iktibasMetin YeğinMetin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com
Kategori:

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın ne kadar iyi bir şey olduğunu saymaya başlıyor. Konuşurken ne zaman, ‘ama’ ya da ‘fakat’ diyecek, onu bekliyorum. Olabildiğince yüceltiyor. Yüceltmek kötü, çünkü imkansızlaştırılmaya çalışılıyor. Sonra esas noktaya geliyor ‘ama’ diyor ya da ‘fakat’; bizim ülkemiz, bizim topraklar, bizim insanlarımız, ‘gelenekleri’ diye devam ediyor ve ardından ‘kapitalizmden’ bahsediyor. Hem gelenekten, hem onu yıkan kapitalizmden aynı çizgide bahsetmesi paradoksal ama buna aldırmıyorum ben, kafayı ne zaman ‘ama-fakat’ diyecek ona takmışım. ‘Böyle bir şey yapmak için halkın bilinçlenmesi gerekir’ diye devam ediyor. Bu meşhur ‘Her şeyin başı eğitim’ Başöğretmen söyleminin solcucası.

Sonra konuşmanın 3. aşaması başlıyor; keşke olsa, keşke! Bir araya gelebilsek ama apartmanda yönetim toplantısında bile kavga çıkıyor ve kimseyle iş yapılamaz. Konuşmanın bu etabında kendinize acımanız, yıkılmanız ve yanlış bir zamanda dünyaya geldiğiniz için ah çekip kendinizi uyuşturucu maddeye bağlamanız yani telefon ve televizyon seyretmeniz gerekiyor. Tek kişilik avuç içi hücrelerimiz telefonlarımız ya da televizyonu açıp salakça kendimizi ona bırakmamız, onun da bize nasıl yaşamamız ya da yaşamamız gerektiğini anlatan dizilerinde, küçük Osmanlara ağlayıp, attığımız gollerle sevinmemiz, onlarla aşık olup, onlarla öldürmemiz, reklam aralarında bize sokuşturulan ürünlerden almamız, tüketmemiz gerekiyor.

‘Ama-fakat’ konuşmacıları, bununla da yetinmezler. Biz idealistlere, romantiklere dersimizi tam vermeleri gerekir. Yıkılan kooperatif örnekleri vermeye başlarlar. Bununla ilgili mesela Diyarbakır’da iki köy kooperatifi örneği var. Yıllardır sürekli bunları veriyorlar. Aslında STK’ler yani ‘Kafa Tamircileri’ tarafından kurulan bu iki örnek, biyoloji derslerindeki bezelye misali, yuvarlanıp yuvarlanıp önünüze sürülür. Sonra konuşma biter.

Eğer bana yönelik konuşuluyorsa bir de nezaket içinde ‘Hocam pek Latin Amerika’ya benzemez bizim topraklar’ diye eklenir.

Merilyn Linch,  Lehman Brothers,  AİG,  Royal Bank Scotlands, Loyds Bank isimlerini biliyor musunuz? ABD, İngiltere, İskoçya bankaları, finans ve sigorta şirketleri. Hepsi battı. General Motors şirketini biliyor musunuz? Hadi adını bilmiyorsanız Buick, Cadilac, Opel marka arabalarına belki binmişinizdir ya da filmlerde cakalı artistlerin kızları attıkları araba olarak görmüşsünüzdür. Onlar da battı. Yunanistan ve İrlanda bilirsiniz iki AB devleti. Geçen yıllarda battılar. Daha kaç ülke, kaç ulus ötesi tekel, kaç bin büyük şirket, kaç milyon mahalle bakkalı topu attı. Bunların hiçbiri kooperatif değildi. Hepsi kapitalisttiler. O zaman bana ‘kapitalizmi uygulamayalım bak batıyor’ neden demiyorsunuz?

İşin kötüsü onlar batınca bir de üstümüze çöküyor karabasan. O zaman neden hâlâ aynı uçurumdan peş peşe aşağıya atlıyoruz?

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’  devlet-kamu merkezli bir ekonomi değil, toplumsal bir ekonomi(!) inşa etmektir. Yani aslında, ‘kâr’, ‘verim’ ve ‘ekonomi’nin inkârıdır…

Bıkmadıysanız başka bir yazıda ve sokakta devam etmek üzere. Hadi şimdi telefonlarımızın başına, damarlarımıza yayılsın evrensel uyuşturucumuz…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Metin Yeğin yazdı: Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz...

Metin Yeğin yazdı: ‘Terra Viva’ kooperatifi

Bayağı fabrikaydı işte. Kocaman binası, sütlerin, peynirlerin, peş peşe...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,899TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın