Kıbrıs iktibasŞener ElcilSiyaseti doğru okumak - Şener Elcil

Siyaseti doğru okumak – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Basında çıkan haberlerin doğruluğunu her zaman sorgulamak gerektiğini “niçin?, neden?, nasıl?” soruları ile irdelemek gerektiğini prensip edinmeliyiz. Sorgulamak öğrenmenin ve doğruya ulaşmanın en doğru yöntemidir.

Eğitim sistemleri sorgulama üstüne kurulmamış, “edilgen bireyler” yaratmayı hedefleyen toplumlar, her zaman geri kalmaya mahkumdur.

Özellikle içinde yaşadığımız toplumda, Türkiye’den dayatılan, din sosu ile tatlandırılmış bu eğitim sisteminde yetişen bir kısım siyasetçi ve aydının, gerçekleri çarpıtan, bencil, günü birlik yaşama ve sorgulamama özellikleri yaşadığımız sıkıntıların en önemli nedenlerinden biridir.

Yeni dünya düzenini okumaktan aciz “anahtar deliğinden bakar gibi” yorumlar yapanlarla toplumların ileri gitmesi mümkün değildir.

Kimin söylediği bilinmemekle birlikte “tarih tekerrürden ibarettir” sözü yeni dünya düzeninin geçmişte yapılan hatalar sonucunda tekrardan ortaya çıkacağını bize göstermektedir.

Özellikle İkinci Dünya Savaşı öncesi Avrupa’da oluşan koşulların bu günkü dengeler içinde yeniden ortaya çıktığını gözlemliyoruz.

Trump’ın seçilmesinden sonra, doğu batı arasındaki kutuplaşmada, Avrupa ve Rusya arasında yeniden çatışmacı bir denge oluşmuştur.

ABD’nin, NATO’daki üstünlüğünü kullanan ve ekonomik kaynaklarını kendi iç yapılanmasına ayırarak, savunma bütçelerini kısıtlı tutan Avrupa’nın, NATO’dan en çok fayda sağlamasından rahatsız olan ABD, Avrupa’nın savunması için verdiği katkıyı kısarak onlardan da daha çok katkı beklediğini açık açık ortaya koymaktadır.

Ukrayna’daki savaşı teşvik eden ve ABD ile “Transatlantik Ticaret Antlaşmasını” reddeden başta İngiltere olmak üzere diğer Avrupa Ülkeleri şu anda ciddi bir krizle karşı karşıya bulunmaktadırlar.

Savunmaya kaynak ayırmak için sosyal fonlarda kesintiye gitmeyi en kolay yöntem olarak tercih eden bazı Avrupa ülkelerinde, sokak eylemleri olağan hale geldiği gibi, Rusya’ya uygulanan ambargo ile birlikte gerileyen ihracat ekonomik sorunları büyütmeye devam etmektedir.

Tüm bunlarla birlikte, bu ülkelerin katkıları ile Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde çıkarılan savaşlar yüzünden ülkelerini terk edip, bin bir güçlükle Avrupa ülkelerine sığınan birçok yabancı nedeni ile ırkçı eylemler her geçen gün artmaktadır.

Geçen hafta İngiltere ve Polonya’da yer alan ve milyonların katıldığı ırkçı gösteriler, yaklaşan çatışmanın sinyallerini vermektedir.

Polonya’nın, yaratılan Rus tehlikesine karşı doğu sınırına asker yığarak başlattığı tatbikat ise İkinci Dünya Savaşı öncesi koşulları hatırlatmaktadır.

ABD, Ukrayna’ya karşılık Suriye ve orta doğu kozunu masaya sürerek al–ver sürecini sürdürürken, Avrupa ise Ukrayna’ya daha çok yardım yaparak ekonomik yıkım ve sosyal çatışmaların fitilini ateşlemiştir.

Avrupa ülkelerinin geneli Filistin’de yaşanan insanlık ayıbına karşı da ses çıkaramaz durumdadırlar. Fransa Cumhurbaşkanı Macron Filistin’de yaşananları soykırım olarak seslendirmeye kalktığı anda hükümet düşmüştür.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ertesi günü “Filistinde yaşananlar soykırım değildir” diye açıklama yapma gereği duymuştur. Dünya, ABD orjinli küresel güçlerin egemenliğinde şekil almaya ve idare edilmeye devam etmektedir.

Orta Doğu’da küresel güçlerin çizdiği senaryo gereği işler yürütülmektedir. Filistin’de devam eden yıkıma bölgedeki en güçlü ülke olan Türkiye’den yapılan tepkiler sadece lafta kalmaktadır.

Türkiye ile Azerbaycan, İsrail’in petrol ihtiyacının yüzde 40’nı karşılamaya, askeri maksatlarla kullanılan ham maddelerin ticaretini yapmaya devam etmektedirler.

Özellikle Türkiye, içine çekildiği Suriye bataklığında çırpınmaya devam etmektedir. Kürt sorununu Suriye sorunu ile birlikte çözmek için çizilen senaryodaki görevlerini yerine getiremeyen Türkiye iktidarı, baskı ve sindirme yöntemleri ile sosyal olayları önlemeye çalışırken bir yandan da ekonominin kötü gidişini gizleme çabası içine girmiştir.

“Barış Süreci” olarak nitelendirdikleri girişimde hapistekileri serbest bırakacak yasaları söz verdiği halde geçiremeyen, anayasal değişiklikleri yapamayan, Suriye’de kontrolu altında tuttuğu cihatçıları kontrol edemeyen Türkiye iktidarı zor günler geçirmektedir.

Bu dönüşümleri yapma yerine rüşvet, yolsuzluk, usulsüzlüklerle köşe dönme alemine dalan iktidara yakın çevrelerin yarattığı bu olumsuzluklar iktidarın kendi kendisini bitirmesini getirecektir.

Bu sosyal çalkantının içinden, küresel güçlerin istediğini daha uyumlu ve Türkiye halklarını kucaklayacak şekilde icraat yapacak birilerinin gelmesi kaçınılmazdır. Bu olaylara bakıldığında 2000’li yıllarda AKP’nin iktidara geldiği koşulları hatırlamamak mümkün değildir.

Kıbrıs’a, İsrail’den hava savunma sistemleri konuşlandırılmasına Türkiye’nin sessiz kalmasına baktığımızda ise, şunu açıkça görürüz;

1996 yılında Kıbrıs’a konuşlandırılacak olan S 300 füzeleri Rus Yapımı füzelerdi ve NATO’nun etkisindeki bir ülkede buna yer olması söz konusu bile değildi. İsrail hava savunma sistemi ise Türkiye’ye karşı kurulmuyor bu füzeler NATO’nun topraklarında NATO’ya karşı olan ülkelerin saldırılarına karşı doğu Akdeniz için kuruluyor.

Türkiye’nin bilgi ve onayı ile yapılan bu girişime ses çıkarması mümkün değildir. Unutmayın ki, Türkiye onlar adına Kıbrıs’tadır ve git dedikleri anda gidecektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Şener Elcil yazdı: Mayın Eşeği

Lozan Antlaşması ile belirlenen Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını korumak için Suriye, Irak ve İran sınırları boyunca mayın tarlaları oluşturuldu. Yüzyıllar...

Şener Elcil yazdı: Şov Devam Etmeli

Bundan tam kırk yıl önce, çalışmak için İngiltere’ye gitmiştim. Çok...

Şener Elcil yazdı: Siyasi Körler Ülkesi

Uzun yıllardan beri yurtdışında yaşayan, ancak Kıbrıs’tan hiç kopmayan, yurtsever...

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Canlı yayın