yazılariktibasMeksika’da yeni güvenlik paradigması - Ertan Erol

Meksika’da yeni güvenlik paradigması – Ertan Erol

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Meksika’nın hem ülke çapındaki etki alanı hem de küresel bağlantıları itibarıyla en önemli kartelleri arasında sayılan Yeni Nesil Jalisco Karteli (CJNG) Lideri ‘El Mencho’ ve en yakın iki adamının CIA’nın sağladığı istihbarat vasıtasıyla düzenlenen bir operasyon ile öldürülmesi tam da dünya kupasına az bir süre kala gözlerin Meksika’ya çevrilmesine yol açtı. Kartel üyeleri, liderlerinin öldürülmesinin ardından ülke genelinde yollara barikatlar kurdular, benzinlikleri ve dükkanları ateşe verdiler, Jalisco eyaletinde eğitime bir günlüğüne ara verilmek durumunda kalınacak ölçekte asayiş olayları gerçekleşti. Ülkedeki karışıklıkların bir gün içerisinde kontrol altına alınmış olmasına rağmen olaylar dünya medyasında çok yaygın bir biçimde ele alındı.

Hiç şüphesiz CJNG liderinin öldürülmesi başlı başına yankı uyandıracak bir olay. Ancak bununla birlikte Meksika’da görevde bulunan Sheinbaum Hükümetinin uyuşturucu ile mücadele politikalarında bir değişikliğe gidip gitmediği konusu daha da büyük önem arz ediyor.

Meksika, sosyal demokrat Morena Partisinin 2018’de Andrés Manuel López Obrador’un başkan seçilerek iktidara gelmesiyle uyuşturucu kartelleriyle mücadelede farklı bir paradigmayı benimsemişti. Kısaca özetlemek gerekirse, Meksika 2006’da Felipe Calderón başkanlığı döneminde kartellerle topyekûn savaş modelini benimsemiş, ABD güvenlik birimleri ile iş birliği içinde ülkede büyük bir askerileşme süreci başlamıştı. Sonuçtaysa karteller daha küçük parçalara bölünmüş, birbirleri ile alan ve nüfuz savaşına girişen karteller, ordunun da dahil olması ile özellikle kuzey kentlerinde on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine, bir o kadarının da kaybedilmesine sebep olmuşlardı. Devletin en üst kademelerinden asker, polis, siyasetçi, yargı mensupları ve medya kişiliklerinin de dahil olduğu uyuşturucu savaşı ile ordu bazı bölgelerde hakimiyeti kaybetmişti.

2018’de ise Obrador ile önemli bir paradigma değişikliği yaşandı. Obrador, kısa zamanda ülkede hegemonik parti haline gelecek olan Morena, uyuşturucu ile silah yoluyla mücadele edilemeyeceğini, kartellere katılımın önlenmesi için uzun erimli ve sosyal devleti öne çıkaran politikaların uygulanması gerektiğini savundu. Obrador, bölgedeki uluslararası uyuşturucu kaçakçılığının ABD menşeli olduğunu -ki bu 60 sene önce Díaz Ordaz tarafından Johnson’a da söylenmişti- olumsuz etkilerinin ise bölge ülkeleri tarafından hissedildiğini, bu bağlamda asıl sorumluluğun ABD’de olduğunu savunageldi. Ordunun uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadeleden gördüğü zararı telafi etmek için oluşturulan ulusal muhafız, ordunun yerini aldı; her ne kadar askeri çözümler arka plana itilmiş olsa da önemli kartel liderleri de bu dönemde hapsedilebildi. Obrador’un politikaları insan kaybındaki artışı durdurarak şiddet olaylarında ılımlı bir azalmayı da beraberinde getirmiş olsa da içeriden ve özellikle ABD’den Meksika hükümetinin uyuşturucu kartelleri ile gerektiği gibi mücadele etmediği yönünde eleştirilerine maruz kaldı.

Venezuela’da Maduro’nun kaçırılması ve kendisine yöneltilen uyuşturucu karteli liderliği ithamı sonrası Meksika’nın aşırı sağ muhalefeti için de Sheinbaum Hükümetine benzer suçlamaları yöneltmek için fırsat doğdu. Trump’ın Meksika’ya yönelik eleştirilerini yükseltmesi, ülkeye bir müdahalenin yapılabileceği yönünde verdiği mesajlar, Sheinbaum Hükümetinin açıktan ciddiye almadığı tehditler olsa da, aslında bunların kaygı uyandırdığı ve Trump yönetiminin bir biçimde yatıştırılması gerektiği yönünde bir görüş olduğu anlaşılıyor. İçişleri Bakanı Omar García Harfuch’un ABD ile olan ilişkileri yürüttüğü ve ABD’nin güvenlik aparatı tarafından takdir edildiği biliniyordu. Ancak El Mencho’nun öldürülmesi ile bu iş birliğinin daha sıkı bir şekil alacağı beklenebilir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Rum Gibi Düşünenler”

“Rum gibi düşünenlerin Kıbrıs'ı yönetmesine asla izin vermemelisiniz”             AKP...

Şener Elcil yazdı: Bölgemizde Kısa Bir Gezinti

İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşananların temel çıkış noktası, İsrail Devleti’nin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Fransa’da isyan

Sık sık dış konularda uğradığım ülkelerden birisi de Fransa...

Çağla Elektrikçi yazdı: Kuzey Kıbrıs’ın gerçekten neye ihtiyacı var?

Kuzey Kıbrıs yeni bir seçim dönemine girerken, kamuoyundaki tartışmalar...

Fehim Taştekin yazdı: Yemen savaşının gizlenemeyen ortakları

Yemen’e karşı Suudi koalisyonunun utangaç bir tarafı var. Mekke...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kaptan faciadan önce itiraf etmiş: “Bu gemi gemi değil!”

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet yolcu gemisiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: Alpay’ın anısına

Geceleyin yatmak üzere idim. Hâlâ uykum tam gelmediği için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Zeynep Gayrinova’yı dinlerken Azerbaycan gelişmelerinden bir kesit

Nereden buldum bilemem. Herhâlde yetmişler sonunda tanıdık bir İran...

Canlı yayın