yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSiyasal yol olarak işgalden ilhak süreçleri – Özkan Yıkıcı

Siyasal yol olarak işgalden ilhak süreçleri – Özkan Yıkıcı

Siyasal örgütlerin daha üst devlet yapılanmalarının politikası vardır. Bu siyasal düşüncenin de yol haritarsı olmaktadır. Bir devlet veya daha alt düzeydeki örgüt, bir düşünce açıklıyorsa, pratik adım atıyorsa, mutlaka kendine has siyasal hedefi de vardır. Siyasal yapıların yol haritaları kadar, probagandada kulanımda söylemi diplomasiye yönelik, pratik ise istenen hedefe yöneldiği zaman, arada önemli çelişkielrin de olması doğaldır. Diplomatik dil ile pratikte yapılmak isteneni gizleme kuralının olsaılığı da mümkündür. Bir diyer olgu ise şu: genelikle son dönemde tek tip siyasal düşünce dayatması sonucu çok yönlü düşünmenin de önü alındı. Ayrıca, gündelik sunulan bilgielrle konuların tartışılıp, özün unutulması da sağlanıyor. Son Filistin gelişmeler, İsrail devletin tutumu, konuya bakışların güncel olanla sınırlanıp tarafcıl ele alışlarla, aslında gidilecek siyasal gerçeğin örtülmesi de oluşturulmuş olmaktadır. Tabi şu eksiklik önemli; Saabahleyin Evrensel gazetesinde okuduğum Hediye leventin Filistinlilerle söyledikleri, genelin de eksik tartışılan veya brakılan durumdur: “Filistinliler direnirken, yol haritaları  ne”?

****

Yukarda biraz da karışık özetlediğim durumu şimdi işgal ilhak ikilemiyle açmaya çalışacam. Çünkü, unutturulan ve görmezden getirilen siyasal düşünce, aslında atılan adımları gizleyip özde iki taraf veya Güvenlikle kısırlaştırılmaktadır. Kıbrısla da alakalı bu ikilem mutlaka tekrardan düşünülmesi umuuyla, kuramların bilimsel yönle özetleyecem.

Bir devlet başka bir toprağı işgal eder. İşklalin nedeni şu veya bu olsa da sonuçta, devlet, bbaşka bir devletin toprağına girip ele geçiriyor. Bunun ismi de işgaldir. Ancak, her işgal eşitdir ayni siyasal hedefe yönlenmez. Amaç  olarak da ayni nedenler olmaz. Sonuçta toprak askeri güçlerle işgal edilip zaptedilir. Burada, siyasetin yol haritası önemlidir. İlk kıvılcımı işgalden hemen sonra anlamaya çalışmamız gerekir. Nitekim, eğer, konu ilhak ise baştaki koşulları net söylenmez. Oyalama ile pratikler incelenmesi gerekir…

Örneğin, işgalin bitirilmesi veya hemen sömürgesel ayarlarla açık işgalden yeni sömürgeciliğe geçiş yerine, sorunu ertleyip işgalin kalıcılaşma hamleleri oluyorsa, ilk kuşku yakalanır. Bazen de ilhak düşüncesi ilhak kelimesi ile deyil, milliyetçi etniklik ile dini inanç üzerinden başka hikaye idolojikleştirilmektedir. Görüşme ve devamında sorun ertelendikçe, bazı emareler başlar. Nifus taşınmaya başlanır, Buna dyeişik bahaneler bulunur. Etnik ve dini kimlikli insanlar taşınmaya çalışınılır. Halbuki ilhak politikasına karşı Cenevre sözleşmesi 48  yılında imzalnanıp, dış nifus taşınarkak defoaktolu ilhak adımları yasaklandı. Giderek işgal ile işgaliyapan ikilemine taşınnan nifus de eklenir. İşkalin basit sonucu da yasal olmamasına rağmen mülkieyt gaspları da oluşturur. Ona uygun yasalarla yeni mmülkiye şekli de oluşturulur.

Bu zamanla biriktirip geliştirilir. Yerleşimler ise önemlidir. Genellikle bir tesadüfen kuşkusuyla da nifus mühendisliği yapılır. İşkal edilen coğrafyada yeni yerleşimlerle yerleşikler yerleştirilir. Böylelikle giderek işkll edilen yerde hem nifus hem ekonomik hem de yerleşim yönünde bir başkalaşım oluşturulur. Giderek işgalin sonlanması veya dönüşümlü yeni sömürge yerine yerleşen işgalin yasalığına doğru tartışmalar yapılır. Görüşme zincirine yerleşimler durumuyla işgalcinin elinde klalacak alanlar da geliştirilmektedir. Direk, işgal edilen toprak, yasal olarak devlete katılmazken, yasa dışı kurallarla işgalcinin sözü geçer hale gelir. Sorun çözümsüzlüklerle örülmektedir. Bu noktada iki eylim önemlidir: işgal ve sonrasında olanlara direniş yapılması veya ses çıkarmadan kabullendirme ikilemi, ilhaklaşma politikasındaki siyasal diplomaside önemli rol almaktadır. Nitekim, Filistin, Kıbrıs, Batı Sahra gibi ülkelerde bu konular deyişik tartışılmaktadır. Siyasal duruşun önemi burada yapıyor. Siyaset, belirleyiciliği örgütsel güçler ve siyasal taleplerle şekillenir.

Sonuçta yasal olarak net vurgulanmasa da ilhaklaşma belirli yere gelir. Filistin de direniş olmasına ve kabullenmemesine rağmen Doğu Kudüs ve Batı Şeryadaki yerleşimler bu ilhak politikası sonucu, masada yeniden tartışma dalraltısına geldi. Kolay kolay ilhak açıklanmaz. Koşullar beklenir. Dünya kmamuoyunun durumu düşünülür. Ama, gerçekte işgalin gidişinde ilhakın öncelik hale getirilmesini de görmek şart. İlhakın tümden mi yoksa önemli yerler mi bşka konu. Ama, bu durumu iyi izlemek önemlidir. Nitekim, ilhaklaşma, hem nifus, hem  mülkiyet ve hem de her ihtimale karşın yapılan anlaşmaların kabullendirmesi, gibi önemli kurallar oluşturulur. Bunlar, sistemin işleyişiyle alakalıdır. Hat ta işkller doğal hale dahi gelirler. En önemli işgale karşı direniş veren ülke Doğu Timordur. Yetmişler dönemi yapılan işgallerden şimdilik sadece Doğu Timor bağımsızlığına döndü.

Yukarda özetlediğim genel çerçeve, son günlerin Filistininde de yaşanıyor. İşkal altı topraklar, ilhak edilen yerler ikilemi gidrek yaygınlaştı. Filistin toprak miktarı azaltıldı. Taşınan nifus ve toprak yeniden talan sistemiyle birçok yere de el konuldu. Adına da israilin güvenliği denildi. Dünyada da ne yazık karşılığı oldu. Doğu Kudüste başlayan olaylarda el koym ile sürgünleştirme politikası olması dahi birçok konuyu aydınlatmaya yetiyor. İşkal eşitdir ilhak deyildir. Ama işgalden ilhaklaşma yolunun da kuralları belli.

Kısaca, size işkaal ve ilhak ikileminin kuramsal özetini verdim. Bunu birçok ülkede görmek kolaydır. Hat da kulanılan ismin artık verdiği olumsuzluk nedeniyle işgallere güvenlik operasyonu veya kötülükleri gönderme adıyla yapılma klişesi konuldu. Yine de devamındaki yapılanların konuşulmaması için de haberleştirilrmiyor. Suriyede bu konuyu çok iyi yaşıyoruz. Sonuçta, isminden kaçanlar, başka kelimlerle vurgulamak istese de gerçek deyişmez. İlhakın da gerçekleştirme şekli malum Hem de Cenevre anlaşmayasaklanmasına rağmen. Peki, siyasal yol ne?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Bay Kemal’den Kemal Bey’e Gelirken — Özkan Yıkıcı

Karpaz gezintim sona erdi. Yazacak bazı olgular mutlaka vardır....

Pedro Sanchez Soruşturmaları Üzerine — Özkan Yıkıcı

Son dönemlerde dünya genel siyaset değişiminde hukuk, yeni bir...

Bu Bayram, Epey Isınarak Geçiyor — Özkan Yıkıcı

Önceki Kurban Bayramlarını da şöylesine aklımdan geçirdim. Elbet onlarda...

Irak’ın Çöllerinde Üs Denilirken — Özkan Yıkıcı

Nedense konuyu bir yerde bırakıp unutmak, normal davranış hâlinin...

Kurban Bayramı Öncesi: Öfke ve Gölgedeki “Kahraman” — Özkan Yıkıcı

Her yıl dini bayram öncesi bazı niyetler söylenir. Hayat...
4,488BeğenenlerBeğen
1,562TakipçilerTakip Et
3,958TakipçilerTakip Et
852AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Kökü Dışarda Siyasetin Siyasetçileri

Türkiye’de, mahkeme kararı ile Cumhuriyet Halk Partisi kurultayının geçersiz sayılması sonrası...

Umut Can Fırtına yazdı: Faşizmi yenen Sovyetlerin mirası siliniyor: Avrupa’da ‘hafıza temizliği’

Avrupa egemenleri için 2022 yılının Şubat ayı, sadece jeopolitik bir...

Ertan Erol yazdı: Kolombiya’da seçimler, Bolivya’da protestolar

Kolombiya seçimler için sandık başına giderken, ülkede ilk defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ortadoğu’da Kurban Bayramı çok buruk geçti

Kıbrıs'ı da genellikle iki kıskaç içinde Ortadoğulu da sayanlar...

D-79 Talimatı – Taner Akçam

Ekte orijinalini de yayınladığım bir belge var.  “1- Askeri Mekteplerimize...

Varlık barışı ve uluslararası alanda gri liste riski — Tuncay Kapusuzoğlu

I- Yasal düzenleme  Varlık barışı düzenlemesini de içeren kanun teklifi, 21...

Fetih söylemi ve Gezi hakikati — Gözde Bedeloğlu

29 Mayıs, İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümüydü. Haliç’teki törende...

Canlı yayın