iktibasCeren ErgençTrump kime karşı? - Ceren Ergenç

Trump kime karşı? – Ceren Ergenç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Trump’ın ABD seçimlerini açık farkla kazanmasının ülke içindeki siyasi ve sosyolojik nedenleri ve olası sonuçları üzerinde bir mutabakat oluşmuş gibi. Örneğin, Cumhuriyetçi eyaletlerdeki Demokratlar çocuklarının alacağı eğitimden kaygı duydukları için Demokrat eyaletlerde iş bakmaya başladılar bile. Ancak, Trump’ın dış politikası ve bunun dünya siyasi ve iktisadi dengelerine etkisi konusunda her kafadan bir ses çıkıyor. Bu da şaşırtıcı değil çünkü Trump’ın seçim kampanyasındaki vaatleri kendi içinde çeliştiği gibi, bu vaatler kabinesinde dış politikadan ve ekonomiden kimin sorumlu olacağına bağlı olarak bambaşka bir yöne de kayabilir. Bu belirsizlik karşısında Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük güçler de henüz kesin bir tutum belirleyemiyor.

Bu belirsizlik o kadar yoğun ki, yeni Trump döneminden en çok kimin kaygılanması gerektiği konusunda dahi görüş ayrılıkları var.

Trump ve Vance’ın seçim kampanyası sırasındaki NATO’yla ilişkileri sınırlandırma tehditleri AB’yi NATO’ya muhtaç olmadan Rusya’ya karşı savunma stratejileri geliştirmeye itti. Bu stratejilerin içinde ortak savunma bütçesini arttırma, sivil teknoloji sektöründe özel sermayeyi Çin’in yaptığı gibi askeri teknoloji üretmek için seferber etme gibi yöntemler var.

Avrupa’da Çin ve Rusya aralarından şu sızmayan müttefikler olarak görüldüğü için, ABD tarafından rahat bırakılmış bir Rusya’nın Ukrayna’yı tamamen işgal edeceği ve Çin’in de buna destek vereceği düşünülüyor. Oysa, Çin için savaşın yoğunluğunun artması, tedarik zincirlerinin yeniden aksaması anlamına geliyor. Çin’in yeni Trump dönemine dair en büyük kaygısı ekonomik çünkü Trump, ekonomik hedefler için askeri müdahalelerde bulunmayacağını defaatle belirtti ve olası bir Çin müdahalesine karşı Tayvan’ı savunmayacağını açıkladı.

İktisadi alandaysa, Trump döneminin nasıl bir tehdit oluşturacağı Çin için dahi açık değil. İki ülke arasındaki ticaret savaşları, Trump’ın öngörülemez hamleleri sayesinde daha görünür hale geldi, ancak aslında Çin’in yükselişini engelleme gerekliliği, ABD’de siyasi yelpazenin her iki kanadının da birleştiği bir nokta. Bu yüzden, Trump’ın seçim kampanyası sırasında vadettikleri ile kabinesi belli olduktan sonra izleyeceği dış politika programı örtüşmeyebilir, ancak ekonomik alanda korumacı politikaları sürdüreceği öngörülebilir. Bu korumacı politikalar ticaret kotalarına odaklanırken, Çin’i tedarik zincirlerinden uzaklaştırmaya yönelik yapısal çabalar geri planda kalabilir; çünkü Trump, küresel üretim ağları içinde bir iş bölümünü Amerika’nın gücünü zayıflatmak olarak görüyor. Örneğin, Tayvan’ın çip teknolojisini Amerika’dan çaldığını iddia etti, oysa Tayvan, Hollanda’yla beraber ABD’nin çip tedarik zincirinin önemli bir parçası.

Trump’ın ikinci dönemi bu şekilde belirsizliklerle dolu olacağından, Çin öncelikli olarak doğrudan bir çatışmaya girmeden kendi tedarik zincirlerini ve Küresel Güney’deki müttefiklerinden oluşan ağlarını güçlendirme yoluna gitmeye başladı bile.

Afrika ve Ortadoğu gibi Kuşak ve Yol girişimi yatırımlarının ağırlıkta olduğu bölgelere daha fazla ve daha nitelikli yatırım sözü verdi. Güneydoğu Asya, eğer Trump yüzde 60’a varan ek vergileri, ülkede enflasyonu arttırmak pahasına, gerçekten yürürlüğe koyarsa, Çin’deki fabrikalar Güneydoğu Asya’ya taşınacağından zaten kârlı çıkacak. Bu olasılığa karşı, Çin, bölgeyi ve hatta bölgede en güçlü rakibi olan Hindistan’ı BRICS genişlemesiyle kendi ağlarına çekmekte.

Çin’in Trump’ın ikinci dönemine karşı aldığı önlemler arasında ABD’nin geleneksel müttefikleriyle arayı düzeltmek de var. AB ve üye ülkeler arasında Çin’le ekonomik ilişkilerin nasıl sürdürüleceğine dair bir anlaşma olmadığı uzun zamandan beri açıktı. Örneğin, elektrikli araçlara getirilecek vergiye bile zorlukla karar verebilmişlerdi. Çin, bu karara rağmen Avrupalı üreticiler ve hükümetlerle teması kesmedi. Özellikle, yeni Trump döneminde güçlenebilecek bir Rusya’ya karşı Çin, Avrupa’nın yüzüstü bırakmakta zorlanacağı bir partner haline geliyor.

Avrupa, Trump, Xi, Modi, Orban ve hatta Putin gibi otoriter liderlere olan sempatisini her fırsatta dile getirdiği ve vadettiği sosyal politikalar da muhafazakar olduğu için de endişeli. Ancak, herkes bu sefer daha hazırlıklı. Otoriter Trump iklim gündeminden ya da kalkınma programlarından bir kez daha çekilirse, bu sefer kendini yeni yüksek teknoloji üretim ağlarından izole etmiş bulabilir.

Yeni Trump döneminin zararı en çok kime dokunacak, kimse bilmiyor. Ancak, Çin de AB de önceden hazırlanmaya çalışıyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ceren Ergenç yazdı: BYD, Togg, Hyundai örnekleri otomotiv sanayi için ne anlatıyor?

Türkiye otomotiv ekosisteminin çeperinde olan ülkelerden, küresel tedarik zincirlerine...

Trump-Xi zirvesi geçici ateşkes mi getirdi? — Ceren Ergenç

Trump’ın bir ay önce yapmayı planlayıp İran operasyonu umduğu...

ABD, Çin ve Rusya’nın gözü Orta Koridor için Erivan’daki AB zirvesinde – Ceren Ergenç

Erivan’da AB-Ermenistan zirvesi gerçekleşiyor. Bu zirve, dün yine Erivan’da...

Çin’e alternatif üretmek için yapılan ittifaklar kimin işine yarıyor? – Ceren Ergenç

AB, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Kanada ve Avustralya gibi...

Çin’e içeriden ve dışarıdan bakmak – Ceren Ergenç

Çin’in adı artık tüm uluslararası krizlerde tepkisi merak edilen...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Canlı yayın