yaklaşımlarRasıh KeskinerNüfus sayımı yapılsın ama nasıl? – Rasıh Keskiner

Nüfus sayımı yapılsın ama nasıl? – Rasıh Keskiner

Kıbrıs’ın kuzeyinde her geçen gün aratan nüfus sorun üzerine sorunlar yaratmaktadır,

Pek çok sorunun kaynağı haline gelen bu nüfusla ilgili ne yapılması gerektiği hususunda herkes birşeyler söylüyor,

Köklü çözümün ne olacağını herkes biliyor ama popülizm uğruna net konuşmuyor, habire kıvırıyor.

Sonunda söleyeceğimi yazımın başında söyleyim:

Bir Kıbrıslı ile evlenenlerin dışında herkes geri gönderilmeli.

Bu kolay mı diyeceksiniz, veya insan haklarına aykırı değil mi diyeceksiniz,

Elbette ki kolay değil, ama insan hakları gözetilerek durum kolaylaştırılabilir,

Bir de hiç akıldan çıkarılmaması gereken birşey daha vardır, o da insan hakları bir başkalarının insan hakları ihlal edilerek kurulamaz,

Yani Kıbrıslıların insan hakları çiğnenerek, TC’den buraya taşınan herkese yurttaşlık verilerek insanlık haklarından bahsetmek mümkün değildir.

Kaldı ki, uluslararası hukuk, cenevre konvansiyonları da, hehangi bir toprak parçasını işgal eden Ülkeye, işgal ettiği ülke topraklarına nüfus taşımayı yasaklamaktadır.

Bu gerçekler ışığında, son zamanlarda gündeme getirilen nüfus sayımı ne getirecek ne götürecek,

Sonra nüfus sayımına ne gerek var, sokaklar konuşmuyor mu?

İrsen Küçük daha geçen gün nüfusumuzun 600 bin civarında olduğunu söylemedi mi?

Bırakın Cemil Çiçeğin ‘ siz nüfusunuzu bilmiyorsunuz’ dediğine,

Evet nüfusumuz her gün, hatta her saat değişmektedir, onun için nüfusumuzu bilmiyebiliriz,

Ama şurası bir gerçek ki, İrsen Küçük nüfusun 600 bin olduğunu söylüyorsa, kesin olarak nüfusumuz 800 bin olmuştur.

Kaldı ki Cemil Çiçek de nüfusumuzun ne kadar olduğunu bal gibi biliyor, çünkü her şey onun kontrolu, kaydı altındadır.

Ortada bu durum varken nüfus sayımı nasıl yapılacak?

Kim kimi nasıl sayacak?

Sayılsa da açıklanacak mı?

BM gözetiminde olsa ne olacak?

Kıaçaklar da sayılacak mı?

Şantiyelerde olanlar yazılacak mı? Yoksa sadece yurttaş durumunda olanlar sayılıp, bize yine nüfus şu kadar defacto, şu kadar dejur denilip ‘ işte size nüfus’ sayımı mı diyecekler? O da 270 bin falan olacak değil mi?

Sorun nüfus sayımı ile bitmez, çözülmez.

Dolayısı ile nüfus sayımı yapılsın yerine, Kıbrıslılarla evlilik yapanların dışındakiler, insan hakları da gözetilerek, adaya taşınan tarafından tazmin edilerek, geri gönderilmelidir talebi daha gerçekçi olacaktır.

Avrupa Parlamentosu son kararında, Türkiyeye, Kıbrısta demografik yapının değişmesine neden olan, Adaya nüfus taşımaktan vazgeçmesi çağrısını yapmaktadır.

Bu çağrıya kulak verilmeli, ve uluslararası platforumun desteği talep edilmelidir.

Yoksa nüfus sayımı yapılsa da hiçbir sonuç alınması mümkün olmayacaktır.

60-70 bin civarında yerel bir nüfus kalmıştır, bilemediğiniz 90 bin taş patlasa.

Buna Kıbrıslılarla evlenenleri de eklerseniz ki yüzde 17 olarak açıklanmıştır, onların çocukları ile birlikte 130 bin kişi olur ki bu topraklarda kendi kendimize yeterli oluruz.

Yoksa şu anda yurttaşlık bekleyen 220 bin kişiye de yurttaşlık verilerek olursa, bu işin içinden çıkılması mümkün olmaz.

Her hanede 4-5 ailenin insanca yaşam koşullarından uzak, ikamet etmesine göz yumulacak olursa da bu işin içinden çıklıması mümkün olmaz.

Bordro mahkumlarından ve bir kısım serbest çalışandan ve iş sahibinden kesilen vergilerle 800 bin kişinin insanca yaşamınını sağlamak mümkün olmaz.

Olmamaktadır da. Açık açık görülmektedir.

Kıbrısın yüzde 38 lik toprağı, ki önemli bir kısmı da askeri bölgedir, bu kadar nüfusu taşıyamaz.

Alt yapı çökmüştür. Normal bir nüfus yapısında, eğitim için 100 öğretmen gerekiyorsa, aşırı bir nüfus için 300 öğretmene ihtiyaç vardır,

Normal bir nüfusun sağlık bakımı için 100 doktor gerekiyorsa, aşırı bir nüfus içi 300 doktora ihtiyaç vardır,

Normal bir nüfusun asayişi için 100 polis gerekiyorsa, aşırı bir nüfus için 300 polise ihtiyaç duyulmaktadır,

Benzer örnekleri çoğaltabiliriz,

Dolayısı ile kendi kendimizi yönetmek istiyorsak birinci olarak bu aşırı nüfustan kurtulmalıyız,

Aşırı nüfustan kurtulmamamız kendi irademizin yansımasını getirecek,

Aşırı nüfustan kurtulmamız, kendi ürettiklerimizle kendimize yeterli duruma gelmemizi sağlayacak, ve TC yetkililerinin ikide bir bizleri aşağılamaları

Bu çerçevede sorunu değerlendirirsek talebimiz de:

Nüfus kontrol altına alınsın değil, Bu toprak parçasının taşıyabileceği miktarda olsun, ki o da Kıbrıslılar ve Kıbrıslılarla evlenenler asıl nüfusu oluştursun.

Yoksa, şu anda nerede ise 6 da 1, 7de 1 oranına düşen Kıbrıslıyı yakın gelecekte mumla arayıp bulamayacağız.

 


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

1 comment

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
928AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Evren Balta yazdı: Türkiye ve İsrail neden karşı karşıya geliyor?

18 Ağustos’u 19 Ağustos’a bağlayan gece İsrail savaş uçakları,...

Özge Güneş yazdı: Trump’a karşı mücadelede ilerici program arayışı

ABD’de 2026 ön seçimlerine kazanan adaylar kadar onların etrafında...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Canlı yayın