yaklaşımlarÖzkan YıkıcıIrak’ı konuşurken – Özkan Yıkıcı

Irak’ı konuşurken – Özkan Yıkıcı

Hepimizin kolayca düştüğü basit yanılma durumları sık sık yaşanmaktadır. Ezberletilen ve normal halde okadar çok kuram oluyor ki, bunları saysak, kitapları bulur. Ayni şekilde, içeriği veya uygulanışı nedir diye bakılmaksızın, kavramlar, coğrafi yerler de aynen bu hatanın içinde yerini alır. Ezberlenip, sorgulanmadan kulanılınca, nornmali ile aksi bir arada yerini alır. Hat ta uygulamada da gerçekleşir. Hele de bu uygulama ile birçok gerçekler örtülüyorsa, kimse bunun doğrusunu da sormayı akıl etmez. Bu aynen ülkelerin kendisi için de geçerlidir. Kaavramlar için de devamı getirilir. Ülkelerin durumuna bakılmaksızın bağımzızmış gibi davranmak da doğal hale geldi. Bu ülkelerden birisi de ıraktır. Tanımlara, uygulamaların pratiğine baktığınızda tersi olsa da yine de sıkılmadan “ırakın bağımsızlığı, toprak bütünlüğü” denilme yalanı da kurtarıcı gibi ilaç halinde içirtilir.*****

Irak, tarihi yükün en çok yakalanacağı dünya örneklerinden birisidir. Yakın çağımız için Osmanlı merkezi feodal yapının fetihçilik anlayışı, birlei şik Kralık sömürgesi ve sonrasında Emperyalist yeni sömürgge şekilleniş ile önemli siyasal deneyimlerin cenderesinde bulundu. Petrol bulunması ile bölgesel mezhepsel çatışmalardan etnik kimlik sorunlarına dek ırak tüm bunları bünyesinde yaşayarak ağır bedeller ödedi.

Son şanla övülen Emperyalist Ortadoğu siyasetinin önemli fabrikasyonlarından birisidir. Günümüzdeki darmadağın ırak, Emperyalist yeni sömürge projesinin yeniden şekilenmeenin aynasıdır. Son Türkiyenin Gara dağları lperasyonunun ırak topraklarında gerçekleştirildiği bilgisi nedense pek olayla birlikte tartışmaya konulmuyor. Sanki normal bir olaydan söz edip, başarısızlık arayışı sorgusu gibi algılatılıyor. Halbuki tüm yönleriyle sorgulansa, ilgili olayların ırak topraklarında yaşandığı, ülkenin bu konudaki görüşünün ne olduğu da mutlaka gözetilmeliydi. Dahası, bağımsız denilip, üstelik defalarca ırak devletinin ülkedeki yabancı askerlerin çekilmesini talep etmesine karşın, bu durumlar yaşanmaktadır. Sanki Normal Türkiye PKK operasyonu gibi algılatılıyor.

Konu deşilmediği için, hat ta bazı gerçekler gizletilmeye çalışındığı nedeniyle, öteki ırak gerçekleri de vitrinin önüne getirilmiyor. Herkesin birleşip ve sorgulamadığı ABD gerçeği de var. Operasyon için Amerikanın mutlaka bilip izin vermesi de gerekiyor. Zaten, kimse Amerikadan habersiz yapıldı da demiyor. Demek ki ırakta Amerikan gerçeği var. Öyle kesin ki ırak operasyonlarında ilgili gerçek, izin almaya dek güçlü haldedir. Yine, ırakın kuzey bölümündeki Kürt federal gerçeği de karşımızda. Buranın da net hyönetimi yok. En az iki yöreli yönetim etkinlikleri bulunuyor. Irak develtine, gerektiğinde uymama lüksü de var. Irakta ise devlet var. Seçimler yapılır. Paarlemento oluşur. Ama işkal sonrası devletin de yetkileri sınırlanıyor. Örneğin, işkalci olup da bir miktar asker brakan ABD kabulü olmadan başbakan koltuğuna oturamaz. Başbakan olan hem ırak müfdahilerinin onayınhı, hem de Amerikan kabulunu elde etmesiyle ancak koltuğa oturur. Önceki Başbakan Nuri Malikinin, biraz Amerikaya karşı olma tutumu olunca, nasıl bir daha sandalye yeterliğini bulmasına rağmen olamadığı da akılda mutlaka önemli örnek olarak bulundurulmalıdır.

Temel yöneliş, emperyalist bloğun ırakı işkal edip, kendi kurallarıyla, zaayıf devlet ile piyasa serbes koşullarına göre şekillendirme modelidir. Irak devleti ülke bazında kontrolü tutamazken, bölgesel güçler ve dış müdahil askerlerle adeta egemenli kontroluk politikası uygulatılmaktadır. Paranparçalı bir ırak var. Hat da tıpkı kuzeydeki Kürt bölgesi gibi tek hakim de oraalarda oluşturulamadı. Gara operasyonunda, KDP, Haşdi Şabi, Amerika, ırak hükümeti gibi birçok unsurun sayılması, ırakın genel işkal ile bölgeseel hegemonya ikilemlerinin aynasından başka bir gerçek olamazdı.

Irak darmadağın edildi. Amaç, ulusal ölçekli devlet deyil, serbes piyasanın alt birimli küçük küçük yönetimlerle piyasanın dizeyinli yönetim şekli hedefli, sonuçlardır. Şimdi, ırak için araplar bunun arap kimliğine yoğunlaşsa da mezhepsel ayrım, aşiret çıkarı nedeniyle oda sağlanamıyor. Emperyalist çevreler, hem petrolü elde etme hem de Amerika gibi iranı kuşatma hareketinin merkezine konulma peşinde. Kürtler, fırsatı ku lık mücadele alanına sokuyorlar. Türkiye zaten, musul ve kerkükte gözü olduğunu gizlemiyor. Üstelik, anti kürt poligtikası da var. Boşluktan bölgenin belirli yerlrinde cihatçılar da varlık gösteriyor. Kulanıma hazır milislerdir. Irakta son dönemde en çok ezilip soykırıma dek uğrayanlar ise ezidilerdir. İşin acı durumu, hala ezidilerin elindeki kendi yurtlarının siyasal kirli politik taleplerle yeniden sürülmeleri üzerinden planların olmasıdır.

Irakta hükümet var. Türkiyenin, Amerikanın askerlerini çekmesini istiyor. Özellikle ABD talebi olunca bazı kafalar da alınır. İstikrarsızlıkta, parçalanma faylarıyla ırak kontrol edilmek istenmektedir. İran ise yanı başında kuşatılacağı ırakı istemiyor. Mezhepsel yakınlık ve bölgesel hegemonya için özellikle güneyde oldukça etkin konumdadır. ABD bu işten hiç hoşlanmıyor. ABD iran çelişkileri de burada sert şekilde yaşanıyor.

Anlayacağınız, uluslararası güçlerin hegemonya mücadelesi, bölgesel yerel güçlerin bağımsızlaşması, çevre ülkelerinin elde etmek istedikleri topraklar planlarının kuşatılmış altında cendereye konulan ülkedir. Kimse ırak içi oyunlarda, ülke toprak bütünlüğünü düşünmez. Düşünenleri de kendi “güvenlik ihdiyacı” safsatasıyla savunma yapılıyor. Toprağını denetlemesine izin verilmeyen, gerektiğinde devlete karşı açık yerel örgütlerle işbirliği yapılan, askeri güçler sokulup veya yerli milislerle de topraklarında güç yığılan ülke haline getirildi. Öyle getirildi ki operasyonlar, ülke liderlerinin katli ırakta gerçekleştirilmesi normal hale sokuldu. İranlı Kasım Süleymani katliyamı veya kuzzey ıraktaki Operasyonlar bunun açık kanıtlarıdır.  Irak hem devlet hem de işkal ikileminin tipik örneğidir. Övülen ve özgürlüke barış denilen büyük Ortadoğu projesinin ilklerinden olması nedeniyle sonrasının düşünülmesi için de önemli örnektir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz’a gelirken 2

Bugün 15 Temmuz. Hem Kıbrıs hem de Türkiye için...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 1

Yeniden bir 15 Temmuz darbesi yıldönümüne geldik. Darbe günü...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gerçekler yakarken, hesaplar kâr ve imha üzerine

Ortadoğu tek kelimeyle kaynıyor. Kaynıyor kelimesi salt bir çerçevede...

Özkan Yıkıcı yazdı: Basitleştirme girişimli bir yazı denemesi

Pazarın sıcaklığı yükseldi. Boğucu hâle daha da tetikledi. Beyinler...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,926TakipçilerTakip Et
904AboneAbone Ol

Son eklenenler

Aristos Mihailidis yazdı: Cehennem Ateşinin Yaklaştığını Görüyor Ama Görmezden Geliyorlardı

"Devlet suçu: DARBE VE MÜDAHALE'yle devleti bölme planları yapıyorlar"...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Kostas Venizelos yazdı: “Bu işi bir an önce bitirmeliyiz, dışarıdan baskı var…”

Atina Cuntası'nın ve buradaki uzantısı EOKA B'nin gerçekleştirdiği darbenin...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Özgür Gürbüz yazdı: Teşviklerle nükleere göz kırpıyorlar

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi,...

Hediye Levent yazdı: Irak ve Suriye’yi Türkiye ‘koruyacak’ ama nasıl?

Irak’ın çiçeği burnunda Başbakanı Ali Ez Zeydi kritik ve...

Ecehan Balta yazdı: Avrupa’nın çöpü Adana’da

Pembe bir Barbie çantası, çamura yarı gömülmüş halde duruyordu....

Canlı yayın