yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGünlük bir düzenleme - Özkan Yıkıcı

Günlük bir düzenleme – Özkan Yıkıcı

Ağır ağır hastalıktan normale geçiyorum. Artık kapalı ve çok dikkatli olma noktasından giderek normal yaşama katılma sürecinde ilerliyorum. Hala geçirdiğim haftaların sağlık serüveninin bazı etkili durumlarını hisetsem de kendime göre yaşama da devam diyorum. Tabiki yeniden brakılan yerden devamlar da başladı. Şimdilik cumartesi buluşma dostlar mekanına adım atık. Tabi ki brakılan yerden değil de yaşananların da etkileriyle hayat sürmektedir. Yeniden beynim canlandı. Zaten okuyucularım yazdığım yazılardan benim düşünsel olarak yeniden nasıl toparlandığımı da herhalde anlıyor. Ama bir travma da gelip oturuyor. Yaklaşık iki ay hastahane maceram ve başıma gelenler adeta her sağıkla alakalı açıklama duyunca, kocaman yalanla yaşamanın nedemek olduğunu bizat yaşayarak hatırlamak iyi bir olgu değildir. Ona da geçtim. Şimdilik onca olumsuzluklar sonrası kazanılan birkaç yeni dost ile yaşanan acıların yüküyle yeniden yaşama devam ediyorum.

Cumartesi buluşmamızın ikincisini yaşadık. Bıraktığımız yerden gibiydi. Sonrası mı basit yemek yemeğe gittik. Yeniden hayatın bir paradoksuyla karşılaştık. Çorba istedik. Yayında da hafif salatalı köfte dedik. Yer eski adıyla Omorfo sonrasında konulan adıyla da Güzelyurtaydık. Narenciyenin merkezi. Ama son yıllarda narenciye sorunlarının katmerlenip ürünün toprağa düşmesiyle sonlanan süreçti. Limon gelmedi. tekrar istedik. Yok dendi. Arkadaşın biri garip ironiyi söyledi: “dışarda liman ağaçları var. ağaçlar limon yüklü. Birkısmı yere düşttü” dedi. Limonun dışarda olduğu ama yemekte limon olmayan bir esnaf üretici gerçeği ile yeniden ülkenin garipliğin doğallaştığı gerçekle karşılaştık.

****

Ülkemiz gerçeklerinden kopuk konuşursak, siyasi oyun oynayıp acayip kültürleşme sarhoşluğuna girilirse, aciyiplikler birbirini kovalar. Ama normal hale gelir. Övülen ve çıldırıasıyla savunulan görüşlerde dahi saçmalama gayet normaldır. Yüce meliste pusulada iki mühürlü olmasının duruma göre güçlü kabul olduğu durumu hep aklımda. Yine ensona bakın: hep bağıra bağıra övülünen Türki devletlerin gözlemci üyeliği var ya gaz almanın dahi içeriğinde yok. Nitekim öteki gözlemci ülke Macaristanda yapılan toplandıda K. Kıbrıs çağrılmadı. Ama bazı Erdoğan laflarıyla havada uçarmış gibi kolar açılıp ağızlar köpük saçtı. Hepsi külliyen yalan. Ama küliye de simgeleşen abartı kültürümüzün teslimiyet abidesi çoktan oldu. Ama işbirlikçiliğin teslimiyet şerbeti içildi. İçinde alkol olsa da yokmuşçasına davranıldı.

Bunlar artık normalleşmenin de ötesine geçti. Kültürel birer gerçek haline geldi. Yalan söylemek, teslimiyet, işbirlikçilikle paylaşım ilkesi, yasadışılıkların ayyuka çıkan koşulların kültürleşmesinin kendisi haline geldik. Hırsızdan dürüslük, yalandan gerçek, atıptutmadan doğruluk üretmekle meşkuluk. Ama unutulur ki ilhaklaşma kültürünün ta kendisinin geldiği noktada bulunuyoruz. Bir yaşamda siyasal kültürleşme olunca, çıkardan paylaşıma, konuşmadan davranışa paydaşlaşınca, onu değiştirmek de zor. Çünkü buna karşı olanların da örgütlenmesi önceliklidir. Örgütlenme sonrası da değişin çizgisinde gelinmesi kaçınılmazdır. Oysa görüyoruz ki bir yanda yasadışılıklarla örülen yaşan ile sıraya dizilip sıra bekleyen politik alanda sıkışıp kaldık. Olmaz denilen ne varsa hepsi çok basit oluyor. Artık gerçeklerin kıpırtısı dahi acıtacak çok dokunacak çıkar bol hale sokuldu. Bundandolayı nda ilhaklaşma ile gericileşme gelen nifus potansiyeli, dağıtılan çıkarla daha bir derin köklere doğru gidiyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO ve Kıbrıs

Garip gelecek, ama gerçek. Hesapta NATO'ya karşıymış gibi konuşanlar,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Dünya yanıyor

Günlerdir değişik şekilde haberleri izlemek de güç. Gerçekten, dünya...

Özkan Yıkıcı yazdı: Köylüm Bektaş Göze’nin ardından

İkimiz de Dilirga bölgesinde doğduk. Köylerimiz ayrı olsa da...

Özkan Yıkıcı yazdı: Dünya futbol kupası şampiyonası sürerken, kaçırılanlar!

Sıcak hava demeden, birçok skandallarla daha başlamadan damga vurulan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sevgül Uludağ’ın ardından bir hüzün yazısı

Aslında bilip de tereddütle yaşadığım bir haber gibiydi. Zaten...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
887AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: AKEL’in sosyal demokrat bir partiye dönüşme vakti geldi

Sol partiler, sağlıklı bir demokrasinin işleyişi için vazgeçilmezdir; çünkü...

Selim Kuneralp yazdı: Kıbrıs: En iyi iyinin düşmanıdır

En iyi iyinin düşmanıdır tabiri hem İngilizce hem de...

L. Doğan Tılıç yazdı: Deniz’ler… Burada ve diri!

Deniz Göktaş, başına ne geleceği çoktan belli olmuşken, memlekete...

Mustafa Kara yazdı: Ölü Deniz’de gölgeyi yargılamak: Şaka bitti mi?

2 Temmuz 2026, İstanbul Havalimanı. Pasaport kuyruğunda, kendi deyişiyle...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO ve Kıbrıs

Garip gelecek, ama gerçek. Hesapta NATO'ya karşıymış gibi konuşanlar,...

‘Erkek aklın nükleer programlarına karşı küresel direniş örülmeli’

Nükleer silahlanmanın iktidar anlayışının en görünür araçlarından biri olduğunu...

Bayazıt İlhan yazdı: Atom bombalarında ölümcül yarış

İki yıl önce OECD’nin 2017 yılından beri üzerinde çalıştığı özgün...

Canlı yayın