafferlerle birlikte...

Faik Bulut yazdı: Hizbullah ve İsrail kavgasının 20 yıllık bilançosu

Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar ve mücadelenin tarihi 1980'lerin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kavram fetişizminden yalan kullanım normalleşmesine

Neoliberalleşme ile birlikte, kendi kurallarını, bakış açısını da yerleştirip...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

İlhan Uzgel yazdı: Küresel Siyaset Dönüşürken-II: NATO 3.0 nereden çıktı?

Avrupa coğrafyasında ve Türkiye’de savunma, güvenlik konuları olunca dikkatler NATO’ya...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Yapay zekâ krizi senaryosu

Yapay zeka (YZ) alanındaki gelişmeler küresel ekonominin başlıca konusu olmaya...

Volkan Yaraşır yazdı: ‘Efendiliğin reddi’: Üçgen örgütlenme ve direniş ağları

Efendiliğin reddi kolektif bir karşı duruş, yıkıcı bir ayağa...

Canlı yayın