yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKuzey Suriye'de protesto dalgası

Kuzey Suriye’de protesto dalgası

Doğu komşumuzda duralım. Öyle Esat kontrolü veya öteki kesimlerin denetimlerindeki yerlerde deyil elbet. Türkiyenin kontrolunda ve Dünyanın önemli kısmının işkalinde belirtiği coğrafyaya merhaba çekelim. Merhabayı çekerken de Kuzey Suriyenin özellikle Batı Fırat bölgesinde protestolara tanık olmamız bu günlerde normaldir. Öyle Esatı protesto veya karşıtlarıyla mafya tipi paylaşım kavgaları sonucunda deyil. Daha ilgi çekmesi gereken, Türkiyeye karşı protestolar seslerde yükseliyor. Türkiyenin yetiştirdiği, tüm ihdiyaçlarını karşıladığı, Türkiye askerleriyle de korunan coğrafyada nedense beslenen, taşınan bir kısmı yerel halkın malları üzerine çöktürülen işbirlikçiler şikahet ediyor. Kendine silahı verene parayı dökene ve kontrolü coğrafyada koruyan ülkeyi uyaran gösteriler yapılıyor. Bu ne ilk nede sondur.

Ne zaman Türkiye Esatla görüşme veya barış anlaşması yapm Suriyeden çekilme sözleri duyulsa, oluşan zincir boşanır. Hemen protestolar ve yağmalar başlar. Halbuki birkısmını Kuzey Suriyeye Türkiye üzerinden geldiler. Bölgeyi kontrol eden de Türkiye. Daha ilerigidilip, orası valiliklere bağlanıp, postahane dahi kurdurtuldu. TL para birimi olarak kulanıma sokuldu. Mülk durumu yapmayla ancak karşılık bulur. Suriye ordusu bölgeye gelmek istediği zaman da Karşılarında Türkiyeyi hep buldu. Bazen öteki yerlere doğru kontrolün açılmasıyla da yeni toprak aşkı da alevlenir. Ama, son günlerde yine işler karışık. Elbet ne Türkiye kamuoyu olaydan pek haberdar deyildir. Kuzey SUriyede olanlar pek haberleştirilmez, muhalefet orayan gidip neler olduğunu da anlamakta çok uzak. Hele idlip durumu Afrinde olanları kimse duymak dahi istemiyor. Ama, dünyada Kuzey Suriyede türkiyenin kontrolunda olunan yerde protesto haberleri verilmeye devam ediliyor.

Neden mi: Erdoğan Esatla görüşme olasılığı gelişiyor. Ama, Esat ısrarla Türkiyenin işkal etiği topraklardan çekilmesini ilk şart olarak sunuyor. Senelerdir Esatı devirmek için yapılmayan baskı ve savaş kalmadı. Türkiye de verilen rolü da aşarak belirli bölgeyi elinde tutma adına deyişik kuralları uyguladı. Nifus yapılarıyla oynadı, cihatçıları dünyanın her yerinden gelmesine göz yumdu. Kendi eyitip silahlandırdığı “mili ordu” adıyla bölgeyi kontrol etmek istedi. Ama, Esat direndi ve şimdi masadadır…

Esat haklı olarak l ülkesini denetlemek istiyor. Suriyenin toprak bütünlüğü denilince en başta Güneydeki israilin tutuğu Golan tepeleri ve Kuzeyde Türkiyenin elinde olan Batı Fırat ve idlip olmaktadır. Doğu Fırat ise başka bir konu. Çünkü Kürtlerle görüşme de olası. Daha içsl boyutu vardır. Başlatılan BOP projesinin Suriye  ayağı böyelikle yeniden masaya doğru gidiyor. Ancak, Türkiyenin seçim sürecinde olup gündelik politika uyguladığını akıldan çıkarmayalım. Yine Türkiye bir yandan Esatla görüşme derken, öte ynandan hala Doğu Fırata veya Batı Fıratın Rusya kontrolundaki bazı yerleri alma oerasyonunu da hala gündemden çekmedi. Onun için günlük gelişmelerde sonuç olmadıkça her zaman yeniden en ufak kıpırtıda masaya gelmesi olasıdır.

Suriyenin seçim öncesi tavır koyacağı şüpeli. Ancak Rusyanın baskısının nereye dek gideceği de belli deyil. B.A.e ziyaretindeki olanlar da şimdilik fazla bilgilenme yok. Bunlar işin karışıklığının devam etmesi ile hamlelerin çeşitlenme biçimini işarat ediyor. Ama, K. Suriyedeki cihatçı kesim bazı konuşmalardan dahi rahatsız olduğu kesin. Hemen tepkilerini koydular. Protesto yapılıyor. Esata karşı öfke ve Türkiyeyi uyaran durumlar yaşanıyor. Belli ki eyitiliş şekli ve örgütlenme modeli kültürü sonuçta kırılmalara da adaydır.

Dönüp bir de bilzlik düşündüm: Acaba Ersin hazretleri veya Üstel farzedelim benzer politikalarla karşılaşsınlar. Türkiyeye karşı protesto gösterileri yapacak büzükleri varmı? Ancak, Suriye konusunda şunu da gördük: tüm dıştalama ve baskılamalara karşın Esat işkalcilerle deyişik ilkeler koydu. Bunda da başarılı oldu. B.M. görüşmelerinde dahi çağrılmayan Esat, şimdi direnmenin sonucunda kendi kartlarını da masayasürme aşamasına geldi. Ama ısrarla tekrarlayım: unutmayın, konusu olan ülke Türkiye. Türkiye de seçim sürecine girdi. Gündem her an deyişiyor. Üstelik hala içteki muhalefet konuyla alakalı baskı mekanizmaları da oluşturmadı. Karmaşa ve fırsatın oynandığı kumar kartı yanında ruletin de yedekte beklediği bir siyasi kurallar. Dönemine girdik. Her ufak kırılmada tıpkı Kuzey SUriyede gibi en bileşkenler dahi savrulmaya adaydır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,130AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Canlı yayın