.YeniçağyazılarMaria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo'dan Sessizliğe

Maria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo’dan Sessizliğe

Orjinal yazının kaynağıpolitis.com.cy
alıntı yapılan kaynakBasın Özetleri
Kategori:

Kıbrıs’ın dağlık bir köyü bir maden sayesinde nasıl refahın simgesi haline geldi? Onu inşa eden aynı uluslararası çevre neden sonunda çöküşüne yol açtı? Ve bugün, Kıbrıs yeniden kendi dışında alınan jeopolitik kararların sonuçlarını yaşarken, bu hikâye bize ne öğretebilir?

Bu yazı yalnızca Trodos’taki Amiyandos madenine ilişkin tarihsel bir geriye bakış değil. Aynı zamanda Amiyandos’u aşan bir soruya yönelik bir analizdir: Bir ekonomi, neredeyse tamamen tek bir dayanağa ya da uluslararası kabul gören tek bir anlatıya yaslandığında ne olur? Ve bu kabul geri çekildiğinde süreç ne kadar hızlı gelişebilir?

Pitsilya bölgesinde, Pelendri’nin üst taraflarından sonra yol yükselirken manzara aniden değişir. Bir zamanlar burada dağlık Kıbrıs’ın en zengin köylerinden biri bulunuyordu. Bugün ise neredeyse hiçbir şey yok. Birkaç harap bina, çatısı çökmüş birkaç ev ve geride ne kaldıysa yutmuş olan ağaçlar… Burası Yukarı Amiyandos köyü.

Bir Dağ Nasıl Sanayiye Dönüştü

Organize madencilik faaliyetleri 1904 yılında, Cyprus Asbestos Company’nin Trodos yamaçlarında, deniz seviyesinden 1.500 metre yükseklikte krizotil amyant çıkarmaya başlamasıyla başladı.

İşletme hakkı ilk yıllarda birkaç kez el değiştirdi. 1905 yılında haklar, diğer şirketlerin yanı sıra, yatağa yatırım yapan ilk İngiliz olmayan yabancı sermaye örneklerinden biri olan İtalyan Compagnia Mineraria di Cipro’ya geçti. Haklar 1919’da yeniden el değiştirdi ve nihayet 1934 yılında, ağırlıklı olarak Britanya sermayesine ait Cyprus Asbestos Mines Ltd CAM’a 99 yıllığına kiralandı.

Böylece maden, daha ilk yıllarından itibaren Kıbrıs’a yatırım yapmak için gelen yabancı sermaye için bir çekim merkezi haline geldi.

CAM, madeni inşa etti: Yaklaşık 13 kilometrekarelik bir alana yayılan, Avrupa’nın en büyük krizotil amyant yatağı.

Madenin etrafında adeta yoktan bir köy var oldu. Yerleşim yeri en parlak döneminde 10 bin nüfusa ulaştı.

1963 yılında madenin hemen yanında dokuz katlı bir zenginleştirme tesisi açıldı. Üretimin ölçeği etkileyiciydi: en yoğun yıllarda yılda 5 milyon tondan fazla kaya çıkarılıyordu. Bir ton ticari amyant üretilebilmesi için 150 tonu bulan bir kaya miktarının işlenmesi gerekiyordu. 1904’ten 1988’e kadar toplam 130 milyon ton kaya işlenerek yaklaşık 1 milyon ton lif elde edildi.

1960’ların başında tarım ile madencilik ve taş ocakçılığı birlikte hesaplandığında Kıbrıs’ın gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyordu, ekonomik olarak aktif nüfusun yüzde 45’inden fazlasına istihdam sağlıyordu. Amiyandos madeni bu tablo içinde adanın en büyük ve en kârlı madencilik işletmesiydi.

İlk yıllarda cevher, yaklaşık 30 kilometre uzunluğundaki teleferik sistemiyle Limasol’a taşınıyor, buradan onlarca ülkeye gönderiliyordu.

Bir Zamanların Hayat Biçimi

Madenin etrafında zamanla neredeyse kendi kendine yeten bir toplum kuruldu: okullar, sağlık merkezi, otel, kiliseler, dükkânlar. Topluluk en parlak döneminde 10 bin nüfusa ulaştı.

1948 yılında maaş artışları ve çalışma hakları talebiyle 29 günlük bir grev düzenlendi, 60’tan fazla işçi hapse atıldı. Burası yalnızca bir iş yeri değildi, kendi değerinin farkında olan bir toplumdu.

Bu nedenle Yukarı Amiyandos, halk hafızasında gayri resmî olarak “Monte Karlo” olarak anılır oldu — kumarhane ya da lüks yaşam olduğu için değil, çevredeki tarıma dayalı dağ köyleriyle karşılaştırıldığında düzenli gelir, örgütlü yaşam, ticaret ve sürekli hareketlilik olduğu için. “Amiyandos’ta yok yoktur” derlerdi eskiden.

Refahın Ardındaki Bedel

İş tehlikeliydi, amyant liflerine maruz kalınması kronik solunum hastalıkları ve yıllar sonra ortaya çıkan kanserlerle mücadele eden onlarca insan bıraktı geride.

1980’li yıllarda uluslararası bilim çevreleri amyant kullanımına karşı kararlı bir tavır almaya başladı. Talep çöktü, fiyatlar düştü, şirket çıkış yolu bulamaz hale geldi. Maden 1988 yılında kesin olarak kapatıldı — arkasında çöken bir ekonomi ve adanın en büyük çevresel yaralarından birini bırakarak.

Zirve yıllarında 10 bin olan nüfus, 2011 nüfus sayımında sadece 261 kişi olarak kaydedildi, 2021’de 287’ye yükseldi. Maden çevresindeki eski yerleşim yerinde artık kimse yaşamıyor.

Sonu Törenle Gelmeyen Bir Kapanış

Bu işletme ne bir törenle kapandı ne de düzenli bir geçiş planı takip ederek — uluslararası bilim çevreleri ona sırtını döndüğü için kapandı. Tek bir kaynağa dayanan hiçbir “imparatorluk”, zirvede ne kadar güçlü görünürse görünsün, dokunulmaz değildir.

Uluslararası Toplum Başka Yöne Baktığında

Amiyandos’un hikâyesi yalnızca geçmişe ait değil. Modern Kıbrıs en az iki farklı örnek daha yaşadı.

İlki 2013 banka krizi: finans sektörü büyük ölçüde yabancı mevduatlara dayanarak aşırı büyümüştü; uluslararası toplum bu modelin sürdürülebilirliğini sorgulayınca mevduatlarda kesinti uygulandı, bankalar çöktü.

İkincisi, 2026’daki İsrail-İran çatışması: Ağrotur’daki Britanya üssü yakınlarına kadar ulaşan insansız hava aracı saldırıları birkaç hafta içinde turizm sektörünü ciddi şekilde etkiledi. 2026’nın ilk dört ayında turizm gelirleri yaklaşık yüzde 24 düştü, İsrail’den gelen turist sayısı mart ayında yüzde 90’ın üzerinde geriledi.

Olumlu olan taraf, günümüz Kıbrıs ekonomisinin artık daha çeşitlendirilmiş bir yapıya sahip olması: turizm baskı altındayken profesyonel hizmetler, denizcilik ve teknoloji sektörleri ekonomik büyümeyi ayakta tutuyor. Mart 2026’da Cumhurbaşkanı Hristodulidis, toplam maliyeti 200 milyon avroyu aşan sekiz maddelik bir destek paketi açıkladı.

Amiyandos’un hikâyesi yalnızca kaybedilenler için yakılan bir ağıt değil, aynı zamanda bir pusula. 2026 yılındaki Kıbrıs, en azından kâğıt üzerinde, 1988 yılındaki Amiyandos’un hiçbir zaman sahip olmadığı araçlara ve kolektif hafızaya sahiptir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Trump politikasındaki bazı önemli öne çıkan taktiksel öncelikler

İran'a karşı saldırılar giderek artıyor. Amerika, açık şekilde kentleri...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken -4

Yaşamakta olduğumuz temmuz sıcaklığında, yeniden geldiğimiz Onbeş Temmuz yıldönümü...

Mahir Ulutaş yazdı: Emperyalizmin Askeri Yapay Zekâ Projesi: Veri Sömürgeciliği ve NATO

NATO ittifakının yeni bir stratejik yönelime geçişini temsil eden Liderler...

Vanessa Dourado ile röportaj: Ekolojik Krize Karşı Eko-Sosyalizm

Ekoloji, çağımızın en büyük toplumsal sorunlarından ve en yakıcı...

İsmet Akça yazdı: Türkiye’ye Ortadoğu’da rol biçiliyor

NATO 3.0 olarak adlandırılan sürece baktığımızda ABD, küresel sistem içindeki gerileyen...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
909AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Hediye Levent yazdı: Lübnan’da iç savaş hayaleti bir kez daha uyandı!

İsrail işgalleri, iç gerilimler gibi büyük kırılmaları atlatan Lübnan,...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Politis Ekibi yazdı: Cacoyannis’in 1974 Kıbrıs’ı Üzerine Destansı Belgeseli: “Tarih Tarafından Yönetildi”

1974 yazına gelindiğinde Mihalis Kakoyanis (Michael Cacoyannis) çoktan dünyanın...

Stavros Antoniou yazdı: Türk İşgalinin Üzerinden Elli İki Yıl Geçti, Hâlâ Gerçekten Korkuyoruz

Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin üzerinden elli iki yıl geçti; Kıbrıslı...

Canlı yayın