iktibasHayri KozanoğluHayri Kozanoğlu yazdı: Adil bir dünya mümkün

Hayri Kozanoğlu yazdı: Adil bir dünya mümkün

Küresel Adalet Raporu’nu kaleme alanlar fildişi kulelerden yayılacak doğru fikirlerle yaşamın bir anda değişmeyeceğini elbette biliyorlar. Öncelikle, kolektif bir katılım ve demokratik müzakere süreçleriyle yol haritasının çizilebileceğini dile getiriyorlar.

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Ülkenin ve dünyanın gündemi ister istemez hep iç karartıcı mesajlarla karşılaşmamıza neden oluyor. Bugün biraz umutlanalım, biraz heyecanlanalım, gelecek kuşaklara daha yaşanabilir bir dünya bırakmanın olanaklı olduğuna kanaat getirelim istiyorum. Sizlere Thomas Piketty ve kendisi gibi küresel gelir ve servet adaletsizliklerinin çözümüne odaklanan çalışma arkadaşlarının hazırladığı, ufku 2100 yılına kadar uzanan Küresel Adalet Raporu’ndan söz ediyorum.

Herkesin yüksek düzey refahı tattığı bir gelecek hayal edin; dünya nüfusunun %90’ının geliri ikiye katlanıyor ama bugünkünün yarısı kadar saat çalışılıyor. İnsanlığın yoksul yarısının küresel servetten aldığı pay %2’den %30’a yükseliyor; öyle bir dünya ki herkes yeterince tüketebiliyor, hiç kimse aşırı tüketmiyor. Ve öyle bir gezegen hayal edin ki, bir iklim felaketine yol açmadan, insan yaşamı konfor içinde sürüyor. (Thomas Piketty ve diğerleri, A good life for the 99% isn’t a pipe dream, The Guardian 4 Haziran 2026).

Piketty 4 Haziran 2026 tarihli The Guardian gazetesindeki yazısında raporu böyle tanıtıyor. Çalışma karamsar tekno-otoriter gelecek okumalarına karşı, 21’inci yüzyıl için küresel ilerlemenin olanaklı olduğu bir küresel vizyon sunmayı amaçlıyor. İnsani gelişme ve eşitlik için ilk şartın gezegenin yaşanabilir kalması olduğunun altı çiziliyor.

KÜRESEL DÖNÜŞÜMÜN 3 ŞARTI

Gezegenin yaşanabilirliği ile yüksek refah standartlarını bağdaştıracak bir küresel dönüşümün ancak üç şartın karşılanması halinde mümkün olacağı düşünülüyor. Öncelikle enerji sistemlerinin karbonsuzlaştırılması gerekli. Bunu aşırı tüketim alışkanlıklarından vazgeçip, yeterli tüketime rıza gösteren bir zihniyetle birleştirmek zorunlu. Bu daha az saat çalışmayı, daha az hammadde kullanmayı, tüketim alışkanlıklarında, beslenme düzeninde, toprak kullanımı ve orman zenginliğine yaklaşımda köklü değişiklikler yapmayı kaçınılmaz hale getiriyor. Tüm bu amaçları finanse etmek ve politik sürekliliğini sağlamak ancak ülkeler arasında ve ülkelerin kendi içinde gelir, servet ve güç eşitsizliklerini keskin bir şekilde azaltmakla gerçekleştirilebilir.

Aslında yukarıda özetlediğimiz yaklaşıma paralel çok sayıda kitap, makale ve rapora rastlayabilirsiniz. Ama Küresel Adalet Raporu’nun ayırdedici özelliği, Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı’nın (World Inequality Lab) geliştirdiği, çok sayıda uzmanın kolektif araştırma inisiyatifine dayanan, bu dönüşümü rakamlara dayalı bir plana dönüştüren ilk çalışma özelliği taşıması.

Rapor dört eksende gelişiyor: dünya ölçeğinde gelir ve servetin yeniden dağıtımı; uluslararası finansal ve ekonomik düzenin köklü bir reformu; enerji sistemlerinin radikal dönüşümü; tüketim kalıplarında değişikliğe gidilmesi. Araştırmanın yeniliği, bu eksenler çerçevesinde, eşitsizliklerin azaltılması ve sürdürülebilirliği analizinin merkeze oturtulması şeklinde açıklanıyor:

RAPORUN ÖNERİLERİ

Şimdi gelelim, raporun önerilerinin uygulanması halinde nasıl bir dünya manzarası ortaya çıkacağı konusuna;

Ülkeler arasında eşitlik: Kişi başına gelir, satın alma gücü paritesi çerçevesinde tüm ülkelerde 2100 yılına doğru aylık 5000 avroya yükselecek. Bugün ise Sahra altı Afrika’daki 290 avrodan, Kuzey Amerika/Okyanusya’da 4590 avroya kadar değişen bir yelpaze söz konusudur.

Daha az çalışma daha fazla özgürlük: Daha kısa çalışma süresine işaret eden tarihsel sürece uygun olarak, 2100’de yıllık çalışma süresi 2100 saatten 1000 saate gerileyecek.

Herkes için eğitim ve sağlık: Kişi başına yıllık eğitim harcaması 2100 yılında bütün ülkelerde 8400 avroya çıkacak. Sağlık harcaması aynı şekilde 14.400 avroyu bulacak. Bugün ise 110 avroyla 8.300 avro arasında dalgalanıyor. Toplam çalışma saatlerinin eğitim ve sağlık için harcanan bölümü bugünkü %11’den 2100’de %43’e çıkacak.

Tam toplumsal cinsiyet eşitliği: Kadın ve erkek için ekonomide ve ev içinde harcanan emek yanında, ortalama ücret de eşitlenecek.

Eşitsizliğin geriletilmesi: Gelir ölçeği 1’den 5’e, servet ölçeği 1’den 10’a değişen bir şekilde daralacak. Bu Batı Avrupa ve İskandinav ülkelerinde 20’nci yüzyılda başarılana benzer bir küresel gelir eşitsizliğini azaltma hamlesi sayılabilir.

2 derecenin altında küresel ısınma: Şimdiki eşitsizlik ve yavaş karbonsuzlaşma temposuyla 4 dereceye doğru giden küresel ısınma, hızlı bir karbonsuzlaşma ve sürdürebilirlik önlemleri altında 1.8 dereceye geriletilecek.

Servetin yeniden dağıtımı: En yoksul %50’nin küresel servet içindeki payı 15 kat artışla bugünkü %2’den %30’a sıçrayacak. Buna karşı milyarderler sınıfının serveti bugün 100 ise 1’e kadar düşerek, toplamda %6 oranından %0.05’e inecek.

Raporu kaleme alanlar fildişi kulelerden yayılacak doğru fikirlerle yaşamın bir anda değişmeyeceğini elbette biliyorlar. Zaten geçmişte eşitlik yönünde taleplerin barış içinde kabul edilmediğinin altını çiziyorlar. Öncelikle, kolektif bir katılım ve demokratik müzakere süreçleriyle yol haritasının çizilebileceğini dile getiriyorlar. Son 250 yılda toplumsal mücadeleler ve halk hareketleri sonucunda politik ve sosyoekonomik mücadelelerin sonuç verdiğine, 18’inci yüzyılın devrimci dalgalarından 21’inci yüzyılın toplumsal mücadelelerine her kavşakta bu savın doğrulandığına dikkat çekiyorlar. Küresel Adalet Raporu’nun da bu müzakere sürecine katkı amaçlı hazırlandığını, diğer katkı ve tartışmaları tetiklemesini umduklarını belirtiyorlar.

Bize de en azından yeni bir umut aşıladıkları, ülkede ve dünyada karşılaştığımız politik ve ekonomik eşitsizliklerin bir kader olmadığını hatırlattıkları için teşekkür etmek düşüyor. Bununla da kalmayıp, bulunduğumuz yerden, bu eşitsizliklerin en derin hissedildiği bir coğrafyadan karınca kararınca bu sürece katkı sağlamak görev ve sorumluluğunu yerine getirirsek tabii ki daha da anlamlı olur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Küresel dengesizlikler ve Türkiye – Hayri Kozanoğlu

Küresel ekonomide yeniden büyüyen dış ticaret ve cari denge...

Dolar ve F-35 – Hayri Kozanoğlu

Marksist iktisatçı Lapavitsas, yeni emperyal düzeni “dolar ve F-35’in...

Gelişmeler ışığında Türkiye ekonomisi – Hayri Kozanoğlu

Küresel savaşın yarattığı belirsizlik ortamında büyüme tahminleri aşağı, enflasyon...

Savaşların ekonomik maliyeti – Hayri Kozanoğlu

Savaşların yıkımı sadece cephede değil bütçelerde de büyüyor. ABD...

Macaristan’ın kritik seçimi – Hayri Kozanoğlu

Macaristan’da 12 Nisan’daki seçim, 16 yıllık Viktor Orban iktidarının...
4,496BeğenenlerBeğen
1,568TakipçilerTakip Et
3,956TakipçilerTakip Et
856AboneAbone Ol

Son eklenenler

Elif Görgü yazdı: Trump’ın yolu Paşinyan’dan geçiyor

Ermenistan 7 Haziran Pazar günü parlamento seçimlerine gidiyor. Sadece...

Gürsel Köksal yazdı: Almanya’nın büyük hezimeti

Almanya, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki Güvenlik Konseyi üyeliği seçimlerdeki...

Yücel Özdemir yazdı: Mülteciler için ‘demir perde Avrupa’ dönemi

Pazartesi günü Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği (AB) üyesi...

Murat Çakır yazdı: Topyekûn sınıf savaşı

Almanya’daki toplumsal ve siyasi sol, yani farklı hareketler, sendikalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sohbetlerle cumartesi gününde

Artık duymaktan kaçtığım, ama yeni gelip beni vuran bazı...

Ecehan Balta yazdı: Devlet aklı, rejim mühendisliği ve görünmeyen özne arayışı

Türkiye’de son günlerde yeniden dolaşıma giren “devlet aklı” tartışması,...

Mustafa Çıraklı yazdı: NATO Ankara Zirvesine Doğru

7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleşecek NATO Zirvesi yaklaşırken gözler...

Hediye Levent yazdı: Orta Doğu’ya İsrail dizaynı

Çok karmaşık ve iç içe geçmiş birçok sürecin birlikte...

Canlı yayın