yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖzkan Yıkıcı yazdı: Brezilya'dan Sırbistan'dan gelen seçim sonuçları

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç haber vardı. Özellikle Brezilya seçimleri önemliydi. Sırbistan seçimleri de öğrenmeye değerdi. Tabii K. Kıbrıs’taki adeta kendi resmini aynada görüp de yaşayan UBP gerçeği bir başkaydı. Türkiyeleşme teslimiyetinin, kıskaçla sıkışan mengenede çıkışlara tanıklık dahi olmayacak derece kökleşen koşuldu. Bizdeki gelişmeleri sonraki makaleye bırakıp, dünyada konuşulan Brezilya ve Sırbistan seçimlerine kısa bir yorumlama yapalım.

Pazartesi sabahı Brezilya seçim sonuçları hemen hemen kesinleşmiş şekliyle açıklandı. Bu defa Lula ikinci turu kazandı. İlk turu faşist Bolsonaro oğul kazandıydı. Bir başka bozulan Brezilya seçim geleneği de vardı. İlk turu kazanan, genelde ikinci turu da alırdı. Lula bunu ters yüz yaparak, ilk turdaki kaybetmeği, ikinci turda tersine çevirdi. Yine, kamuoyu yoklamalarının her iki turda da tersi çıkması da başka yaşanan olgu hâlinde tarihe yazıldı. Bir anlamda Brezilya bazı ilkelerle seçim sürecini tamamladı. Tabii oğul Bolsonaro’nun tıpkı baba Bolsonaro gibi seçimleri tanımayacağını açıklaması da sürpriz değildi. Hele Trump’ın da üzüldüğü kesin. Seçimlere direkt müdahale etmesine karşın, desteklediği faşist Bolsonaro kazanamadı.

Önceki yazılarımda da uzun uzun yazdım. Fazla tekrara gerek yok. Sadece, Brezilya’da Amerika’nın kaybetmesi önemlidir. Sadece Brezilya üzerinden değil, son dönemki müdahalelerle sola karşı vurulan darbelerin son halkalarından olan burada olmaması önemlidir. Kalabalık nüfusundan önemli ekonomik hâli Brezilya’nın önemini anlatmaya yetip artıyor. Ayrıca kapitalist sistem içinde oluşturulmaya çalışılan karşıt yapılarda da yer alması, Amerika için yeni sonuçlar oldukça memnuniyet yaratmayacağı kesin.

Lula ise dördüncü defa seçim kazanıyor. Fakat bu defa zorlandı. Hatta elden gitmiş gibiydi. Oluşan sokak gücüyle gelen dış destekli karşıt ekseni yenmeyi yeniden başardı. Ancak Lula’nın işi zor. Parlamentoda hem de faşist eksenin çoğunluğu var. Eyalet bazında da valilerin çoğu karşı taraftan. Yasa geçirmek veya önemli kararlarda en başta parlamento engeli çıkacağı da kesin. Zaten bundan önceki uygulamalarıyla da Lula epey eleştiriliyordu. Yine de faşist aday yerine neoliberal zemin üzerinde sosyal politikalarla dengeleme çareleri açık piyasa modeline göre daha iyi olduğu kesin. Tabii bizi direkt etkileyecek nefes alma konumu da var. Oğul Bolsonaro kazansaydı Amazon ormanları da talan edilecekti. Şimdilik bu talanın vahşi şekilde yapılamama olasılığı devam edecek gibidir.

Kısaca: Brezilya’da Lula’nın kazanması, kendi ülkesinden başlayarak, Latin Amerika ve oradan da dünyada yeni bir faşist yönetimin de gelmesini engelledi. Ama parlamento çoğunluğu da ona bırakılarak. Lula bir anlamda ilk turda yaklaşık %3 oy geride iken, sonuçta ise %4 oyla kazanması da sandığa gitmeyen ve aradaki oyu alma adına yoğun çalışma yaptığı kesin. Bu da yeniden kamuoyu yoklamalarıyla kalmanın bazen sakıncalarını da gösterdi. Şimdi Brezilya eskiye göre daha zor ama kaybedilmesi hâlindeki durumdan daha iyi sürece girdi.

Unutmadan: Lula seksen yaşında. Kriz dönemlerinde liderlik önemli. Sol bu boşlukta bulunuyor. Önceki yazılarımda belirtirken endişeli yazdığım durumla: “İleri çıkan sol simgeler, mafyalar ve derin devlet tarafından katledilme gerçeği” işin gelecek tehlikesini de yeniden hatırlamak önemlidir.

Bolsonarolar yine yenilerek, Brezilya’nın da faşist eksene katılması şimdilik durdurulması da önemlidir.

Bir başka seçim de Balkanlarda oldu. Balkanlar son dönemde kaynıyor. Özellikle Sırbistan ve Arnavutluk’ta sokaklar epey ısındı. Sırbistan’da iki yıla yakındır süren öğrenci protestoları vardı. Öyle ki gün oldu kendi içerisine sistem muhalif partilerini dahi almadılar. Sırbistan Devlet Başkanı Vučić baskılar uyguladı. Başbakanının kellesini dahi aldı. Ama protestolar her hafta sonu sürdü. Çöken tren istasyonu çatısı altında ölen insanların bir anlamda tepkisel siyasal duruşuyla karşılık veriliyordu.

Sonuçta siyasal kumar da oynama, kendi geleceğini de ayarlama adına Vučić erken seçim kararı aldı. Tekrardan başkan adayı olmayacağı için de başbakan adayı olarak aday oldu. Öğrenci hareketi başlangıçtaki tutuma devam etti. Kendi adaylarını çıkardı. Tabii öğrenci değil de değişik kesimlerden adaylar koydu. Öğretmen, üniversite akademisyenleri, doktorlar, değişik mesleklerden avukat aday listesine konuldu. Halktan da gelen baskılar üzerine birçok muhalefet partisi aday çıkarmadı.

Bu seçim de pazar günü yapıldı. Sonuçta öğrencilerin listesi kazandı. Yaklaşık %11 oy fazla aldılar. On iki yıl Sırbistan İlerici Parti yönetimi sonlandı.

Balkanlardaki bu durum devamı için merak ediliyor. Benzer protestolar hem de son günlerde daha da sertleşen şekliyle Arnavutluk’ta da olmaktadır. Yeni bir hareket deneniyor. Öğrenciler kendileri olmasa da destekleyip programı yaptıkları insanları koltuğa oturtacaklar. Yolsuzlukla mücadele ve daha demokratikleşme çevresinde siyasal plan yapmaya çalışıyorlar. Tabii önemli bir soru da şu: Sırbistan’ın Rusya ve Çin ile iyi ilişkileri vardı. Şimdiki yönetim daha bir AB eksenli olup denklemi değiştirir mi, tahmin şimdilik biraz zor. Belirsizlik var. Bazıları Macaristan örneğini gösteriyor. Oysa Macaristan’daki muhalefet aynı partiden kopan ve Rus değil AB ağırlıklı politika uygulama açıklaması vardı. Sırbistan AB üyesi değil. Hatta Avrupa Sırbistan’a Kosova dayatmasını da yapıyor.

Çoğu yöneticinin deneyimsizliği yanında ortak siyasal duruş olup olmayacağı da zamanla anlaşılacak. Tek gerçek, bir otoriter ama Rus eksenine daha yakın parti seçimi kaybetti. Devamında netlik yok. Tek bilinen başarı, sokakta direnerek seçimi sonuçta kazanmalarıdır.

Bu seçim sonucuyla olacak gelişmeleri de izleyeceğiz. Sırbistan’ın salt Sırbistan değil, Balkanlar politikasından Avrupa eksenine önemli etkileri olacak konumu da var. Hele Kosova politikası bazı yönleriyle de ileride Kıbrıs’ta da örneklem olmaya adaydır. Bu nedenlerle Sırbistan’daki öğrenci hareketinin şiddete kadar seçim kazanarak da başarılı olması tartışılmaz. Şimdi sihirli döneme girildi. Kazanılan yönetimle neleri yapacaklar? Bunların da konuşulacağı kesin.

Kısaca Brezilya ve Sırbistan seçimleri sonlandı. Sıcağı sıcağına İsrail ve oradan da Amerikan ara seçimleri var. Sistem için konuşulan seçimlerdir. Bakalım ilgili gelişmeler, bize neleri düşündürecek. Ha: Bizde de altı Aralık’ta seçimler var. Öyle bir ilhaklaşma gölgeleri düştü ki eğer gerçekleri konuşmaya cesaret olursa, şimdiden söylenecek ve mutlaka tarihe kazılması gereken yaşanan vardı. Bunu da buraya ekleyelim.

Son önemli bir Türkiye notu. Türkiye’de barolar seçimleri yapılıyor. Hafta sonu İstanbul Barosu seçimi yapıldı. Ümit Kocasakal kazandı. Birleşik Cumhuriyet Grubu’ndandır. Ünlü anayasa profesörü de olan İbrahim Kaboğlu’nun listesi kaybetti. İzlediğim kadarıyla, gördüğüm bazı sahneler, bana acı olsa da sorularıma yanıt veriyordu. Hem neden sorusuyla Türkiye muhalefeti hem de önümüzdeki günlerde baroların savunmadaki tutum kuşkuları sorularımı artırmaktadır. Dilerim, yanılırım.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tunus’u hatırlar mısınız?

Dünya siyasetinin önemli davranışlarından biridir: aynı olaylar olsa da...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,265TakipçilerTakip Et
1,080AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Dönüşümlü Başkanlık Meselesi ve Liderlerin Tavrı Üstüne

Kıbrıs’ta Dönüşümlü Başkanlık (DB) diye bir “mesele” vardır. “Sorun”...

Fehim Taştekin yazdı: Doğu Akdeniz kumarında Libya ile bir el daha

Libya’yı 15 yıldır yabancı güçlerin çıkar rekabeti, farklı grupların...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Akıncı’dan Aliyev’e; “Üş Devled Teg Milled”

Azerbaycan’da başörtüsüynan ilgili megdeblerde yapılan uygulamalardan soğram Türkiya ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Canlı yayın