iktibasMetin YeğinNesneyi tersine bükmek - Metin Yeğin

Nesneyi tersine bükmek – Metin Yeğin

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:

Bu yazıyı ‘Zaman mı bozuldu Biz mi’ yazısının bir parçası olarak okuyun lütfen. O yazıda ‘Nesneleri ve nesnelerle olan ilişki biçimlerimizi değiştirmediğimizde bu bozulma ve bunu yapmadıkça bu çürümeyi ortadan kaldırma şansı da yok.’ derken, sözünü ettiğim şeylerden birine değinmek istiyorum.

Bir fabrika ya da toprağın kolektif olarak işgal edilmesi, nesneyi tersine büker. Nesnenin mülkiyet hali, kolektif olana dönüşmesiyle beraber, ‘katı olan buharlaşır’. Bu basit bir el değiştirme değildir. Bu yüzden bir fabrika ya da toprağın kolektif işgal edilmesi, kafamızda ağ kurmuş, temerküz kültürünün de parçalanması demektir.

Hegemonyayı kırmak mutlak surette ‘cüret’ ister. Cüret hegemonyanın kullanım çubukları, mesela güvenlik güçleri, yapma ya da yapmama emirlerine karşı gösterilen değil havada olan, bir anlamda hiçbir yerde ama aynı zamanda her yerde olmasını sağlayan ideoloji bulutları, bunu sınıf sınıf taşıyan az maaşlı öğreticileri, televizyonları, gazeteleri, sahte ve iki yüzlü ahlakları ve daha da önemlisi, ‘başka türlüsünün mümkün olamayacağı’ düşüncesine karşı bir cürettir. Hegemonya bir yandan senin hiçbir şey yapamayacağına seni ikna ederken aynı zamanda yapabilmen için de ancak kendisi gibi olman gerektiği kanısını yerleştirir. Onun gibi olursan onu kırmak gücünden yoksun olacağından ona karşı da olsan bu karşı olmak bile her gün kendisini yani hegemonyayı yeniden inşa eder. Bu yüzden ‘cüret’ her zaman ‘ütopik’tir çünkü hegemonyayı parçalamayı hedefler.

Bu yüzden bu ‘cüret’lerden biri sistemin en kutsal tanımı ‘mülkiyet’e ilişkin işgal sadece o mekanın işçiler, ‘civil’ yani gerçek anlamında yurttaşlar tarafından ele geçirilmesiyle kalmaz bu durum yeni bir kimlik yaratır ya da tam tersinden söylersek, mekan ancak cüretli-ütopik bir değişim gerçekleştirilebilirse yeniden olur.

İşgal eylemi bütün diğer ‘eylem’ler gibi eyler. Bu ‘eylemek’ durumu sadece bir yerin başkaları -ki burada kast ettiğimiz ‘sistem yıkıcılar’ı- tarafından ele geçirilmesi değildir. Doğrudan mekanın değişimi söz konusudur ki mekan asıl olarak sahipleri, kullananları, iktidar olanları, kolektifleri ya da sahipsiz olanları ile mekandır. Yani bir işgal eylemi ile öncelikle ve daha doğrusu birlikte mekan kendi bağlarından kırılarak başka bir mekan olmaya geçer. Aynı zamanda, hemen ve sonra!

Daha doğrusu birlikte işgalci kişi, kendi bağlarından, ‘sahipleri, kullananları, iktidar olanları, kolektifleri ya da sahipsiz olanları’ ile bağlarını kırar ve değişir.

İşgal cüreti, kendi başına 4-5 yüksek puanlı üniversiteden ve İskenderiye kütüphanesinden çok daha fazla değiştirici, etkileyici ve illaki söylemek zorunda kalırsak öğreticidir.

Bu yüzden başarısız! Olmuş bir işgal bile ‘eylemek’ ile kendisinden beklenenden çok daha fazla şey yapmıştır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Metin Yeğin yazdı: Komün ve onur

Zapatista komününde oturuyorduk. Önümüzde cetvelle çizdiğimiz sayfalar vardı. Cetvel...

Metin Yeğin yazdı: Yüz yıllık direniş

Nobel Barış Ödülü sahibi, 94 yaşındaki Adolfo Pérez Esquivel,...

Metin Yeğin yazdı: Bolivya: Şenlikli Demokrasi

Dünyanın Sokakları’nı yeniden, bu köşede yazmaya başladım. Bolivya halkı yeniden...

Terra Viva – Metin Yeğin

Bu yazı iyi gelir gibi geldi bana, bu karda,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,932TakipçilerTakip Et
885AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Köylüm Bektaş Göze’nin ardından

İkimiz de Dilirga bölgesinde doğduk. Köylerimiz ayrı olsa da...

Yusuf Karadaş yazdı: Erdoğan’ın ‘Türk-Kürt-Arap ittifakı’ ABD projesi mi?

Emperyalistler arasındaki hegemonya mücadelesinin en sert ve kırılgan fay...

Ela Ava yazdı: ABD ile mutabakat İran içindeki ayrımları alevlendiriyor

İran ile ABD arasındaki gerilim bir adım ileri, iki...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Lefkoşa-Ankara Hattında ‘İç Hat’ Düğümü

Kuzey Kıbrıs hükümetinin Ankara temasları sonrası duyurduğu “Ercan Havalimanı’nın Türkiye iç hat benzeri...

Dionysis Dionysiou yazdı: Anısına — Tüm Kıbrıslıların Sevgül’ü

Birkaç yıl önce "Politis"teki büromda telefon çaldı. Hattın öbür...

Vivian Avraamidou Ploumbis yazdı: Siyasetin Başaramadığını Başardı

Dün gece Facebook'ta dolaşırken, birkaç saatliğine de olsa Kıbrıs'ın...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak – 2

İnsan onuruna yakışmayacak, her türlü kirli işin ekonomi diye...

Ali Deniz Kılıç yazdı: Sırrı Süreyya’nın ayrımı: Barış başka, çözüm başka mı?

Hansel ile Gretel, ormanın derinliklerine terk edileceklerini anlayınca eve...

Canlı yayın