yaklaşımlarRasıh KeskinerÖmür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan bir salgın ile karşı karşıya bulunmaktayız. Bütün ülkeler insanlığın karşı karşıya olduğu bu ölümcül felaketi yenmek için uğraş vermektedir. Bu salgın bizi de teget geçmemiş tam da içimize dalmıştır. Böylesi bir felaket durumunda bu ülkenin kuzeyini yönettiğini iddia edenlerden beklenen, pek çok ülkenin yaptığı gibi, bir araya gelerek bu krizi tek elden yönetmek, tedbirleri tek elden almak olmalıydı.Ama ne yazık ki “ömür biter bu sevda bitmez” hastalığı (koltuk ve seçim kaybetmeme) bu bir araya gelişi mümkün kılmadı. Bu virus salgınını bile siyasi gelecek hesaplarına çevirdiler. Bu çerçevede her siyasi kendi makamına avantaj sağlamak için ayrı ayrı demeç vermeye başladı. Her biri ayrı ayrı sağlık komiteleri, ekonomik komiteler kurdu. Oysa tek bir sağlık_bilim kurulu kurup tek elden tek sesten yönetilebilirdi. Komitelerin biri başka, diğeri başka konuşmaya başladı. Pilli başka, Tatar başka, Özersay başka konuşmakta. Özersay ‘ben başbakan olsam bu işi daha iyi yönetirdim’diyor Biri ohal dedi, diğeri kısmı sokağa çıkma dedi.  Hayati bir konu olan KC den ilaç talep etmek ilaç almak bile sorun oldu. İşi oraya vardırdılar ki nerede ise Akıncıyı kaçakçı ilan ettiler. Oysa böylesi zamanlarda karşılıklı her iki taraf da daha sıkı temas, daha sıkı işbirliği ve dayanışma içine girmeliydi. En iyi güven yaratıcı önlem şimdi gösterilmeliydi.Kıbrıslılar böylesi zamanlarda bu dayanışmayı görmek isterlerdi her iki taraftan da. Daha geç değil, yetklilerin daha çok dayanışma içinde birbirimize ne gibi yardımlarda bulunabilirizi görüşmeli ve bu karşılıklı dayanışma-yardımlaşmayı ileri götürmelidir..

Gidişat iyi değil. Böyle bir idare olmaz. Zaten yoktu ama bu böyle gitmez gitmemeli.Her kafadan bir ses çıkar. Vatandaş kime inanacağını şaşırmış durumda. Seçimlerde avantaş sağlamak için girmedikleri kılık yapmak zorunda kalmadığı iş kalmadı. Kamu görevlilerinden yapılan kesintilerde, biri herkese eşit diyerek, diğeri hayır eşit olmaz diyerek avantaj sağlamaya çalışıyır. İşlerinden durdurulan ve çalışmayanlara yapılacak katkıda bile ne yapacaklarını bilmiyorlar. Her kesime şirin görünmeye çalışıyorlar.

Bakmayın siyasilerin farklı farklı konuşmalarına. Hepsinin birtakım işyeri ve kesimleri rahsatsız etmemek için konuşmalarına özen gösteriyorlar. Büyük sermayeye, kumarhane patronlarına, bankalara, GSM şirketlerine hiç dokunmuyorlar. Onlar için hiç söz edeni gördünüz, duydunuz mu?

Peki ne yapmalı. Siyasileri bu koltuk sevdasından nasıl kurtarabiliriz ki belki ülkenin içinde bulunduğu bu salgın felaketinden kurtulmak için bir araya gelirler ve birlikte çalışırlar.Gelin bunları  şu anda bulundukları makamda “gademici” yani devamlı hiç değişmeyen olarak ilan edelim. Seçim meçim yok! Seçim olacak olsa bile bunlar “onursal başkan ve vekil” olarak kalsınlar. Böylece bu SEVDA endişesi de ortadan kalkmış olur ve tek elden yöneten yönetici olurlar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...

Keskiner: Sol gevezeliği değil sol değerleri savunduk ve savunuyoruz

TKP'den 4 Ağustos 1988 tarihinde Disiplin Kurulu kararı ile...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
890AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Volkan Yaraşır yazdı: Küba Devrimi ve Barbudos’lar

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Canlı yayın