yaklaşımlarÖzkan YıkıcıŞimdide kaçma sırası Madagaskar devlet başkanında - Özkan Yıkıcı

Şimdide kaçma sırası Madagaskar devlet başkanında – Özkan Yıkıcı

Bazı ülkeler vardır ki haber akışlarında veya başka önemli sohbetlerde adını pek duymayız. Hat da coğrafya bilgisine ihdiyacımız olmadığı zaman da adını dahi bilmemek gayet normaldır. Başka açıdan: bazı devletler vardır ki haber akışında pek önemsenmez. Önemli bazı gelişmeler olsa da haber akışında ona yine de önem pek verilmez. Çoğu zaman adını duymaya duymaya, unutmak dahi normaldır. Ama gelin görün ki o duyulmayan, önemsenmeğen ülkeler, birgün gelir orada gelişen koşullar sonucu ansızın kendini haber sitelerinde bulur. Tabi ki önemsenerek öne çıkarılması ayni zamanda da paradoksalaşan davranışlarla da karşılaşması normaldır. Çünkü adı hemen hemen siyasal olaylarda hiç duyulmayan ülke, onca gelişme de zengin şekilde varken, oda eklenmesi, ister istemez anlaşılması bakımından zorlanan algısal yerleşmede  tereddütler haline gelir.

Sıraladığım olgular son günlerde bir Afrika ülkesi ile örnekleşti. Madagasgar ülkesini hemen hemen son dönemde hiç haber akışlarında duymadık. İki hafta önce ansızın dünya gündemine düştü. Nedeni: orada oluşan protestolar sonucu haber oluyordu. Salt protestoyla da yetinilmeyerek bakanlar kurulu görevden alındı veya kimine göre istifa etmek zorunda kaldı. Üstelik bunu devlet başkanı açıklıyor. Devamında da “hataların” olduğunu ekleyip özürdiledi. Gelişmeler burada kaldı. Kaldı da aradan geçen günlerde, ulaşılan sona bakarsanız, devamı da hız kazandı. Öylesin nızlandı ki devlet başkanı Rajanina ülkeden kaçtı. Kimine göre istifa kimine göre de hala etmedi ikilemi de var. bu konu önemli. Ama Madagasgar gibi bir ülke, pek haber olmazken, onca karışıklı ortamda gündem oluyorsa, mutlaka onu gündeme çekecek gelişmelerin olması şart. Tabi ki bu gelişmelerin de dünyada bazı yakıların olup da karşılıkla birleşip ancak böylece önemsenme derecesi de artar.****

Son Madagasgar gelişmesi bir ilk değildir. Özellikle sadece bu yıl iiçinde birçok ülkede sosyal patlamalar oldu. Bazı ülkelerde hükümetleri devirdi. Bazılarında “Endonezya gibi” başbaşkan görevde kalsa da bakanların görevden alınma sonucu çıktı. Bazısında Fas gibi protestolar devam etse de hükümetin devrilmesi aşamasına gelinemedi. Protestoların şideti ile devlet kurumsal yapısının da burada rolü vardır.

Madagasgarda da protestolaer iki haftadır sürüyor. Konu elektrik ve su kesintileri. Bu bilgi dahi K. Kıbrıslıya tuhaf gelmesine yetiyor. Çünkü burada da özellikle elektrik hem de haber verilmeden bazen sıkıntı bazen keydfilikten kesilmesine karşın sokakta protesto falan da olmamaktadır.

Protestolarda Nepaldan Endonezyaya, Madaagasgardan Fasa genelde öğrenci hareketleri olarak başladı. Bazı kesimler buna “Z kuşağı” adını koyuyor. Bu hareketler beraberinde birçok halk kesiminin de desteğini alıyor. Siyasal önderlik net değildir. Tepkisel hareketler olurken, bunu müdahale edip örgütleyen veyan siyasal denetime alan kesimler de kendi lehlerine çevirmektedir. Nepal bunun en iyi örneğidir. Yine Fas gibi protestolarda tepki olmasına karşın siyasal örgütsel öncülük olmaması nedeniyle istenilen iktidarı zorlama aşamasına gelemedi. Daha önceki Sirilanka veya Bangladeş protestoları da iktidarları devirerek sonlandığını da ekleyelim.

Ancak, Madagasgar protestoları ötekilerinden daha bir farkı elektrik kesintisi gibi olguların sonucu olması gerekçesi gösterilmektedir. Burada yoksuluğun derin olması, yolsuzluk ile işsizliğin yaygın kılınmasının toplumsal yaşanırlığının protesto eylimini de tetiklediği anlaşılmaktadır. Protestolar karşılıksız kaldıkça da şidet döngüsü de artıyor. Kontrolü zor ve fırsatı kulanacak kesimler de hemen harekete geçer. Madagasgarda böyle oldu. Üstelik Madagasgarda protestolar sürdükçe, devlet içi kırılmalar da oldu. Ordunun militan vurucu özel kuvetler dahi sokaktaki protestoları desteklemeye başladı. Bir anlamda iktidar darmadağın oldu. Belli ki gidişatda fırsat dolayısıyla ordunun el koyma ve “demokrasiği kurtarma” gerekçesine satrılması muhtemeldir.

Başkan ise saraydan kaçtı. Özel bir Fransız uçağı ile ülkeden ayrıldı. Şimdilik nerede olduğu bilinmiyor. Makron da buna onay verdi. Madagasgarın bir Fransız sömürgesi olduğunu da katalım. Bunlar özellikle son dönemdeki gençlik hareketlerinin dünyada yayılmaya başladığının da son örneği olarak devirerek sonlandı. Devamının da olduğu bilgileri var. ama belirtiğim gibi, tepkisel olup öfkeyle genişleyen bu gençlik hareketleri siyasal önderlikten yoksundur. Siyasal görüşleri de net değildir. Buda yükselen hareketlerin iktidara yaklaştıkça birilerinin müdahale edip siyasal kazanıma çevirme olasılıkları da yaşandı. Bunu Nepalde gördük.

Merak etmeyin. K. Kıbrısta bu tür hareketler zor gelişir. Oluşturulan sosyolojik karmaşalı yapı, gençlik hareketlerinde dahi çoğu yüksek öğrenimdekilerin yabancı olması gibi basit ilk koşullar dahi neden burda gençlik hareketleri de olmuyor sorusuna önemli bir yanıtdır. Burada ilhaklaşma üzerinden şekillendirilen toplum tepkisel ortak paydaların da kimliklerle değişik yurtaş kimlikli farklılıklarla ortak tepkinin oluşmasını engelemeğe şimdiğe dek yetip artı. Yani, bir Sirilanka, Madagasgar şimdilik olma olasılığı zor. En önemli eylemde dahi brakın birkaç günü birkaç saatde dahi beklemeğe takati olmayan yapı şimdilik rahat. Rahat olunca da Madaagasgarda isyana dönüşen elektrik su kesintileri, K. Kıbrısta olmazsa olmazımızdır. Normal güncel bir uygulama olarak karşılanmaktadır. Protesto eylemi dahi yapılmıyor.

Kısaca: bir gençlik hareketiyle başlayan protesto dalgasında şimdi de Maadagasgarda karşılık buldu. Kaçan başkanın geri gelmesi biraz zor. Hele şimdiden fes edilen parlemento senato tartışmaları veya ordunun kırılarak bir kısmının muhalif kesim yanına geçmesi, yarının Madagasgarında yeni bir çalkantılyla, yeni blok iktidar oluşumuna da tanık olacağımıza benziyor. Bakalım sıra kimde?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,210AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın