yaklaşımlarRasıh KeskinerNereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkiye’ye ilhak edileceğinden söz etmektedirler. Son günlerde bu yöndeki söylemlerin daha da artmış olduğunu görmekteyiz. Bu söylemler ile aslında rejimin istediği halde açık açık dillendiremediğinin bir nevi propagandasını yapmaktadırlar.

Evet ilhak! Resmi mi gayrı resmi mi? Önce bunu açıklığa kavuşturmakta yarar vardır. Resmi olarak ilhak edilmeye gerek kaldı mı? Ülkenin kuzeyinde kontrol altına alınmadık herhangi bir alan bırakıldı mı? Bir zamanlar” Bizde ne varsa sizde de olacak” dediler ya. Şu anda onda ne varsa burada da yok mu? Yolsuzluk, Rüşvet, Katillik, Hırsızlık, Tecavüz… Yönetim kadrolarının tümü. Nüfus transferi hızla devam etmektedir. Cumhurbaşkanlığı, Hükümet, basının büyük bir kesimi… İstediği zaman istediği parti başkanını, istediği başbakanı, bakanı vs teferruatı değiştirmiyor mu? Eğitimde, Radikal İslam’ın yayılmasında, sağlıkta ve diğer alanların denetimi elinde değil mi? İlaveten Kumarhane, kara para, kadın ticareti de cabası… BU şarlar altında adını siz koyun ilhak resmi mi, gayrı resmi mi? Ve İlhakı Resmi olarak ilan etmeye gerek var mı?

Şimdi TC nin bir istirdat projesi olduğunu biliyoruz. Bu projeye göre kaybedilmiş toprakların geri alınması hedeflenmektedir. Bu çağda bu hayalin gerçekleşmesi mümkün mü? Özellikle bir kuzeyin AB toprağı olduğu bir durumda. Günümüzde buna Rusya cesaret edebilmiş olmakla birlikte, Kıbrıs’ın kuzeyinde şartlar hiç de resmi ilhaka uygun değildir. Dolayısı ile gayrı resmi ilhak, adını koymadan devam edecektir. Nereye kadar… Bir andlaşma olana veya Kıbrıslıların yok oluşuna kadar.

Resmi olarak Kıbrıs’ın kuzeyinin TC’ye ilhakının İstirdat Projesinin hedefler ile bağdaşmamaktadır. Projeye göre Kıbrıs’ın yarısı değil tümünün geri alınması hedefler arasındadır. Kaldı ki böyle bir adım TC nin tüm Kıbrıs üzerindeki Garantörlük haklarını da ortadan kaldırır ki bu istedikleri bir şey değildir. Ayrıca böyle bir adım Yunanistan’ı da güneyde de komşusu durumuna getirir ki bu da istenmeyen bir husustur.

Böyle bir değerlendirme ışığında, TC Kıbrıs’ın kuzeyini her yönüyle teslim almayı sürdürecektir. Bu bir durum, tanınmamış bir toprak parçasının olması hem TC hem de uluslararası kanunsuz işlerin döndürülmesi için gereklidir. Her tarafı delik deşik olan hudutlardan katiller, hırsızlar, kara para, uyuşturucu rahatça girip çıkmaktadır. Bu şartlarda ilhak ilhak diye sürekli söylemler yerine, buna çanak tutan yerli işbirlikçileri teşhir etmek, bu gidişe karşı, ablukayı kırmak için örgütlü mücadeleyi ön plana çıkarmak kaçınılmaz bir görev olmalıdır.

Diğer yazıları

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...

Keskiner: Sol gevezeliği değil sol değerleri savunduk ve savunuyoruz

TKP'den 4 Ağustos 1988 tarihinde Disiplin Kurulu kararı ile...
4,450BeğenenlerBeğen
1,532TakipçilerTakip Et
3,957TakipçilerTakip Et
840AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kurban edilen bölgeler — Ecehan Balta

Kapitalizm bazı coğrafyaları sadece sömürmez; onları gözden çıkarır. Belli...

Rüzgar sağdan sert esiyor — Ali Şahverdi

Sachsen-Anhalt eyalet seçimleri 6 Eylül'de yapılacak. Seçimlere dört ay...

Köroğlu Sovyetlerde nasıl popülerleşti? — Kavel Alpaslan

Bolu Beyi’ne karşı verdiği mücadelesiyle hepimiz Köroğlu efsanesini gayet...

Suriye Kürtlerine ne oldu? — Hediye Levent

Suriye bir süredir İran savaşının gölgesinde kaldı ancak aynı...

Hançer! – Özkan Yıkıcı

Kıbrıs’ta tuhaf ama net olan bir tutum geliştirildi. Devamında...

Nakba’dan sürgüne: Edebiyatın hafızası — Kıvanç Eliaçık

Filistin edebiyatının modern karakteri 20. yüzyılın başında şekillenmeye başladı....

Direniş ve dersleri ile Bolivya kaynıyor – Özkan Yıkıcı

Son günlerde bizim genelde medya dokunmasa dahi Latin Amerika...

Canlı yayın