yaklaşımlarÖzkan YıkıcıIrak'ın Çöllerinde Üs Denilirken — Özkan Yıkıcı

Irak’ın Çöllerinde Üs Denilirken — Özkan Yıkıcı

Nedense konuyu bir yerde bırakıp unutmak, normal davranış hâlinin de ötesine geçildi. Yine de bazıları “çok gelişmeler var” deyip savunmaya da geçenler olur. Fakat sembol ülkeler var. Örneğin Irak… Irak’ın yakın tarih önemi, yeni dönemin Ortadoğu projeli stratejisinin ilk uygulanan ülkelerinden biri olmasıdır. Hatta Afganistan’ı saymazsak, birinci açık şekilde işgal edilip rejimi devrilen, uluslararası alınan kararlarla yerle bir yapılan devletti. İlk başlarda ülke istemese de takip edildi. İşgal; yeni sömürgecilik kriteriyle içte anayasa yapılıp ülke etkisiz devlet şekliyle parçalanarak, yeni zayıf Irak işgal altı döneminde ilerledi. İşler biraz anti-Amerikancılığa evrilince de önce yerel parçalanma ve sonra beslenen IŞİD gibi örgütlerle ülke yeniden dizayn edilir.

Irak günümüzde olaylarıyla gündeme gelince de sanki salt Irak ölçekleriyle ele alınmaya çalışılıp, işgal altı ile yeni sömürge şeklindeki Ortadoğu projeli yapılanma örtülmeye çalışılıyor. Yine de Irak’ta Amerikan varlığı net şekilde var. İran’ın özellikle saldırılarda Irak’ta vurduğu yerlerin Amerikan tesisi olduğu kesin. Yine de şanlı Batı medyası bunu gizlemeye çalışır. Yine: Irak’ta hükümetler kurulurken, istemediği kişiler makamlara gelirse, onları müdahalelerle iter. Bir anlamda Ortadoğu projesinin Irak’ı istenildiği gibi olmasa da ilerlemeye devam ediyor.

Neden bunları yazdım? Çünkü gerek Amerikan, gerek İngiliz ve en son Alman medya çevreleri son dönemde Irak’la alakalı bir haber yaydı. Irak’ta çölde, bir Amerikan üssü değil İsrail askeri varlığından söz ediliyor. Doğrusu, İsrail hâlâ açıklama yapmadı. Irak ise ikilemdedir. Çünkü yaşananlar var.

Anlatılan olayların özeti şu: Irak’ta bir çoban, devesiyle sürüsünü otlatıyordu. Çölün içinde bir askerî hareketliliğe rastladı. Orada bir şeyler olduğuna inandı. Resmî makamlara, askerî çevrelere bildirdi. Devlet, ilgili yere önce jandarma ve sonra daha gelişmiş ordu birlikleri gönderdi. Çatışmalar gerçekleşti. Bir asker öldürüldü. Bu arada çoban ise kendi eski arabasında yanmış olarak bulundu. İddialar yükseldi; daha sonra olayın söz konusu durumu uluslararası alana da yansıdı.

New York Times gazetesinde haber olarak çıktı. Yazılana göre çöldeki söylenen durum, İsrail’in bölgeye askerî üs kurup faaliyetlerde bulunduğu idi. Bu faaliyetlere çeşitli provokasyonlar da eklenmeye başlandı. İran benzeri füzeler ve İHA’larla sanki İran yapmış gibi saldırı yapma bunlardan biridir. Hem Irak’ın coğrafi durumu hem de saldırı yapılırken İsrail dışı görünme benzetmesi eklenince, kolayca provokasyon yapma biçimi akla gelir. Nitekim son dönemde İran’ın attığı iddia edilen bazı füzeleri ve saldırıları İran bizzat yalanladı. Bunların içinde Türkiye’de düşürülen füzeler de var.

Olay basında genişledi. Türkiye’de bazı çevreler de bunu yazdı. Hasan Ünal gibi akademisyen yorumcular hem Halk TV yayınında hem de kendi sitesinde açıkça seslendirdi. En son Alman basını da konuyu yorumlamaya başladı. İsrail’den ses yok. Ama İsrail’in belirli dönemlerde Azerbaycan’daki üssünden ve Irak’tan bazı suikastleri gerçekleştirdiğine dair bilgilerin de olduğu hatırlanmalıdır. Özellikle Irak’ta zaten devlet hâlâ denetimi sağlayamadı. Kurulan ve etnik ile mezhep ayrımlı yönetim biçimi hâlâ sorunlarla boğuşuyor. Yeri geldiğinde başbakanını beğenmeyen Amerika’nın onu istifa ettirişini de yaşadık.

Yeri gelmişken: Türki devletler zirvelerinde hep hamasecilik yapılır. Hatta bazı gelişmelere bizim mecrada yer verilmez. Oysa neden İsrail’e karşı ortak metin olmadığı hiç sorgulanmaz. Gazze soykırımını dahi kınayamadılar. Ama hamasi övgü, bolca teşekkürlerle sunulmaya devam ediyor. Ne yazık ki Tufan da örtülü gerçeği yaşattığını yerinde yorumladım.

Şimdi bizde yazılmadığına inandığım başka bir İsrail-Türki devletler bilgisine dokunacağım. Son günlerde Trump, İbrahim Anlaşması’nı imzalaması için bazı Müslüman devletlere çağrıda bulundu. Bunlardan birisi de Türkiye’dir. Hemen ekleyelim: İbrahim Anlaşması, bölgedeki devletlerin İsrail ile ilişki ötesi ortaklık kurmasıdır. Biliyor musunuz: Kazakistan da İbrahim Anlaşması’nı imzaladı. Azerbaycan petrol verip kendi ülkesinde İsrail üssü kurdururken, Kazakistan da bu anlaşmayı imzalayan birkaç ülkeden biridir.

Buyrun buradan yakın…

Kısaca yine konumuzu tamamlayacak olursak: işgal edilen ülke, işgalcilerin belirlediği koşullarla şekillenirse, bu sömürgeciliğin değişik biçimde uygulanmasıyla biçimlenir. Ortadoğu projesinin askerî-siyasi-stratejik olduğu kadar, yeniden sömürgeleştirme yapılanmasıyla da gerçekleşeceği biliniyor. Irak, ilk örneklerden biridir. Gelişmeler bu nedenle önemlidir. Bize aslında nasıl bir Ortadoğu’nun şekilleneceğinin yanıtını veriyor gibidir. Son İsrail üssü anlatısı masal değildir. Zaten kuşkular varken, birçok provokasyonun nereden geldiği araştırılan bir konuydu. Bir çobanın anlatısı ve sonradan yaşananlar, bize yeniden Irak işgali kadar değil; işgallerin genel olarak ülkeleri nasıl kullandığını anlatma hatırlatması yapmaktadır. Aynı terane ne yazık ki Kıbrıs’ta da hep yaşandı. Bu da bize yönelik bir uyarıdır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Etiyopya seçimleriyle ülke gerçeği

Bazen güncel haberle kalınınca, hem anlık yetinme hem de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Birkaç denemeli Kazakistan makalesi

Kazakistan'la ilgili birkaç defa yazı yazmaya çalıştım. Yazıyı gönderdim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sohbetlerle cumartesi gününde

Artık duymaktan kaçtığım, ama yeni gelip beni vuran bazı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kazakistan üzerine tartışmalar

Bizim memleketin kendine has kuralları vardır. Olanı değil işine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Takıntı haline getirirken

Acayip olup da normal halime gelen bir durumdayım. Yine...
4,501BeğenenlerBeğen
1,573TakipçilerTakip Et
3,954TakipçilerTakip Et
856AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Etiyopya seçimleriyle ülke gerçeği

Bazen güncel haberle kalınınca, hem anlık yetinme hem de...

Çağla Elektrikçi yazdı: Persepolis’i Bugün Okumak: Siyah-Beyaz Stil, Direniş ve Hafıza

Marjane Satrapi'nin Persepolis adlı eseri, çarpıcı siyah-beyaz görselliğiyle hemen...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türk Yerleşimci Kolonyalizmi Bağlamında AKP Temsilciliyi ve Selimiye Meydanı

Lefgoşa’da Selimiye Meydanı olarak bilinen Lefgoşa’nın eñ önemli meydanı,...

Niyazi Kızılyürek yazdı: 1958’in “Kara Haziran’ı” (I) provokasyon ve şiddet

1958 Haziranı’nın yakın Kıbrıs tarihinde apayrı bir yeri vardır;...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Medeni Kanun’un parça parça tasfiyesi

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) uzun süredir dikkat çektiği ‘Medeni Kanun’un...

Özgür Gürbüz yazdı: Rüzgâr, güneş artıyor ama emisyonlar düşmüyor

Enerji Bakanlığı bir süredir Türkiye’nin yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücünün...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Kavel Alpaslan yazdı: Maç sonu yeşeren dünya: İşçilerin Dünya Kupası

İtalya’nın başkenti Roma’daki Flaminio Stadyumunun yerinde bir zamanlar ‘Ulusal...

Canlı yayın