yaklaşımlarÖzkan YıkıcıPortekiz Güncelliğimizle - Özkan Yıkıcı

Portekiz Güncelliğimizle – Özkan Yıkıcı

Portekiz ülkesinin adını, sohbetlerimizde dahi farkında olmasak da kullanırız. Portekiz’le alakalı simgeler veya rastlantısal konular, kendinden söz ettirmeye yetiyor. Kimisi yaptığı geziyi anlatırken, kimisi de spor meraklısı olarak Portekiz futbolcularından, tuttukları takımlara sohbet bilgisi olarak söz ediyor. Hatta beğenip hayran kaldığı ya da tuttuğu takıma gelip oynayan topçularla mutlaka ülkeyi anıyor. Ama genel bilgi falan da pek yok.

Son dönemlerde Portekiz’i zaman zaman, hem de yakınlarıma varıncaya dek, değişik başka nedenlerle duymaya başladım. Bazı gençler çalışmak için Portekiz’e gidiyor. Öyle uzaktan değil, yakın çevremde dahi Portekiz’e gidip ekmek parası kazanmaya çalışanlar artık normal hâle doğru gidiyor. Portekiz olanakları ve AB üyeliği kadar, çaresizlik veya bazen duyulan öfkeyle açılan yeni iş bulma ülkesi Portekiz, konuşulur hâle de geldi. Nitekim son girdikleri sınavlarda kendince haksızlığa uğradığına inanan birkaç gencin, arkadaşlarına Portekiz’deki çalışma zeminini sorduklarını da duydum. Demek ki Portekiz, salt spor veya gezi sohbeti değil artık; birilerinin gurbet yolu olmaya da başlayarak içimizde başka eksenli bir konu olmaya hız vermektedir.

Elbet konunun özü bu değildir. Ama şöyle bir değinmek istedim. Aslında Portekiz isminin bize yabancı olmadığını; değişik özellikleriyle sohbetlerimize, hatta heyecanlarımıza, beğenilerimize ya da son olarak iş bulma, göç ülkesi olmasıyla birikimimize girdiğini; oradaki son önemli gelişmeyle de konuyu genişletmek istedim.

Portekiz bir AB ülkesidir. Aynen Kıbrıs gibi. Bir farkla: K. Kıbrıs’ta müktesebat geçmiyor. Avrupa’da yükselen gerçekler ile K. Kıbrıs’ın AB istençli durumu, ister istemez son göç olayıyla da oranın bazı durumlarını doğru bilip cehalete tutsak olmamayı gerektirir.

Portekiz’de hafta içinde grevler yapıldı. Eskiden sendikal hareketler ve grevler önemli haberlerdi. Fakat neoliberalizm ile tek eksenli kurumsallaşmanın sonucu, ezilen emek eksenli gelişmeler pek haber yapılmaz. Grevlere veya direnişlere pek yer verilmez. Oysa genel grevler dahi habersizliğe gönderilirken, nedenleri ve alınırsa sonuçları hep yeni bir sayfa açılmasına yardımcı olur.

Portekiz’de grevlerin nedeni, sunulan bütçe nedeniyleydi. Radikal sol ile sosyal demokrat, cumhuriyetçi sendikal konfederasyonlar katıldı; ancak sağ muhafazakârlar katılmadı. Sınıfsal gerçek ile siyasal duruşun göstergesi olan bir yaşanandı bu. Kesilen bütçe kaynakları ve geriletilen haklar başlıca tepki hedefleriydi. Ayrıca yeni ayarlamalarla daha kolay işten atmalar, esnek emek biçiminin yaygınlaştırılması ve bazı hakların geriletilmesi içerikli yeni kurallar da sendikaları ayağa kaldırdı.

Bir yandan sermaye merkezli, AB dayatmalı yasalar; öte tarafta, başta Trump’ın dayatmasıyla silahlanmaya artırılan kalemler ve bu artışın sosyal haklardan kesilerek çalışana ödetilmesi süreci vardı. Bu da kaybetmenin tehlikesini yaşayan gerçekleri ortaya koyuyordu. Bu nedenle örgütlü tepki kaçınılmazdı. Yine de sağ sendikal konfederasyonlar olaya katılmayarak sınıfsal özü pratikte farklılıklarıyla ortaya koydular.

Portekiz hükümeti ise azınlıktadır. Önümüzdeki seçimlere de az zaman kalmıştır. Bunlar, bir anlamda gelecek için kaos tehlikesini anlatıyor. Grevler belirli alanlarda, özellikle ulaşımda etkili oldu. Bu konu K. Kıbrıs’ta bazı açılardan acayip gelebilir. Çünkü birçok ülkede etkili olunan ulaşım alanları burada mevcut değildir. Örneğin, burada yapılacak grevlerin, hele de şehir içinde ulaşımı öyle etkin biçimde engellemesi söz konusu değildir. Çünkü kamu ulaşım yapımız sıfır derecesindedir. Genelde işe gidişler kendi araçlarıyla yapılmaktadır. Bu nedenle birçok ülkede grevin etkili olduğu alanlar sıralanırken trenler ve ulaşım denildiğinde, burada bunlar yok denecek durumdadır.

Sonuçta Portekiz’de grevler yaşandı. Parlamentoda bütçe görüşülecek. Hükümet azınlıktadır. Yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için tepkilerin rol değiştirme olasılığı da vardır. Ancak genel geçer kural hâline gelen somut durum şudur: Tüm kapitalist sistemde, özellikle son dönemlerde Amerika’nın dayatmasıyla artan askerîleşme ve silahlanma harcamalarının bedeli, çalışanların haklarından kırpılarak ödetilmektedir. Portekiz de bunlardan biridir. Yüzde 2–yüzde 5 oranında silahlanmaya ayrılacak kaynakların, kesinti denklemiyle sosyal haklardan alınacağı kesinlik kazanır. Bunlar yalnızca Portekiz’de değil; İtalya, Belçika ve Fransa’da da yaşanmaktadır.

Kısaca, okyanusların dalgalarının Avrupa’ya vuran kocaman etkileriyle Portekiz’e kısa bir dokunuş yaptım. Bizden de oraya gidip çalışma olanağı bulunan tercihlerden biridir. Orada grevler yapıldı. Bu, kapitalist genel akışın bir sonucudur. Bütçe görüşmeleriyle militarizme kaynak ayrılması ve sosyal haklara tırpan atılması ikilemi, ezilenleri örgütlü oldukları sendikalar aracılığıyla tepki göstermeye zorladı. Buna karşın, sınıfsal farklı bakış nedeniyle sermaye yanlısı sağ sendikalar eyleme katılmadı. Bu, dünya genelinde ortaklaşan bir gerçeğin Portekiz’deki yansımasıdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,938TakipçilerTakip Et
881AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Mega GES’in gölgesi: Ovakışla’da güneş kimin için doğuyor?

Bitlis Ovakışla’da yaşanan GES direnişi, yenilenebilir enerji tartışmasının en...

Murat Çakır yazdı: ‘Burgfrieden’ siyaseti ve Alman sendikaları

Orta Çağ’dan kalma “Burgfrieden” teriminin Alman işçi sınıfının...

Mahir Ulutaş yazdı: Yeniden Hürmüz Boğazı krizi üzerine

Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen süreç, küresel enerji piyasalarında modern...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Arif Bektaş yazdı: İngiltere’nin yeni başbakanı olması beklenen Burnham: Kapitalizm dostu ‘sosyalist’!

Yaklaşık iki yıllık başbakanlığı döneminde sağcı politikalar uygulayan İşçi...

Yücel Özdemir yazdı: Ankara Zirvesi öncesinde önemli hamle: ‘Avrupa NATO’su mu?’

7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde ev sahibi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO Zirvesinden Kıbrıs Gerçeklerine Ufak Bir Dolaşım

İstemesek de son günlerde salt Kıbrıs veya Akdeniz sıcak...

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Canlı yayın