yazılarKıbrıs iktibasKostas Venizelos yazdı: "Bu işi bir an önce bitirmeliyiz, dışarıdan baskı var…"

Kostas Venizelos yazdı: “Bu işi bir an önce bitirmeliyiz, dışarıdan baskı var…”

Orjinal yazının kaynağıfilelefteros.com
alıntı yapılan kaynakBasın Özetleri

Atina Cuntası’nın ve buradaki uzantısı EOKA B’nin gerçekleştirdiği darbenin üzerinden elli iki yıl geçti. Tarihî gerçek, bugün artık iki farklı şekilde yorumlanamaz. Elbette sorumluluklar olabilir. Ancak önemli bir fark vardır: İhanet, hatalar arasında sayılamaz!

Makarios’un ne yapması gerektiği ve ne yapmadığı konusunda saatlerce tartışabiliriz. Ancak Cunta ve buradaki uzantısı, ABD çıkarlarına hizmet etti ve Kıbrıs’ı Türklere teslim etti. CIA başta olmak üzere Amerikan istihbarat servisleri tarafından yönlendiriliyorlardı.

Darbe sırasında, ilk saatlerde Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı ile Kıbrıs Millî Muhafız Ordusu Genelkurmay Başkanlığı arasında en üst düzeyde gerçekleşen bir telefon görüşmesi kayda geçirildi. Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı tarafından, Baf’a kaçmış olan Makarios’un “işinin bitirilmesi” gerektiği açık şekilde vurgulanıyordu.

“Bitirmeniz gerekiyor. Dışarıdakilerden baskı var. Kimlerden söz ettiğimi biliyorsun…”

Atina’daki kişinin neyi kastettiği ve Lefkoşa’daki muhatabının ne anladığı ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ama üstü kapalı ve şifreli bir dil de kullansalar bu diyalog gerçeği net bir şekilde ortaya koyuyordu.

1974 yılında Yunan Parlamentosu’nun Kıbrıs Dosyası kapsamında verdiği ifadede, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Petros Arapakis şunları söylemişti:

“Trajik kararın alınmasının nedeni, hiç bir şekilde, Makarios’un Gizikis’e gönderdiği 2 Temmuz tarihli mektup değildi. Mektup Atina’ya ulaştığında, Kıbrıs’ta darbeyi başlatma emri çoktan verilmişti […]”

Arapakis ayrıca şu ifadeleri kullanmıştı:

“Yabancı karar merkezlerinin, söz konusu durumda Yunanistan ve Kıbrıs’ın aleyhine Türkiye’nin ise lehine olan bu planları, müttefik çıkarlarına hizmet etmeyi amaçlıyordu. Makarios’un ortadan kaldırılması, Kıbrıs’ın ‘Kübalılaştırılması’ tehlikesi ve Batılı müttefikler ile İsrail’in aleyhine sonuçlanabilecek üçüncü dünya politikalarını engellemenin ötesinde müttefiklerin hedefleri doğrultusunda Kıbrıs’ın kuzeyinde bir Türk üssünün kurulmasını mümkün kılacak koşulları oluşturmayı amaçlıyordu.”

“Ama CIA’nın Kıbrıs meselesindeki rolünün ortaya çıkmasını engellemek amacıyla bu araştırmanın ne Amerika’da ne de Yunanistan’da yapılmasına izin verilmedi. İoannidis, Makarios’a karşı gerçekleştirilen darbe nedeniyle asla yargılanmadı.” (Kıbrıs Dosyası Komisyonu raporu, Kıbrıs Meclisi, sayfa 130)

Aradan 52 yıl geçmiş olması, hiç kimseye tarihi ve gerçeği değiştirme hakkı vermez. Çok şey söyleniyor, çok şey dile getiriliyor. EOKA B’nin darbeyle hiçbir ilgisi olmadığı iddia ediliyor.

İlgisi olmaması münkün mü? Son dönemlerde Atina’dan adaya gelen talimatların, kaos yaratılması ve böylece darbenin “haklı gösterilmesi” amacıyla faaliyetlerin yoğunlaştırılması yönünde olduğu belliyken…? Devlet güçleri, yasa dışı örgütü neredeyse dağıtmış, liderlerini kolaylıkla tutuklamış olsa da Atina’dan gelen talimatlar açıktı.

İoannidis’in kendi başına hareket ettiği veya Yorgos Papadopulos’un “iyi bir diktatör” olduğu yönündeki anlatı da kabul edilemez. 1972 darbesini kim planlamıştı? Cuntanın lideri Yorgos Papadopulos değil miydi? Ya Grivas? O dönemde EOKA B’nin lideri değil miydi?

EOKA B’nin bazı üyelerinin gerçeği bilmemesi olasıdır. Bu mümkün. Onlar, liderlerinin taşıdığı sorumluluğu taşımıyor olabilirler. Yeter ki Kıbrıs trajedisinin sorumluluğunun kimlere ait olduğunu kabul etsinler.

15 Temmuz 1974 darbesi, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale etmesinin yolunu açmak amacıyla gerçekleştirildi. Amerikalılar kendilerine Türklerin yalnızca bir köprübaşı (Girne-Lefkoşa hattı) oluşturacağı yönünde güvence vermiş olabilir. Ama bu gerçeği değiştirmez. Türkiye’ye toprak teslim etmeyi kabul ettiler ve bunun adı ihanettir.

Dipnot: Mihalis İgnatiu ile birlikte yazdığımız ve bugünlerde yayımlanan “SUÇLU” adlı kitabımızda, diğer konuların yanı sıra CIA’nın rolü ortaya konuluyor ve Dimitris İoannidis’e emri veren kişinin adı açıklanıyor. Bu kişi, CIA ajanı Gus Avrakotos’tu. Ve tabi ki Avrakotos bu kararı tek başına almadı. Emirleri Kissinger’den almıştı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Canlı yayın