iktibasKavel AlpaslanSovyetlerin haftalık müzik keşif bülteni: Krugozor - Kavel Alpaslan

Sovyetlerin haftalık müzik keşif bülteni: Krugozor – Kavel Alpaslan

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Sovyetler Birliği’ndeki müzik kültürü Batı merkezli antikomünist propaganda nedeniyle askeri marşlardan ibaret görülüyor. Birkaç Kızıl Ordu marşı ve Kalinka, alın siz Sovyet müziği! Oysa ancak dışarıdan Sovyetlere bakan bir gözün varacağı bu yargının gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok. Onlarca dilin ve kültürün bir arada yaşadığı Sovyetler gibi bir ülkede gelişen müzik, bize ‘tek tipten’ son derece uzak bir kompozisyon sunuyor.

Sovyet müziğine yolculuğun pek çok yöntemi var. Ve şüphesiz farklı janrları özel olarak ele alınabilir. Ancak 1964’te yayın hayatına başlayan Krugozor yani ‘görünüm / manzara’ isimli müzik dergisinden söz etmek bize ufuk açıcı genel bir perspektif verecektir.

Krugozor’u tek bir cümle ile özetlemek gerekirse ‘Spotify’da karşımıza çıkan ‘haftalık keşif’ isimli çalma listesinin ete kemiğe bürünmüş hali’ diyebiliriz. Öyle ki derginin içerisindeki her sayıda, dinleyicilerin ele alınan şarkıları dinleyebilecekleri esnek plaklar vardır.

Bir sayfa gibi yerleştirilen plaklar, derginin ortasındaki boşluk sayesinde yırtılmadan pikaba yerleştirilebilir. Esnek planlar, ucuz maliyetiyle daha fazla kişinin müziğe ulaşımını hedefler. Müzisyenlerle röportajları ya da albümler üzerine yorumları müziğin kendisiyle birleştirebilmesi de 1960’lar için önemli bir gelişmedir.

Ama asıl mesele tabii derginin biçimsel ve teknik özellikleri değil, sunduğu içerik. İlk olarak kapaklardan başlayalım. Krugozor’un her bir sayısı sanat eseri niteliğinde. Seçilen tema çerçevesinde yapılan temalar aradan geçen onlarca yıla rağmen sanatsal bir bütünlük sunuyor. Deyim yerindeyse estetik olarak ‘Krugozor stili’ yaratıyor.

Canlı renklerin ve kolajların sık sık kullanıldığı tasarımlar, devrim, sınıf mücadelesi, endüstri, spor, kültür ve uzay gibi Sovyetler Birliği denince akla gelen başlıkları kendine has bir üslupla resmediyor. Günlük hayata farklı açılarla yaklaşımlar da konu ediliyor. Fakat soyut ve hatta saykodelik pek çok kapağa da rastlamak mümkün.

Dergide işlenen müzikler ise kapaklar kadar ‘üslup birliğine’ sahip değildir. Rusya’dan bir halk şarkısı, Orta Asya’dan progressive rock, Estonya’dan bir pop-caz grup, Azerbaycan’dan makamlı-caz yapan bir grup ve hatta ünlü Batılı gruplar… hepsi bir arada Krugozor’un sayfalarında yer alabilir. Derginin eskiyen sayfalarını karıştırdığımızda karşılaştığımız seçkinin en güzel yanı da zaten bu çok renkli, çok dilli ve çok farklı tarzda oluşu. Hatta derginin çocuklara özel bir versiyonu da vardır!

Bir kültürel ürünü dönemin imkanları ölçüsünde daha erişilebilir kılmak, özellikle her platforma ücretli duvarlar örülen günümüz için başlı başına değerli. Krugozor bu anlamda hem bize bir ilham veriyor, hem de Sovyet müziğinin fazla bilinemeyen alanlarına yelken açmamızı sağlıyor. Yeter ki merak edelim, yeter ki sayfalarını kurcalama hevesimiz olsun.

Krugozor’dan bir seçkiyi dinlemek için tıklayın.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Kavel Alpaslan yazdı: Mostar’ın sınıfsal fay hatları

Bosna dendiğinde aklımıza başkent Saraybosna’dan önce Mostar’ın meşhur köprüsü...

Kavel Alpaslan yazdı: Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ‘aşırı-solu’ güncel...

Kavel Alpaslan yazdı: ‘Aşçı, köfteleri tazele! Ülkemizi NATO’ya kötü göstereceksin!’

Normal şartlarda Ankara, bürokrasi trafiğine alışkın bir kent. Hatta...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir mafya örgütüdür?

Mafya denince gözümüzde canlanan resim sadece ‘yeraltına’ aitmiş gibi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,901TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Canlı yayın