yazılarKıbrıs iktibasAristos Mihailidis yazdı: Cehennem Ateşinin Yaklaştığını Görüyor Ama Görmezden Geliyorlardı

Aristos Mihailidis yazdı: Cehennem Ateşinin Yaklaştığını Görüyor Ama Görmezden Geliyorlardı

Orjinal yazının kaynağıphilenews.com
alıntı yapılan kaynakBasın Özetleri

“Devlet suçu: DARBE VE MÜDAHALE’yle devleti bölme planları yapıyorlar” — 12 Ağustos 1973 tarihinde Fileleftheros gazetesinin manşeti buydu. Haberse son derece çarpıcı: “Grivas’ın darbecileri iktidarı ele geçirme ve ‘ihtilal idaresi’ kurma planları yaparken (…) Türk birlikleri tam alarm durumuna geçtiler, Girne bölgesini ele geçirmek üzere müdahaleye hazır bekliyorlar. Bu, gerçekleşmesi halinde Kıbrıs’ın kesin olarak bölünmesi anlamına gelir.”

Tarih 12 Ağustos 1973’tü. Darbe ve istilanın bir yıl öncesi. Hedef değil sadece Girne bölgesini ele geçirmek, neredeyse Kıbrıs’ın yarısını işgal etmekti.

Olayların üzerinden geçen zaman ve tarihsel süreçlerin bugün daha net görülebilmesi sayesinde insan geriye dönüp baktığında şaşırıyor. Gelmekte olan felaketi herkes mi görmüyordu? İnanılmaz. Her şey bunun kaçınılmaz olduğunu gösteriyordu oysa. Kıbrıs fokurdayan kazandı ve her an patlayabilirdi. Bundan dolayıdır ki Fileleftheros bu ana haberi yayınladığı 12 Ağustos 1973 günü bir makale de yayınlayarak söz konusu planı “canavarca” olarak nitelendirmiş ve sonucunun “Kıbrıs’ın kesin bölünmesi” olacağı konusunda uyarmıştı. Gazete, bu sonucun darbe planlarının doğal uzantılarından biri olduğunu açıkça yazıyordu. Makalenin başlığı ise büyük harflerle verilmişti: BÖLÜCÜLER

Daha ne denmesi gerekiyordu? Bugün bu manşetlere baktığında; insan Kıbrıs’ta olsun, Yunanistan’da olsun, gelmekte olan felaketi seçemeyen böylesi hastalıklı beyinlerin hüküm sürdüğüne inanmakta zorlanıyor. Bu sadece tehlikeyi fark edememek olamaz. Düpedüz ihanetti. Başka hiçbir şey değil. Uyarılar sadece 1973’te değil yıllardır geliyordu.

Örneklere gelin birlikte bakalım. Fileleftheros daha 5 Ağustos 1966 tarihli manşetinde, dönemin Türkiye Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in Türkiye Milli Güvenlik Kurulu’na yaptığı bilgilendirmeye yer veriyordu. Gazetenin ana manşeti şuydu: “Türkiye sessizce savaşı hazırlıyor.” Ertesi gün, 6 Ağustos 1966’da, yine Çağlayangil’in bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki açıklamaları manşetteydi. Başlık “Kıbrıs’ta ayrı bir Türk yönetimi artık kurulmuştur” idi.

Türkiye işgale hazırlanıyor, EOKA B yasa dışı faaliyetlerini yürütüyordu. Öte yandan Kıbrıslı Türk grupların yasa dışı faaliyetleri de aralıksız devam ediyordu. Birbirine paralel ilerleyen ve sonunda trajediden başka hiçbir yere varması mümkün olmayan süreçler gibi.

Mesela 27 Ocak 1967 tarihli manşete bakalım: “Yeni terör dalgası. Köfünye Türkleri, Rumları alıkoymak amacıyla otobüslerin yolunu kesiyor.” Haberde de bölgede yaratılmak istenen gerginlik ve korku atmosferi anlatılıyordu: “Bir papazın önceki gün tutuklanmasının ardından, dün teröristler Köfünye’de iki otobüsü durdurarak yolcuları almak istedi. Ama Birleşmiş Milletler Barış Gücü nezdinde yapılan yoğun girişimler sonucunda olay önlenebildi.”

Bütün bunlar, cennete dönüştürülebilecek bir ülkeye karşı yapıldı. Bu ülkeyi biz cehenneme çevirdik. Gün be gün… Yıl be yıl çalışarak. Aklımız yok muydu? Vardı. Ama her birimiz sahip olduğu aklı mermi gibi kullandı. Silah gibi birbirine doğrulttu. Sadece iki toplum mu birbirine karşı silah doğrultuyordu? Yok canım! Tamam bu da vardı. Ama toplumların kendi içlerinde de aynı şey yaşanıyordu. Yıllar boyunca cehennemi getirmek için mücadele ettiler. Ve başardılar da.

Sonuçta bugün, darbenin başına cunta tarafından getirilmiş Mihail Yeoryitsis’in ifadesini okuduğumuzda şunu görüyoruz: Yeoryitsis darbeyi gerçekleştirme emrini aldığında, sözde, Türkiye’nin nasıl tepki vereceğini sormuş. Diktatör İoannidis ise “Gereken teminat alınmıştır…” demiş. Muhtemelen Amerika’dan…

Pes! Zerre kadar mı akılları yoktu bunların?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Türk işgalinin ardından yerinden edilme ve “iki bölgeliliği mühürleyen” Üçüncü Viyana Anlaşması – KYPE (Ralli Papayeorgiu) — Nikos Moudouros ve Aris Konstantinidis’in katkılarıyla

https://youtu.be/k7XJr8Tkp6g?si=moDVMQi4bj0-kIa5 Toplam nüfusa oranla kaydedilen en büyük insan hareketlerinden biri,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Acıların felaketindeki “kaza veya katliam” gerçeklerini yaşarken

Acı olunca, insan olan mutlaka etkilenir. Üstüne epey duygusallık...

Ertan Erol yazdı: Gayrimeşru anlaşma

Geçtiğimiz Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela...

Kemal Can yazdı: İktidarın “rıza üretme” derdi var mı?

AKP iktidarı döneminde herkes çok baskı, çok zorlama yaşadı,...

İlhan Uzgel yazdı: Örgüt-vekillerden devlet-vekillerine geçiş

Küresel sistemdeki dönüşüm, dünyanın bütün bölgelerindeki gelişmeleri ve dengeleri...

Vijay Prashad yazdı: İran hâlâ gayrimeşru bir saldırganlığa direnirken açık mektup

Sevgili dostlar ve meslektaşlarım, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail bu...

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Canlı yayın