iktibasKavel AlpaslanKamçatka’da 8.8’lik deprem: Sovyet mühendisliğinin zaferi mi? - Kavel Alpaslan

Kamçatka’da 8.8’lik deprem: Sovyet mühendisliğinin zaferi mi? – Kavel Alpaslan

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Son 14 yılın en büyük depremi geçtiğimiz günlerde Rusya’nın doğusundaki Kamçatka Yarımadası’nda yaşandı. Büyüklüğü 8.8 olarak ölçülen deprem sadece ‘şiddeti’ ile gündeme gelmedi; aynı zamanda hiçbir can kaybının yaşanmayışı dikkat çekti. Çoğu Sovyetler Birliği döneminde inşa edilen binalar ayakta kaldı.

Peki nasıl oldu da Rusya, dünya tarihinin en büyük depremlerinden birini neredeyse hasarsız atlatabildi? Cevabı Sovyetler Birliği döneminde merkezi bir şekilde yapılan planlarda saklı.

Öncesinde perşembe günü yaşanan depremin ayrıntılarını hatırlayalım.

Evrensel’den Merve Tur’un haberine göre, depremin merkez üssü, Petropavlovsk-Kamchatsky kentinin yaklaşık 120 kilometre doğusunda, 19-21 kilometre derinlikte tespit edildi. Rusya Acil Durumlar Bakanlığı, bölgede yapılan kontrollerde ciddi bir yapısal hasar tespit edilmediğini açıkladı. Bakanlık yetkilileri, binaların deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edildiğini ve halkın düzenli afet eğitimleri sayesinde hızlı tepki verebildiğini belirtti. Uzmanlar, bu olağanüstü durumu bölgenin sismik hazırlığına ve bina dayanıklılığına bağlıyor.

Bugün Rusya’da, deprem riski yüksek olan Kamçatka ve Kafkasya gibi bölgelerde kökü Sovyet dönemine dayanan SNiP (İnşaat Normları ve Kuralları) standartları geçerli. İmar, inşaat, mühendislik, mimari, inşaat gibi alanlarında tasarım ve yapım aşamalarını düzenlemenin yasal çerçevesini oluşturan SNiP kodlarının geçmişi 1920’lerin sonlarına kadar gidiyor.

Yıllar içerisinde yapılan araştırmalardan faydalanılarak gelişimini sürdüren SNiP’in ortaya koyduğu standart, depreme dayanıklı yapılaşmanın temeli olur. Ülkeyi deprem riskine göre ayırarak, her bölge için farklı inşaat/tasarım kriterleri belirlenir. SNiP, Tacikistan ve Özbekistan gibi 7 ve üzeri şiddetinde deprem riski olan bölgelerde özel önlemleri zorunlu hale getirirken 9 şiddetinde deprem riski olan bölgelerde önlemler en üst seviyelere çıkartır, binaların yıkılmadan ayakta kalmalarını hedefler. Kolonlar, kemerler, duvar kalınlıkları, inşaat malzemeleri, kat sınırı, esneklik, binaların yakınlıkları… hepsi keskin bir şekilde SNiP prensipleri içerisinde kurala bağlanır. Okul ve hastane gibi kamu binaları ise daha da özenli bir kod ile güvence altına alınır. SNiP düzenlemeleri haricinde deprem tahminleri üzerine de önemli çalışmalar yapılır.

Tabii Sovyetler Birliği’nde ‘Tek tip yapıların inşa edildiğini’ ya da ‘Her dönemde aynı kodların uygulandığını’ söylemek mümkün değil. Tarihsel koşullar ve Sovyetler Birliği’nde meydana gelen büyük depremler bu farklılıklarda etkili olur. Ekim Devrimi öncesine ait geleneksel yapılardan Stalin döneminde inşa edilen yapılara doğru ciddi bir gelişim gözlense de bugün hâlâ kullanılan konutların büyük bir bölümünü, ismini İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Sovyet liderlerden alan Hruşovka ve Brejnevka gibi panel binalar oluşturuyor. Hızlı yapılan ve düşük maliyetli bu toplu konut projeleri kısa süre içerisinde pek çok kişiyi ev sahibi yapmayı amaçlar. Sovyetlerin deprem riski olan bölgelerinde ise bu yapıların ‘depreme dayanıklılığı’ üzerine ayrıca çalışılır.

Taşkent’teki 1966 depremi ile birlikte Sovyetler mühendisler dayanıklı kentler/yapılar konusunda yeni bir eşik atlar. Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkentinde meydana gelen 5.2 şiddetindeki depremde 15 kişi hayatını kaybeder. Ancak şehrin büyük bir bölümünü oluşturan, devrim öncesinden kalma kerpiç evler yerle bir olur, yüz binlerce kişi evsiz kalır. Ardından başlatılan ‘yeniden inşa’ ile birlikte kent sıfırdan tasarlanır. Geleneksel kerpiç evlerin yerine modern yapılar inşa edilir. Şehir planı da diğer Sovyet kentlerinde olduğu gibi yeniden düzenlenir. Dört yıl içerisinde 100 bin yeni konut kullanıma açılır. Gelecek depremlerdeki hasarları önlemek için aynı yıl içerisinde sismoloji enstitüsü kurulur. Yeni Taşket’in binaları da depreme dayanıklılık konusunda sıkı yönetmelikler çerçevesinde tasarlanır.

Elbette SNiP normlarının her yerde eksiksiz uygulandığını söylemek güç. Ermenistan’da yaşanan 1988 depreminde on binlerce Sovyet yurttaşı hayatını kaybetmiş, binaların ‘SNiP standartlarına uymadığı’ ve geleneksel tuğla binalarda kullanılan malzemelerin yıkıcı sonuçları gündeme gelmişti.

Görüldüğü üzere farklı dönemlerde ve farklı bölgelerde SNiP normlarına uyum değişkenlik gösteriyor.

SSCB ve Kazakistan Mimarlar Birliği Üyesi Pavel Savrançuk, Sovyetler Birliği’nde yüksek seviyede deprem riski bulunan kentlerden, Almatı’daki yapıların dayanıklılığı konusunda benzer bir farka işaret ediyor. Almatı’da özellikle ’60-70’li yıllarda yapılan 4-5 katlı panel binaların depreme en dayanıklı olan yapılar olduğunu söyleyen Savrançuk, yeni dönemde aynı kalitede yapılarla karşılaşmadıklarına dikkat çekiyor. ’60’larda ve ’70’lerde oldukça gelişmiş bir kalite kontrolünün olduğunu hatırlatan Mimar, tek tip merkezi bir endüstriyel teknoloji ile üretilen yapıların çok daha dayanıklı olduğunu belirtiyor. Buna rağmen aradan geçen zaman içerisinde taşıyıcı duvarların yıkılması ya da denetimsizlik gibi çeşitli usulsüzlüklerin yapılmış olduğunu, dolayısıyla kesin bir yorum yapmanın kolay olmadığını hatırlatıyor.

Bugün SNiP, birtakım düzenlemeler ve güncellemelerle birlikte başta Rusya olmak üzere hâlâ geçerliliğini koruyor. Tüm yurttaşlarına ücretsiz hem de güvenli barınma hakkı tanıyan Sovyetler Birliği ise artık yok. Tek düsturu kâr hırsı olan kapitalizm, tüm hızıyla doğrudan ya da dolaylı olarak insan hayatını harcanılabilir hale getiriyor. Rantı ehlileştirme çabalarındaki başarısızlıklar ise dünyanın dört bir yanında çeşitli şekillerde can almaya devam ediyor. Güvenceli bir yaşamın sadece parası yetene sunulduğu bu dünyada, başka bir alternatifin mümkün olduğunu geçmiş her defasında fısıldıyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Kavel Alpaslan yazdı: Mostar’ın sınıfsal fay hatları

Bosna dendiğinde aklımıza başkent Saraybosna’dan önce Mostar’ın meşhur köprüsü...

Kavel Alpaslan yazdı: Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ‘aşırı-solu’ güncel...

Kavel Alpaslan yazdı: ‘Aşçı, köfteleri tazele! Ülkemizi NATO’ya kötü göstereceksin!’

Normal şartlarda Ankara, bürokrasi trafiğine alışkın bir kent. Hatta...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir mafya örgütüdür?

Mafya denince gözümüzde canlanan resim sadece ‘yeraltına’ aitmiş gibi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

Murat Çakır yazdı: Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hey gidi Almanya hey!

Bana birisi, onca gündemi varken, dünyada konuşulur, bizde algılarla...

Hediye Levent yazdı: Şam ile Kürtler anlaştı, bölgeyi ne bekliyor?

Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) Komutanı Mazlum Abdi, SDG’nin, kuzey...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Özkan Yıkıcı yazdı: SDG kendini feshederken

Belli ki daha Suriye’yi çok ele almaya devam edeceğiz....

Ela Ava yazdı: ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump...

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Canlı yayın