iktibasKavel AlpaslanTrump’ın 'güney' cephesi: ABD donanması Venezuela kıyılarında - Kavel Alpaslan

Trump’ın ‘güney’ cephesi: ABD donanması Venezuela kıyılarında – Kavel Alpaslan

Orjinal yazının kaynağıbianet.org

ABD’nin askeri müdahale ve ekonomik yaptırım sopası ile yürüttüğü diplomasi ne Trump’a ne de 21. yüzyıla ait bir yöntem. Fakat Trump yönetimi ile birlikte ABD emperyalizmi müdahalelerini pek maskelemeye ihtiyaç duymuyor

Latin Amerika kıtasında ABD’nin tarihsel olarak siyasi, ekonomik ve askeri anlamda güçlü bir hegemonyaya sahip olduğu bilinir. Washington’un geçmişte kalkıştığı sayısız askeri müdahale, darbe, ekonomik yaptırım vb. sebeplerle kıtaya sık sık “ABD’nin arka bahçesi” yakıştırması yapılır. Doğrudan ve dolaylı şekillerde ‘gelenekselleşen’ müdahaleci tavır, bugün ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde açık bir şekilde kendini gösteriyor.

‘Arka bahçe’ sadece 60 yılı aşkın zamandır uygulanan ambargo altında hayatta kalma mücadelesi veren Küba ile sınırlı değil. Bugün Meksika, Brezilya ve Kolombiya yönetimleri gün aşırı Beyaz Saray’dan gelen tehditlerle yüzleşiyor. Şiddetli yaptırımlar uygulanan Venezuela ise geçtiğimiz hafta kıyılarına yanaşan ABD donanması ile karşı karşıya kaldı. Üç destroyer tipi askeri gemi, 4 bin denizci, savaş uçakları ve nükleer kapasiteli denizaltılar ‘uyuşturucu ile mücadele’ kapsamında Venezuela açıklarına gönderildi. Karakas ise ABD’nin bu yığınağını “Venezuela’nın egemenliğine karşı” olarak değerlendirdi.

Maduro’nun yakalanması için milyon dolarlık ödül

El Pais’in haberine göre[1], ABD’nin bu kararından bir hafta önce yaşanan gelişmeler kritik. Beyaz Saray 7 Ağustos’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu ‘Güneşler Karteli’ (Cartel de los Soles) isimli uyuşturucu çetesinin lideri olarak tanımladı ve yakalanması için bilgi sağlayanlara 50 milyon dolara kadar ödül verileceğini duyurdu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD’nin Venezuela’dan gelen uyuşturucu ticaretini durdurmak için “tüm gücünü kullanmaya kararlı olduğunu” belirtti ve “Maduro rejimi Venezuela’nın meşru hükümeti değildir. Bu yönetim için Maduro bir uyuşturucu kaçakçısı ve bu kartelin kaçak lideri” dedi.

Venezuela’ya göre ise meselenin aslı başka. Maduro, ABD’nin donanma gönderme planına dair şu ifadeleri kullandı: “Hiç kimse Venezuela topraklarına dokunmaya kalkışmasın, çünkü o topraklar bizimdir ve biz onları güvence altına alıyoruz. Afganistan, Irak ve Libya’ya terörizm bahanesiyle müdahale ettiler. Şimdi ise bizi narkotik kaçakçılığı ile suçluyorlar. Onlara söylüyorum ki, Venezuela’nın toprakları temizdir. Venezuela topraklarının uyuşturucu kaçakçılığıyla hiçbir ilgisi yoktur. Hükümetimiz, devletimiz ve silahlı kuvvetlerimiz tertemiz ve özgürdür.”[2]

“Araba soygununa obüsle müdahale etmeye benziyor”

ABD’nin ardından Venezuela da deniz kuvvetlerini Karayip açıklarına konuşlandırdı. Tele Sur’un haberine göre Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino, uyuşturucu ile mücadele araçlarının ‘destroyerler olmaması gerektiği’ görüşünde:

“Bekliyoruz. Kendi karasularımızda konuşlandık ve devriye görevlerimizi yerine getiriyoruz. Bana absürt gelen ise uyuşturucu kaçakçılığına karşı destroyerlerini konuşlandırdıklarını açıklamaları. Bu durum şuna benziyor: Ben stratejik topçu birliklerimi roketlerle, el bombalarıyla, obüslerle vs. hepsini sekiz kişilik bir araba çalan bir çeteyi öldürmek ya da etkisiz hale getirmek için seferber ediyorum. Uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele ne destroyerlerle ne füzelerle ne de buna benzer başka silahlarla yürütülür. O halde bir destroyer burada ne yapıyor? Uyuşturucu kaçakçılığıyla mı mücadele ediyor, yoksa vatanımıza saldırıyı mı kolluyor? Bunun hiçbir anlamı yok. Daha ciddi programlar üzerine çalışmalılar. Kolombiya’da yaşadıkları başarısızlığı ele alalım örneğin. [Kolombiya’da] Tam 7 askeri üsse sahip olmalarına rağmen uyuşturucu üretimiyle mücadelede bir yere varamadılar.”

CubaSi’nin haberine göre[3] Maduro nükleer denizaltının varlığını ayrıca vurguladı. Kıyılarına gönderilen nükleer denizaltının “Latin Amerika ve Karayipler genelinde nükleer silahların seferber edilmesini, kullanılmasını ve üretilmesini” açıkça yasaklayan Tlatelolco Antlaşması hükümlerini ihlal ettiğini hatırlattı.

Venezuela’dan gözdağı

Öte yandan Venezuela, denizdeki devriyelerin yanı sıra ‘Ulusal Milis’ güçlerine katılma kampanyası ve Kolombiya sınırına uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele amacıyla konuşlandırılan 15 bin asker ile birlikte gözdağı verdi. Venezuela Bolivarcı Silahlı Kuvvetleri’nin (FANB) beşinci kolu olan Milis Güçleri, eski Devlet Bakanı Hugo Chavez tarafından 2007 yılında oluşturuldu. Milislere katılım teşvik edilirken dört milyon milis ülke çapında seferber edildi. Ulusal Milis, rezerv askerleri, paramiliter güçleri, askerleri ve sivilleri kapsayan ülke için önemli bir güç.

FANB ise Venezuela’nın uyuşturucuyla mücadelesini göstererek Kolombiya sınırında yaptığı operasyonlardan görüntüler paylaştı. Amazonas eyaletinde üç tona yakın uyuşturucunun ele geçirildiği söylendi. Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello da uyuşturu operasyonlarının devam ettiğini duyurdu.

Değişen tutum mu?

Dünyadaki petrol rezevlerinin önemli bir bölümünü elinde bulunduran Latin Amerika ülkesi, uzun süredir yaptırımların ağırlaştırdığı bir ekonomik kriz ile karşı karşıya. Bugün Washington-Karakas arasındaki gerilim askeri seviyelere ulaşsa da aslında Trump’ın ikinci kez başkan seçildiği dönemde karşılıklı olarak ılımlı açıklamalar yapılmıştı.

El Nacional’in haberine göre[4] ABD merkezli petrol şirketi Chevron’un lisansının yenilenmesi için Washington’dan verilen sınırlı yetki bu sıcak havayı güçlendirmişti. Chevron, üretilen varil miktarı bakımından (2023 verilerine göre günlük yaklaşık 130 bin varil[5]) Venezuela’daki önemli yabancı partnerlerden.

Venezuela’dan öte…

Ancak Venezuela’da yaşananları tüm Latin Amerika ölçeğindeki ABD politikasını hesaba katarak ele almak daha doğru olacaktır. ABD’nin askeri müdahale ve ekonomik yaptırım sopası ile yürüttüğü diplomasi ne Trump’a ne de 21. yüzyıla ait bir yöntem. Fakat Trump yönetimi ile birlikte ABD emperyalizmi müdahalelerini pek maskelemeye ihtiyaç duymuyor. Kartları daha açıktan oynuyor.

Son olarak lideri Lula da Silva’nın yönettiği Brezilya’ya yüzde 50’lik gümrük tarifesi uygulaması iki ülke arasındaki ilişkileri gererken Trump güney komşusu Meksika ile de benzer bir dille konuşmayı sürdürüyor.

Venezuela’da kaynayan havayı daha iyi anlamak için ne yapmalı? Her şeyden önce bir dönem gelen öbür dönem giden başkanların demeçleri kadar genel olarak ABD’nin Latin Amerika politikasının bir okumasını yapmak gerekiyor.

Dipnotlar:

[1] https://elpais.com/america/2025-08-20/el-amago-de-intervencion-militar-contra-el-narco-dispara-la-tension-entre-ee-uu-y-venezuela.html

[2] https://bianet.org/haber/maduro-hic-kimse-venezuela-topraklarina-dokunmaya-kalkismasin-310819

[3] https://www.cubasi.cu/es/noticia/maduro-agradece-la-solidaridad-impresionante-del-mundo

[4] https://www.elnacional.com/2025/08/que-esperar-de-las-operaciones-de-chevron-en-venezuela/

[5] https://pluralidadz.com/mundo/la-multinacional-chevron-aumentara-la-produccion-de-petroleo-en-venezuela/


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Kavel Alpaslan yazdı: Mostar’ın sınıfsal fay hatları

Bosna dendiğinde aklımıza başkent Saraybosna’dan önce Mostar’ın meşhur köprüsü...

Kavel Alpaslan yazdı: Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ‘aşırı-solu’ güncel...

Kavel Alpaslan yazdı: ‘Aşçı, köfteleri tazele! Ülkemizi NATO’ya kötü göstereceksin!’

Normal şartlarda Ankara, bürokrasi trafiğine alışkın bir kent. Hatta...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir mafya örgütüdür?

Mafya denince gözümüzde canlanan resim sadece ‘yeraltına’ aitmiş gibi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Murat Çakır yazdı: Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Canlı yayın