iktibasMetin YeğinMetin Yeğin yazdı: 'Terra Viva' kooperatifi

Metin Yeğin yazdı: ‘Terra Viva’ kooperatifi

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com
Kategori:

Bayağı fabrikaydı işte. Kocaman binası, sütlerin, peynirlerin, peş peşe geçtiği bir üretim bandı, markalı kutular, ‘Terra Viva- Yaşayan Toprak’ markası, çalışanlar beyaz önlükleriyle çoğu kadın, biraz erkek. Güney Brezilya’da bir yerdi. Bir haftadır çalışıyordum burada. Büyük mukavva süt kutularını kapatıp forklifte yüklüyordum, tam kapanmamış sütleri banttan ayıklıyordum, kaynatma kazanlarına düşen peynir kutularını yerden temizliyordum ve hemen yıkamak lazımdı, yoksa hepimiz peynir kokuyorduk, zaten peynir kokuyorduk ama öyle olunca daha çok ve biraz da süt yanığı, kazandibi gibi oluyor insan…

Hatta bir idare odası da vardı, üretilenlerin ve satılanların yazıldığı. Diğer fabrikalardan farkı, herkes 8 saat çalışıyor ve herkes eşit ücret alıyordu ama kadınlar 4 saat çalışıp, aynı ücreti alıyordu. Yani erkeklerin iki katı ücret alıyor gibiydiler. Bir de patron yoktu. MST-Topraksızlar hareketinin bir kooperatif fabrikasıydı. Küçük çiftçilerle ortak kurmuşlardı. Patron odası dahi yoktu. Yönetim odasında kendi afişleri asılıydı patron, müdür filan yerine. Bir de Che Guavera fotoğrafı vardı. Che bir el arabasında şeker kamışı taşıyordu. Çalışma bakanıydı o sırada…

Sütler, peynirler ve meyveli yoğurtlar, ananaslı, mangolu, papayalı, envaiçeşit ve organiktiler. MST’nin işgal topraklarında ve küçük çiftçilerin bahçelerinde beslenilen hayvanların, ağaçların ürünleriydiler ve gerçektiler. En çok burası şaşırtacak sizi. Yani bilgisayarda tıklayarak üretilen sanal bir çiftlik olmaması! Sütlerin bayağı içilir, peynirlerin ekmeklere ve yine aynı toprakların buğdaylarından pişirilmiş ekmeklere sürülebilen -ince bir dilim ve çok çok süt kokan- ve Instagram fotoğraflarından, Facebook sayfalarından ibaret değillerdi.

Zaten herkesin kendinde olmayan şeyden, tutsak düşenlerin özgürlükten, yoksulların paradan, muhafazakâr politikacıların ahlaktan bahsettiği bu dünyada, lafla yürümeyen peynir gemilerimiz de çoktan karaya oturuyor artık…

Sonra bazı akşamları oturup bütün işçiler, üretici delegeleri, tüketiciler yani onlardan doğrudan satın alan işçi sendikaları, kadınlar ve erkekler üstlerinde MST yazan, süs kabağından oyulmuş kaplarıyla Mate çayı içiyorlardı yine kendilerinin ürettiği ve ne kadar ürettiklerini, kazandıklarını, ne yapacaklarını, bir dahaki süt ve peynir fiyatlarını, yani her şeyi konuşuyorlardı…

Ve rom içiyorlardı şeker kamışından kendi yaptıkları ve oldukça sert…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Metin Yeğin yazdı: Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Özkan Yıkıcı yazdı: Seçim süreçlerindeki ekonomik kullanım

Gerek K. Kıbrıs gerek ise Türkiye seçim süreçlerine şöyle...

Canlı yayın