yaklaşımlarÖzkan YıkıcıNato üyelikte açık kart dolaşımı - Özkan Yıkıcı

Nato üyelikte açık kart dolaşımı – Özkan Yıkıcı

Nedense, Kıbrısta sınırlar açıldı. İletişim sürüyor. Buna karşılık medya da yayaygın. Bilgi edinme de daha kolay. Tüm bunlar enazından daha koolay iletişim ve bilgilendirme olmasını da yaratması gerekirdi. Daha ortak davranma oluşturmayı da tetiklemesi lazımdı. Ama tam tersi odenli yakınlaşan ilişki ayni zamanda sorunlarda yabancılaşma ve iki tarafta olanları bilmeme tutumlarını da yaygınlaştı. Tesadüf falan değil, resmen siyasal duruş haline geldi. Daha ilerisini de belirtelim: kapılar kapalıyken dahi belirli engeler ile sansürler de varken, yine de her ikintarafta, karşı tarafta olanlarınhaber yapar, yorumlardı. Şimdi oda giderek sıkışan bazı resmi çıkar dışında yok derecesine taşındı. Genel konulara hiç deyinmeyecem. Zaten dünyadaa olanlara, dünya ile ilişkiler ekseninden pek de ilgi yok. Yayın da resmi siyasal duruşla yetiniliyor. Tüm bunlar da artık Kıbrıs gerçeklerinden de kopmayı getirdi. İlgi ve bilgi eksikliği de bazı haber veren gelişmelerin de anlaşıllmamasına kolayca zemin hazırladı.

Tüm bu özetlediğim Kıbrıstan bir örneklem verecek olursam: Kıbrıs resmen Natoya açık üye talebinde bulundu. Neredeise haftalar geçti. Pek de yankı yaratmadı. Oysa önemli sıçramadır. Ayni zamanda eğer pazarlıkla da kabul edilirse, Kıbrıs başka eksenle de kaçınılmaz olarak oturacaktır. Tam da bunlar hasır altı edilip ama pratikte pazarlıklaşırken, Amerika da normal karşılarken, hafta sonu Larnakada protesto eylemi yapıldı. Hem Nato hem de Larnakada kurulacak deniz üstüne tepki gösteriliyordu. Buda haber olmadı. Daha önceleri de örneğin, Ağrotur üstünde de gerçekleşti. İngiltere Amerikan uçaklarının nbölgeği bonbalamalarına protesto konuldu. Bunlar da pek Kuzeyde ilgi görmedi. Oysa bazı yemeli işmeli tek taraflı veya iki kesimli etkinliklerde “Kıbrıs Nato üstü olamaz” sloganı atılma lüksündeydi.

Gerçekten konu önemli. Kıbrıs Cumhuriyeti Amerikaya Nato önerisini getirdi. Meşur Hrisdodulidisin Amerika ziyaretinde yapıldı. Baydın da iyi karşıladı. Daha önceleri de Amerika nakada deniz üstü gibi askeri yerleşkeler kurma girişimleri oldu. Türkiye ise açık ret demedi. Klasik Erdoğan taktikleri pazarlıkları olduğu tahmini sürpriz değildir. Tabi ki bir de Trump beklentisi de vardır. Ama net olan gerçek şu: Kıbrıs zaten Nato üstü olarak kulanılıyordu. Adadaki askeri güçler Nato askeri. İster İngiltere üstleri ister Kuzeydeki Türkiye askerleri hepsi Nato askeridir. Yeri geldiğinde de Natosuz görüntülü Natolu müdahale tahtası sıçrama yeri de Kıbrıs gayet kulanılır koşula ulaştı.

Şimdi, eğer konu gelişlerse elbet bazı ayarlar da düşünülmeelidir. İngilterenin bilinen basit önerisi ile Türkiye askerleri adada Nato askeri olarak kalıcılaşma yasalığını da bulacaktır. Bunu İngiltere bir ek öneri olarak hep Türkiye üzerinde kulandı. Türkiye ise zaten konuda hep pazarlık sınırında dolaşıyor. Tabi ki adadan çekileceği demek değildir. Seçenek olarak da ilhaklaşmayı kaldırmadı. Zaten çabaları bu ikilem üzerinden gelişiyor.

Dikati çeken, gerek teslim olan kuzeye konu konuşturulmazken, Türkiye kamuoyu da olayda sesizlikte duruyor. Bu demek oluyor ki hem pazarlık hem de Trump beklenme ihtimaline oynanıyor. Kıbrıs cumhuriyeti ise gelecek beklentileri giderme adına Natoyu esruman olarak kulanıyor. Hem kendini daha bir rahatlatacak, hem de anti Nato tepkisini “çözüyorum” algısıyla giderme peşindedir. Konuyu anlama adına birkaç hatırlatma da ekleyelim.****

Kıbrıs adası, daha dünya paylaşılırken batının eksenine düştü. Tüm ayarlar batı kuralları sömürgesel gerçeklerine göre şekilendi. Bağımsızlık dahi garantörlü kontrol ile resmen müdahale demokratik görünümle damıtıldı. Garantörler ise Nato üyeliği düşünüyorlardı. Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Britanya arasında sorun değildi. Ama bir muziplik oldu. Makariyos adayı bloksuzlara soktu. 1961 yılında resmen ada Bloksuzlar üyesi oldu. Batı ve özellikle Makariyosun niyetini biliyordu. Fakat, kurdurtulan yasal şekliyle, Türk Doktor küçük veto ederse ada bloksuzlara giremiyecekti. Küçük bir anda tarafsız kalıp adanın Natoya kgirme şansını da yok ediyordu.

Bu gelişme şaşkınlığı az sürdü. Hemen Kemal Coygun yeni temsilci olarak geldi. Yeniden bonbalama eylemleri  provakasyonları başladı. İki gazeteci de katledildi. Devamıda da iki kesim çatışmaları da başladı. Halbuki Makariyos eğer bloksuzlar seçkisini yapmasa, belki de hat da muhtemel olarak iki toplum çatışmaları da başlatılmayacaktı. Gelişmeler zaten Bloksuzlar girişi ile ayrışma yeniden tırmandırdığı buluşmasıdır.****

Sadece bu hatırlatma sanırım nedemek istediğimi anlatır. Şimdi müracat bir yana, son ABD gelişmeleri ve Türkiye tutumları bazı öngörüleri artırıyor. Geliştikçe de anlamak daha kolay olacak. Fakat, özellikle şunu düşünün, birkısmı görünürde olsa da Nato karşıtı bizim “barışçılarımız” var. soru şu ABD yerleşmesi ve Nato adıyla Türkiye askeri gücü kalıcılaşma yasalığı olurken, adına da algı operasyon kuralıyla “çözüm” denirse, kaçı karşı çıkacak. Hiç onutmadığım örnekle tamamlayım: Türkiyenin mühürsüz oylarla geçen son anayasa tartışması hala kulaklarımda. Ben ve Mustafa Onurer, anayasanın gerici ve baskıcı olduğunu savunuyorduk. Birkaç CTP kişi ise “ama abi, Kıbrısa barışı ancak AKP getirir” savunmasını yyapıyorlardı. Tıpkı hala şajlabanlıkla Serhat incirli gibi.

Haydin bakalım, bu hamle gebe brakıp doğum gerçekleştirme şansı varmı noktasında kalalım.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Suriye ekseninin kıskacında, Türkiye ve İsrail gerilimi

Daha önceki Suriye yazımda, ülkenin iki tarafından girip orada...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Canlı yayın