Kıbrıs iktibasŞener ElcilKıbrıs’ın gerçekleri - Şener Elcil

Kıbrıs’ın gerçekleri – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi, adamızda bir süreden beri sürdürdüğü görüşmelerle; kapsamlı bir çözümün görüşmelerini başlatmak istendiğinin mi yoksa bölgede uluslararası tekellerin çıkarlarına hizmet edecek ara bir çözümün peşinde mi olunduğu ile ilgili açılım yapmamaktadır.

Bilindiği üzere, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guteres’in altı maddelik çözüm çerçevesi, Annan Planı ile ortaya çıkan çözüm şeklinin üstüne inşa edilmiştir.

Bu çerçevenin içeriği Hristofyas-Talat, Anstasiadis-Eroğlu, Anstasiadis-Akıncı arasında yapılan görüşmelerde oluşan yakınlaşmalarla doldurulmuştur.

Crans Montana’da ‘Güvenlik ve Garantiler’ konusunda Türkiye tarafından yazılı açılım yapılmak istenmemesi, çözüme isteksiz davranan Kıbrıs Rum tarafını masadan kaçırmıştır.

Türkiye bu süreçten sonra adanın kuzeyini kolonize etmekle ilgili çabalarına hız vermekle kalmayıp aynı zamanda, ‘iki ayrı eşit egemen devlet’ gibi uluslararası hukuk dışında yaptığı öneri ile görüşme sürecini tıkamıştır.

Türkiye, altına imza koyduğu Kıbrıs Cumhuriyeti antlaşmalarının dışında, adayı kalıcı olarak bölmek için ‘adadaki gerçekler’ olarak özetlediği çerçevede çözüm talep ediyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin anayasasını ve toprak bütünlüğünü koruma sorumluluğu verilen Türkiye hangi gerçeklerden bahsetmektedir?

Bunlara bir bakalım:

1-Adanın yüzde 37’si Türkiye’nin kontrolü altındadır.

2-Adanın kuzeyinde Türkiye, kendine bağlı bir alt yönetim oluşturmuştur.

3-Türkiye adanın kuzeyinde yaşayan 200 bin Kıbrıslı Rumu 1974 yılında evlerinden ve topraklarında çıkartıp güney Kıbrıs’a gitmeye zorlamıştır.

4-Kuzey Kıbrıs’a Türkiye sistematik olarak nüfus taşıyarak demografik yapıyı bozmuş ve Kıbrıslı Türkleri azınlığa düşürmüştür.

5-Kıbrıslı Rumların adamızın kuzeyinde terk etmek zorunda kaldığı taşınır ve taşınmaz mal ve mülkler ganimet adı altında yağmalanarak, taşınmaz mallar başkalarına tapulanmıştır.

6-Kıbrıs’ın kuzeyinde Türk lirası kullanma zorunluluğu getirerek, ekonomi tamamı ile Türkiye’ye bağımlı kılınmıştır.

7-Adanın kuzeyine taşınan nüfus ve dağıtılan vatandaşlıklar nedeni ile yapılan her seçime Türkiye müdahale etmektedir. Bu da Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesinin gasp edilmesine neden olmuştur.

8-Eğitim sistemi, Türkiye’ye bağımlı hale getirilmiş, din istismar edilerek, Türkiye’den gönderilen misyoner imamlar ve her köşeye yapılan camilerle toplum dini baskı altına alınmıştır.

9-Adamızın kuzeyindeki en güzel kıyılar, Türkiye sermayesine dağıtılarak plansız yapılaşma ve çevre yağması hızla devam etmektedir.

10-Kara para aklama, sahte diploma satma, fuhuş, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı ekonomik faaliyet olarak günlük hayatımıza girerken, yıllık olarak yüz milyar dolarlık bir ekonomi mafyanın kontrolünde faaliyetini sürdürmektedir.

11-Kıbrıslı Türkler, Türkiye medyasının baskısı altında kültürel ve toplumsal yok oluşla karşı karşıya bulunmaktadırlar.

12-1963 yılında beri Türkiye iki toplumun kaynaşmasına yönelik psikolojik ve fiziki engeller yaratarak, ekonomik, sosyal ve siyasi ilişkilerin gelişmesini engellemektedir.

13-Kıbrıs Türk toplumu adanın güneyinde ve kuzeyinde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedir.

14-4 Mart 1964’te Türkiye’nin onay vermesi ile uygulamaya giren Birleşmiş Milletler’in 186 sayılı kararı nedeni ile Kıbrıslı Türk toplumu, Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklardan yararlanmamaktadırlar.

Bir yandan uluslararası hukuka ve altına imza koyduğumuz antlaşmalara uymayıp adayı bölmeye çalışacaksınız, öte yandan da ‘adadaki gerçeklerden’ bahsedeceksiniz. Alın size adadaki gerçekler.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Enerji ve Siyasi İstikrar

Birleşmiş Milletler’den yapılan bir açıklamaya göre, savaşlar, etnik ve...

Şener Elcil yazdı: Büyüklere Ninniler

Yüzyıllar boyu devam eden emek-sermaye çelişkisine dayalı iktidar kavgası,...

Şener Elcil yazdı: Benden Sonrası Tufan!

Dünyayı yöneten küresel sermaye grupları arasındaki rekabetin yarattığı yeni...

Şener Elcil yazdı: Filler ve Çimenler

“Filler tepişir, çimenler ezilir” sözü dünya siyasetinde yaşananları özetler...

Şener Elcil yazdı: Şu ELAM Da Olmasa!

Dünyayı yöneten küresel sermaye güçlerinin toplumsal olayları bir satranç tahtasında oynanan oyun gibi,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Canlı yayın