iktibasMetin YeğinÖznenin yavaş demokrasisi - Metin Yeğin

Öznenin yavaş demokrasisi – Metin Yeğin

Her karar alma, bir süreçtir. Herkese sormak, herkesi ikna etmek, konsensus oluşturmak, yani kararın oluşmasını, kelimenin tam anlamıyla pişmesini sağlamaktır

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:

Son haflardaki yazdıklarıma, yine ‘Nesne Bükmeye’, ‘Özne’ ile devam edelim. Bir Ahmet Kaya şarkısı gibi oluyor, bu yazılar biliyorum; ‘Şehirlere bombalar yağardı her gece, biz seninle sevişirdik.’ tadında. Hemen yanı başımızdaki, büyük, seri ve toplu cinayetlerin, kurumsal şiddet tekellerinin maksimum karlı hesaplarının, giyotinden elektrikli sandalyeye uzanan, öldürme senfonisinin sahibi, kibirli ve boktan burjuva uygarlığının, son buluşu, insansız ölüm makinelerinin gölgelerinde, ‘özne olsak ne olur, olmasak ne olur’ diyeceksiniz.

Belki haklısınız ama ne yapalım, ‘Sözümüz silahımızdır.’ diyerek, teselli edelim kendimizi ve Sub. Kumandan Marcos’un kulakları çınlasın…

Öznelerin bir araya gelmesinin tadı da başka olur. Tabii ki bu, bir mükemmel toplum ya da üst insanlar cemaati olmayacaktır. –Mükemmel toplum talebi faşizmdir.– Ancak öznelerin, yani kendi adına, doğrudan karar verenlerin kararları, yanlış da olsa, kendi kararlarıdır. Bu karar alma mekanizmasını -ki özellikle mekanizma olarak kullanmaktayım, yani sadece bir tık olarak, yani beğendim beğenmedim biçiminde, bugünlerde çok sık kullandığımız sosyal medya sayfalarında ‘like’ lamak olarak düşünmeyin. Ve özneler topluluğunu, bir bilgisayar ağı üzerinden birbirleriyle iletişime (!) geçen internet ağı üzerinden inşa edilmesi hayal edilen bir ‘Roma demokrasisi’; olarak da kesinlikle görmeyin!

Bu sanal demokrasi, adı üstünde sadece sanal dünya içindir ve ancak bilgisayar oyunlarından biri olan farmville-çiftlik oyunu gibi hayali ürünler verir ki bunun en önemli tarafı, bu ürünler ne kadar çok olursa olsun karnınızı doyurmadığıdır.

Demokrasi bir süreçtir. Bu süreci ileride bir zamanda, 20-50 yıl sonra, parlak bir gelecekte –cennette– olabilecek bir şey olarak söylemiyorum. Her karar alma, bir süreçtir. Herkese sormak, herkesi ikna etmek, konsensus oluşturmak, yani kararın oluşmasını, kelimenin tam anlamıyla pişmesini sağlamaktır. Bu, ilk başta sanılanın aksine ve bize bu karikatür demokrasinin kullanma gerekçesi olarak sunulan; ‘bu kadar insan, nasıl doğrudan karar verebilsin’ deyişinin aksine, imkansız değildir. İlk başta yavaş gibi görünebilir ama gerçekte, bu yıkılası devletlerin, koca bürokrasi çarkları ile karşılaştırdığınızda hiçbir şeydir.

Ayrıca bu kararın ‘pişme’ süreci, onun uygulanmasını ve gerçekleşmesini kolaylaştırır, hızlandırır. Kararı yukarıdan devralmaz, inşa eder.

Yoksa devlet dediğin, hayatımızı, zamanımızı tüketen şeyden başka nedir ki ve öyle yapmıyor mu zaten…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Borçlular hâlâ birleşiyor

On yıl önce Barcelona’da birileri bana şöyle demişti: “Banka...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Özkan Yıkıcı yazdı: Ayrancı yurdunun doktorcuğunu kaybettik

Türkiye'de Ankara Kıbrıs Erkek Yurdu'nun, yetmişler döneminde Doktorcuk lakaplı,...

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Canlı yayın