iktibasÖzgür GürbüzTrump ile Musk ilişkisi yürür mü? - Özgür Gürbüz

Trump ile Musk ilişkisi yürür mü? – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

2017 yılında Donald Trump ilk kez ABD Başkanı seçildiğinde ilk kararlarından biri Paris Anlaşması’ndan çekilmek olmuştu. O dönem Trump’ın iki ayrı danışmanlık konseyinde bulunan Elon Musk’ın yanıtı da gecikmemiş, 1 Haziran 2017 tarihinde attığı ve hâlâ silmediği o X mesajında şöyle yazmıştı: “Başkanlık konseylerinden ayrılıyorum. İklim değişikliği gerçek. Paris’ten ayrılmak Amerika ya da dünya için iyi değil”.

Trump Paris’ten çekilmiş, Joe Biden yönetimi devraldığında ise ABD Paris Anlaşması’na geri dönmüştü. Paris Anlaşması etkili yaptırımlara sahip bir anlaşma değil ama iklim krizini durdurma konusunda eldeki tek uluslararası anlaşma olması nedeniyle önemli. Trump yeniden Beyaz Saray’a yerleşti ve varlığını inkâr ettiği iklim krizini durdurma iddiası taşıyan tek anlaşmadan yine çekildi. Musk ise bu defa danışman değil bizzat hükümetin bir parçası ama sessiz. Hükümet Verimliliği Bakanlığı’nı (DOGE) yönetecek olmasının veya Trump’ın seçim kampanyasına milyonlarca dolar yatırmasının bunda rolü olabilir ancak ne kadar sessiz kalır; o bilinmez. Musk ile Trump’ı ayıracak konu bu defa bilimsel bir gerçeğin inkârı değil ticaret olabilir.

Musk, servetinin önemli bir kısmını Tesla adlı elektrikli araçtan sağlıyor. Küresel emisyonların yüzde 15’inin ulaşım kaynaklı olması, iklim krizini durdurmak için bu sektördeki değişimin önemini artırdı. Batarya ve elektrik motoru teknolojisinin gelişmesi, otomobil satışları içerisinde elektrikli otomobilin payının 2023’te yüzde 18’e çıkmasına neden oldu. 2020’de bu oran yüzde 4’tü. Artış hızı inanılmaz ve Musk bu değişimden çok para kazanıyor.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR

Elektrikli otomobilleri herkes sevmiyor elbette. Elektrik motoru teknolojisine geçişte hızlı davranan Çinli firmalar, ABD ve Avrupa pazarlarındaki paylarını artırırken Avrupa ve Amerikalı şirketlerin Çin’deki satışlarını da düşürdü. Çin hem evinde hem deplasmanda kazanmaya başladı. Asya’nın devi sadece otomotiv pazarında öne çıkmıyor, iklim kriziyle birlikte çok daha fazla önem kazanan güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji teknolojilerinin üretiminde de dünya lideri. Dünyadaki güneş panellerinin yüzde 80’inden fazlası Çin’de üretiliyor.

Trump’ın işbaşına gelir gelmez gaz ve petrol üretimini artıracağını açıklaması, Trump’tan önce başlayan ve onunla devam eden, Çin’i hedef alan gümrük vergileri aslında Paris Anlaşması’ndan çekilme kararıyla birlikte okunmalı. Elektrikli araç alanlara sağlanan 7500 doları bulan vergi indiriminin kaldırılması da listede yer alıyor. Musk ile Trump’ı karşı karşıya getirecek konu bu olabilir. Montajı ABD’de yapılan ve bataryasının en az yüzde 60’ı ABD’de üretilmiş elektrikli, yarı elektrikli ve hidrojenle çalışan araçlar bu indirimden faydalanabiliyor. Haliyle Musk’ın Tesla’sı da bu teşvik sayesinde satışlarını artırıyor.

Trump’ın elektrikli araç ve rüzgâr enerjisi teşvikleriyle ilgili aldığı kararlar ABD’nin birçok yerel ve ulusal düzenlemesiyle çelişiyor, bu yüzden de çok sayıda dava açılacağı kesin. Yasal süreçler boyunca Musk’ın ya da Tesla’nın alacağı pozisyonu merak konusu olacak. ABD’li uzmanlar, elektrikli araç ve rüzgâr gibi teknolojilere verilen teşviklerin kesilmesinin Çin’e daha fazla avantaj sağlayacağını da söylüyor.

ENERJİNİN ROLÜ

Elektrikli araç ve iklim konuları şiddetli geçimsizliğe gider, Trump ile Musk’ı ayırır mı göreceğiz ama bu ilişkinin sürmesini sağlayacak dünya için daha kötü sonuçlar doğuracak seçenekler de var. Musk’ın Bolivya’daki lityum rezervlerini ele geçirme adına ABD destekli bir darbeye bile destek çıktığını unutmayalım. Bataryalar için kritik öneme sahip lityum için darbeyi destekleyen bir iş insanı ile Kanada, Grönland ve Panama’dan toprak ve kontrol talep eden bir ABD Başkanı dünyayı gerçekten de cehenneme çevirebilir.

Her şey Trump yüzünden mi oluyor, Demokratlar işbaşında olsa farklı mı olurdu? 2010 yılından bu yana ABD’nin gaz ve petrol üretimi artıyor. Kaya gazı ve petrolünün maliyet avantajı, verilen izinler ve stratejik gelişmeler ABD’yi bugün önemli bir gaz ve petrol ihracatçısı yaptı. Demokratların iktidar olduğu dönemlerde de bu üretim aksamadı. Güneş ve rüzgâr üretimi iki parti dönemlerinde de artmaya devam etti. Son 14 yılın kaybedenleri ise kömür ve nükleer oldu. ABD’nin enerji yatırımlarında ekonominin rolünü ve siyasetin bir yere kadar etkili olduğunu da unutmamalıyız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özgür Gürbüz yazdı: Rüzgâr, güneş artıyor ama emisyonlar düşmüyor

Enerji Bakanlığı bir süredir Türkiye’nin yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücünün...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Sürüden ayrılmayı bilmek lazım – Özgür Gürbüz

Dünya tarihinin gördüğü iki büyük petrol krizi de Orta...

Nükleer bahane – Özgür Gürbüz

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı dünyayı üçüncü dünya savaşına...
4,660BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Canlı yayın