yazılariktibasÖzge Güneş yazdı: Düzenin 'Gen-Z sosyalizmi' paniği

Özge Güneş yazdı: Düzenin ‘Gen-Z sosyalizmi’ paniği

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

The Economist bu hafta “sosyalist gençleri” doğrudan hedef tahtasına oturtmuştu. Derginin 6-12 Haziran haftasındaki kapağında, parlak sarı bir zemin üzerinde bir telefon ve hemen yanında boncuklu bir bileklik yer alıyor. Telefon kılıfındaki yapıştırmalarda New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ve Birleşik Krallık Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski’nin fotoğraflarıyla birlikte “Kapitalizmin işi bitmiştir” ve “Kiraları dondurun” sloganları yazılı. Rengarenk boncuklu bilezikte ise “Zenginleri yiyin” (Eat the rich) yazıyor. Sayının kapak başlığı Gen-Z Sosyalizminin Yükselişi.

Müesses nizam başyazıda küçümseyeceği, ana akımı da şekillendirmesinden yakındığı yeni siyaset çizgisini böyle resmediyor. Zannediyorum ki burada New York merkezli sosyalist bir yayın olan Jacobin’in bahar 2026 sayısı olarak çıkardığı “Teen J” başlıklı ve temelde günümüz gençlerine konuşmayı hedefleyen sayısına bir gönderme de yapıyor. O kapakta da parlak bir pembe üzerinde kimi figürlerin fotoğrafları ve “grev”, “iklim adaleti” yazıyordu.

Boncuklar, yapıştırmalar, neon renkler ve hızlı tüketim hissi… The Economist’in kavramsallaştırmasıyla “TikTok çağı” ürünü bu siyaset, “baştan çıkarıcı” ve “paylaşılabilir mesajlar”dan oluşuyor ve “refaha bir tehdit” oluşturuyor.

İngilizce okuryazarı seçkinlerin sesi olarak tanımlayabileceğimiz Londra merkezli The Economist 1843 yılında kurulduğundan bu yana serbest ticaretin ve ekonomik liberalizmin bayraktarlığını yaparken, başyazılarını anonim olarak basar. Yani yukarıda betimlediğim kapak yazısı bu çizginin ideolojik manifestosu olarak anlaşılabilir.

Yazı bu anlamda şunu gösteriyor: düzene dair artan toplumsal hoşnutsuzluğu zorbalamaktan başka meziyeti kalmamış seçkinler, sosyalizmin s’sinden bile korkuyor. Çünkü yazının da itiraf ettiği gibi serbest piyasa liberalizminin kitlelere vaat ettiği pembe tablolardan hiçbiri gerçekleşmedi ve artık yenilmeye mahkum olduklarını biliyorlar.

Bu kadar gürültü koparılan Gen-Z sosyalizmi nedir derseniz; Gen-Z dedikleri kısmı “TikTok’un yüzeysel slogan çağıyla”, sosyalizm kısmını ise “kira kontrolü, servet vergisi ve kamulaştırma” gibi somut ekonomik taleplerle kodladıkları bir siyaset olarak çerçeveliyorlar.

Burada bir parantez açmadan edemeyeceğim: kapağa taşıdıkları Polanski kendini bir sosyalist olarak tanımlamıyor. Ama Polanski, açıkça sosyalistlerden esinlendiği politikaların da etkisiyle Yeşiller Partisi’ni kısa bir süre içinde İşçi Partisi’ne eş bir oy oranına taşıyarak düzene korku salmayı başardı. Yazıda üstü kapalı şekilde İşçi Partisi’ni de bu politikaları örnek almaması yönünde uyarıyorlar; ABD “ana akım Demokratlarının bile” bu tür politikalardan (bu kez Mamdani etkisiyle) etkilenerek bunları sahiplenebildiğine dair duydukları endişeden bahsediyorlar.

Yazıdan not etmeye değer önemli iki nokta daha var: Birincisi Gazze’nin unutulmamış olması, Gen-Z “Gazze öfkesiyle güçlenen” bir nesil olarak da tarif edilmiş. İkincisi ise aşırı sağ “daha az çılgın değil, üstelik daha tehlikeli” denilerek geçiştirilmiş. Bu arada yazıya paralel “Gen-Z neden milyonerlerin vergilendirilmesine takmış durumda?” adlı bir YouTube yayını da yapıldı ki çelişkileri burada daha da belirginleşiyor. Vergilendirme önerilerinin esasta kabul edilebilir olduğu ancak neden sayıca az olan milyonerler yerine sayıca daha fazla olan daha aşağı bir zengin gruba odaklanmadığı şeklinde bir takım tartışmalar yapıyorlar. Zaten yazıda da sorunlar tek tek itiraf ediliyor: Büyük şehirlerde kiralar çoğu zaman karşılanamaz, enflasyon çok yüksek, yapay zeka iş piyasasını altüst edebilir…

Özetle düzenin sözcüsü bize şunu söylüyor: “Sistem aslında harika çalışıyor, sadece ürettiği sonuçlar berbat”. Bir de bu sorunların sadece sistem devam ederse çözülebileceğine inanmamızı istiyor. 180 yıllık liberal bir amiral gemisinin, kira kontrolü isteyen gençleri “refah tehdidi” ilan etmesi göründüklerinden çok daha çaresiz olduklarını kanıtlıyor.

Esasta liberal düzen meşruiyet krizi yaşadığının farkında. Çünkü asıl tehdidin, milyonlarca insanın hayatlarında hiç deneyimlemedikleri hayali bir “refah” propagandasıyla büyümesi olduğu gün gibi ortada. Kitleler bu masala inanmayı reddediyor. Düzene duyulan hoşnutsuzluk artıyor, insani bir paylaşım talep eden kitleler genişliyor ve buradan doğan arayışlar farklı coğrafyalarda farklı siyasi biçimler alarak yaygınlaşıyor.

The Economist gerçeği görüyor, biliyor ve tam da bu yüzden korkuyor. Bugün kira kontrolü veya adil vergi isteyen o kitleler yan yana geldikçe, paylaştıkça ve sistemin duvarlarına çarptıkça bu talepler çok daha büyük bir şeye evrilebilir. Egemenleri tir tir titreten asıl büyük ihtimal de budur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ceyda Beysel yazdı: Mücadele umut versin

Arnavutluk’ta Zvernec bölgesinde koruma altındaki Sazan Adası’nı da kapsayan Trump ailesi...

Michael K. Smith yazdı: İsrail’in Pasifik’teki İnsanlığa Karşı Suçları

“Bize demokrasinin, uluslararası hukukun, insan haklarının ve insan onurunun...

Prabhat Patnaik yazdı: Neoliberalizm ve Aydınlar

Hindistan gibi üçüncü dünya ülkelerinde neoliberal kapitalizmin önemli bir...

Ertan Erol yazdı: Küba’da nasıl bir dönüşüm?

Geçtiğimiz ay ‘plan 176 önlem’ olarak adlandırılarak kabul edilen...

Ela Ava yazdı: “Rota yeniden oluşturuluyor”

ABD’nin 7-8 Temmuz’da NATO zirvesi sürerken İran’a yeniden başlattığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,919TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: Kıbrıslı Türklerin Yok Oluşu: Çözümü Zorlaştıran Görünmez Etken

Hemen açıklığa kavuşturmak isterim: Kıbrıs Türk toplumu herhangi bir...

Ceyda Beysel yazdı: Mücadele umut versin

Arnavutluk’ta Zvernec bölgesinde koruma altındaki Sazan Adası’nı da kapsayan Trump ailesi...

Yücel Özdemir yazdı: Avrupa’nın ‘şans kıtası’ Afrika mı?

Bir yıldan fazla bir süredir Almanya Dışişleri Bakanlığı koltuğunda...

Fikret Başkaya yazdı: Akademide kırım

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Maria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo’dan Sessizliğe

Kıbrıs'ın dağlık bir köyü bir maden sayesinde nasıl refahın...

Canlı yayın