yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Dünya yanıyor

Özkan Yıkıcı yazdı: Dünya yanıyor

Günlerdir değişik şekilde haberleri izlemek de güç. Gerçekten, dünya yanıyor. Salt Lefkoşa sokakları değil, resmen yurt dışından da duyulan haberlerde sıcaklıkların anormalliği bilgileriyle doludur. Üstelik alışılan normal iklim şartlarının epey dışına sarkmasıyla da hazırlıksızlıklar da işin cabası. Fakat tuhaf bir paradoks da işliyor. Dünya yanıyor. Resmen iklimlerin nasıl bozulduğunun kanıtları, hayatı sıkıştırarak yansımaktadır. Ama gelin görün ki aynı eksen siyasal alanda tersine işliyor. Öyle tersine ki iklimlerin bozulmasını açıkça savunan politik partilere iktidar yolu bir başka şekliyle de genişlemektedir. İklimlerin bozulmadığını, bunun yalan olduğunu, bu nedenle alınan ve kurtarma gibi sunulan basit tedbirleri dahi uygulamayacaklarını belirten siyasetler kamuoyunda epey karşılık buluyor. Zaten Trump gerçeği her şeyi anlatıyor. Hele NATO zirvesi nedeniyle de iltifak derecesi de bir başka halin mesajıdır.

Sıcak hava hem anormal hem de ısınarak artıyor. Bırakın K. Kıbrıs’ı, kapitalizmin önemli merkezlerinden İngiltere ve daha da genişleterek Almanya, Fransa’lı Avrupa’da bu haziran epey sıcak geçti. Öyle sıcak ki bilinen iklim dengesinin çok üstüne çıktı. Örneğin, İngiltere’de böylesi sıcaklara alışılmadığı, sıcaklar yükselince de evlere klima ihtiyacı oluştu. Dükkânlardaki serinlikler adeta kapış kapış derecesinde satıldı.

İngiltere böylesi iklim bozulmasına alışmadı. Fakat bunu yok sayan politikaları da savunan örneğin Refah Partisi şu anda sıfırdan birinci dereceye çıktı. Aynısına batı Avrupa’da da kolayca rastlarız. İnsanlar iklim bozulmasıyla yanarken, nedense şikayetlerini de belirtirken, buna neden olan politikalara, sermaye kârı adına katledilen dünya gerçeği çizgisinde siyasal seçeneklerine etki pek etmiyor. Bu da ilerideki geleceğin ne denli tehlikede olduğunu da ne yazık ki uyarmaktadır.

Dünya kaynıyor. İklimler epey bozuluyor. İstikrarsız ama büyük yıkımlar yaratan doğa olayları da çoğalıyor. Önlemler konusunda ise oldukça cılız. Önce ret etme, sonra karşılaştıkça zevahiri kurtarma sözlerle toplantılara geçildi. Hatta iş o denli politik saptırma ile ret etme çizgileri güçlendi ki bu konuda en çok rol alan Amerika, tam aksi iklim bozulmaları yok diyen Trump’ı saraya gönderdi. Devamında alınan göstermelik kararlar dahi kaldırtıldı. Devamında iklim bozulmalarına neden olan koşulları genişletmeye girişti. Fosil yakıttan tutun birçok önlem, engel yerine artırma ile karşılık buldu. Aynı benzerlik ne yazık ki İngiltere’de de var. Ama timarcılık da başka bir uygulama. Sanki çevreyi koruma ve iklim bozulmasını engelleme diye epey yüksek vergiler bazı maddelere konulmaktadır.

Dünya kaynıyor. Sıcaklar sert vuruyor. Dışarı çıkmak tehlikeli. Bir başka durum da var: sağlık sistemi de sermayeleşince, rant alanlı metalaşma çizgisine gelince de sıcaktan oluşan sağlık bozulmalarında da tedavi olma olguları tehlikeli hale geldi. Bunu ülkemizde net şekilde yaşıyoruz. Bir yanda havalar bozuldu. Onun sonucu sağlığa da yansıdı. Sağlık sorunu çıkınca, işler epey sorunlu. Hepimiz bunu yaşıyoruz. Bilinmeyen nüfus, yeni nüfus artışlı kararlar ile yetersiz sağlık durumu başka sorunla da sıcaklar saydamlaşmaktadır. Sağlığa dikkat, ısınan iklim bir anlamda hem yeni mikrop hem dengesiz savunma bedeniyle yeni hastalıklara da adaydır. Ama değişmeyen gerçek şu: iklimler bozuldu. Bu yaz daha işin başında havalar epey ısındı. Normal yaşam koşullarına ters etki yapıldı. Ama hayat sürüyor. Peki bunu yaratan politik iklimi soracak olursanız:

Terinden işliyor. Siyasal seçeneksizlik ile kriz dönemi daha gerici otoriter eksen kayışı sonucu iklim bozulmalarına da yansıdı. İnsanlar yanarken dahi bu şartları yaratan siyaseti seçen konumunda olma ikileminde davranmaya devam ediyor. Tabii ki önemli bir gerçek de buna ne yazık ki hizmet ediyor. Bizde de aynısını hep yaşıyoruz.

İklim bozulma konusuna yaşamsal önem vermeme bir yana, bu işlerin başka bir yüzü de var. Koltukta otururken, makam sahibiyken, belediyeden bakanlığa sorumlu haliniz veya üst bürokrat durumunuzda bu iklimi yaratma kararlarını ya direkt uygulayan veya imzalayan nice kişi, emekli halinde veya artık makamı kaybettikten sonra karşımıza en basitiyle fazla riskli olmama düşüncesi veya fondan fonlanma nedeniyle çevreci kesilmesi de inanılırlığı yok etmektedir. Görevde katleden, sonrasında çıkar veya rant veya boşluk doldurma sebebiyle de çevreci kesilme sonucu karşıt nice görüşe de güvensizlik veya ciddiye almama da oluyor.

Elbet bu konuda ta baştan uyaranlar ve bedel ödeyerek mücadele verenler de oldu. Fakat, özellikle konunun gündemleşmesi ile dünya bankasının da fonlarla denetime alma çabası sonucu, birçok konu gibi çevrecilik de karmakarışık oldu. Bunları yorumlayıp tercihte bulunma yerine de teslimiyete veya rantçılık ilgisizliğine kapılıp tümden ret etme kültürü de ne yazık ki gelişti. O zaman da açıkça doğa katliamcı partiler de mübarek sandıklardan çıkma kolaylığına sahip olurlar.

Kısaca, dünya yanıyor. Cayır cayır yakıyor. En modern kapitalist ülke falan da dinlemiyor. Fakat bunu çözecek politika daha çok gerilerde yerlerde sürünüyor. Direnen halk gruplarını dahi örgütleme noktasında değil. Devletler de bırakın önlemleri, konuyu söyleyen, yeni iklim katliamlarına direnen belirli halk gruplarını sopayla, biber gazı ve hapishanelerle susturmaya hız veriyor. Buyrun dünya gerçeğimize.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Neden Sánchez?

NATO zirvesi sonlandı. Bol şov, abartıdan abartıya imajlar ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Arada kaçırılmış gibi olanlardan, demeç ve Suriye gerçeği

NATO toplantısı başlarken bugüne durmadan bir şeyler yazdım. Demeçler...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
892AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mahir Ulutaş yazdı: NATO’nun yeni enerji mimarisinde Türkiye’nin zorlu rolü

7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen 36. NATO Liderler Zirvesi, ittifakın...

Vanessa Dourado ile röportaj: Ekolojik Krize Karşı Eko-Sosyalizm

Ekoloji, çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından ve en yakıcı...

İsmet Akça yazdı: Türkiye’ye Ortadoğu’da rol biçiliyor

NATO 3.0 olarak adlandırılan sürece baktığımızda ABD, küresel sistem içindeki gerileyen...

Yücel Özdemir yazdı: NATO 3.0: Avrupa’nın yeni militarist misyonu

NATO’nun 3.0 versiyonunun rotasının, Avrupa’yı ‘Rusya tehdidi’ni kullanarak rekor...

Metin Yeğin yazdı: Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kıbrıs’taki Mülkiyet Sorunuyla İlgili Fransa’dan Kritik Karar

Kuzey Kıbrıs’taki taşınmaz mülklerin satışı ve gayrimenkul faaliyetleri gerekçesiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Neden Sánchez?

NATO zirvesi sonlandı. Bol şov, abartıdan abartıya imajlar ve...

Canlı yayın