yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGündemleştirilen ilaç skandalı - Özkan Yıkıcı

Gündemleştirilen ilaç skandalı – Özkan Yıkıcı

Son günlerde yeni bir sgandal ile karşılaşıyoruz. Hemen sanal medyada atıp tutmalar başladı. sSanki sürprizmiş gibi de hayretler etrafa saçılıyor. Ancak, konuları biraz bilen ve düşünen kesimler de ilgili noktada buluşuyor: “nereye kadar gidecekler, kime dokunmak istiyorlar” diye yanıtlar ararıyorlar. Akılda tutmamız gerekenler yeniden kafamda canlandı: Sömürge ülke olmamız yanında, kuralsız ve yasa dışı yaşama çoktan alıştırıldık. Kültürleşme deyerleri ile davranış haline geldi. Bunlar sistemleşti. Sonuçta, çürüyen, çöken kurumsal yapılar ve kuralsız işleyişler mafyalaşıp normal girişim ve düşünce keşvetme haline getirildi. Bunları unutursak, önümüze konulan mavzeme ile oyalanırsak, sonuçta hep güncele takılıp sonra hemen balık hafızalı haline geliriz.

Yeniden sağlık yapısında sgandalarla karşılaştık. Biraz da abartı katılarak da konu hemen gündeme oturdu.. Oysa, resmi deyil de normal sohbetlerde hangi durumda olursa olsun, konu konuşulunca, oradaki çirkefleri, yolsuzlukları konuşuruz. Normal gibi de bazen imrenilir. Hat da kendimizin de bazen direk tanık olduğu olayları, gündemleştirilip sunulunca da hayretlere düşüp “nasıl olur” sorusunu sorma paradoksuna dahi düşeriz. Konumuz olan ilaç konusunda birçok kuralsız davranışı her an yakalarız. Hat da işimize gelince de tercih ederiz. Zaten, en üst makamlardan başlayarak size neleri yaptıkları ve kimisinin de gündeme düşmesine rrağmen nasıl kapatıldığı örnekler oldukça boldur.

Konumuz olan ilaç alanında son dönemki yaşanan ve bunların karşılığı konusunda birkaç örnek verelim: birkaç ay önce, Türkiyede gazeteci Murat Ağırel, hem cumhuriyet hem de Halk TV prokramında önemli bir sgandalı gündeme koydu. SKK sahte ilaç olayı  idi. Diyeceksiniz “bize ne”! Dedik ya Türkiye bağımlıllığı gerçeğini unutmayın. Söz konusu olan sahte ilaç hikayesinin yolu Mağusadan da geçiyor. Serbes bölgedeki fabrika veya bazı kişilerin buradan katılımı da olayın içindeydi.

Burada konuyu hemen yazımda yazdım. Fakat, en başta şanlı medya konuya deyinmedi. İsmi geçen kişi veya kişiler de sanki onlar deyillmiş gibi davrandı…

Yine pandemi döneminde uygulamaya konulan Adapas sgandalı sahtekarlığı ortaya çıktı. Ozamanki makamcı da malum. Konu yine “nasıl olur” sanal medyada dalgalandı. Fakat, kısa zaman içinde, hemen şu durum sırıtmaya başladı: “kapatacaklar, kapatıyorlar” dendi ve öylece oldu. Ne nasıl olur da ihalesiz bu şirkete verilme ve sahte durumların deşilmesi yapılmadı. Not: ilgili makamcı şimdi baş makamcı tercihi olarak Türkiyenin dayatmasıyla koltukta…

Yine başka bir olay: tarihi geçmiş ilaçlar.. Şimdiki rakamıyla bir milyar TL olan tarihi geçmiş ilaçlar depolarda bulundu. Bol bol atıldı. Fakat, olay birkaç makamcı sürecinde olduğu için de muhalefet de sesizleri veya araştırılmalı sığınmasına oynandı. Sonuç, yetmezmiş gibi tarihi geşmiş ilaçların imhası için de ayrı para verildi….

Gelelim son olaya: aslında olay olmadan önce, aradabir bu konu normal sohbetlere konu edildirdi. Kimisi diyecek ki “şaşırdık, sürpriz oldu”.. Ama, yukarda da belirtiğim gibi, yaygaralarla bağırma altında, aslında yaşananlar sürpriz deyildir. Sadece babzı dikkatli sorular da var: neden şimdi; acaba başka amaç mı güdülüyor; yeni bazı atılımlar veya “düzenlemeler için gündem “mi hazırlanıyor. Bazı kesimler ise hemen birilerinin hedef olduğunu belirtmekten çekinmiyor. En ilginci; baş makamcı hemen “sonuna dek gidilecek” diyor. Peki kendinin de makamcı olduğu yerlerdeki olayların da üstüne gidildi mi? Jet ile başlayan, ilaç konusunda adapas rezaleti veya ihalesiz yakıt durumları ne oldu? Ama her sgandalın gündemleşmesi durumunda hep “sonuna dek gidilecek” denliyor. Ama gidilmiyor. Nasıl kapatıldığı ve dahan kötüsü bu durumda olanların nerelere gelindiği de kanıtlarla doludur. Hükümete bakın, yeterlidir.

Kısaca, son ilaç sgandalı ortaya çıkarken, bana hiç yabancı gelmedi. Ama, neden ortaya çıktı sorusu elbet var. Çünkü birçok araştırma yapılmasına rağmen, nasıl kapatıldıkları defterleri dolduracak kadar çoktur. Yargı deniliyor: birtanesini hatırlatalım: ikibinlerdeki Cumhurbaşkanlığındaki büyük yolsuzluk davaları ne oldu?

Oluşturulan sömürgesel kültürleşme ile adeta kuşatılmış gündemlerimizle hayata devam deniliyor. Elbet beli ki eğer önemli bir deyişim hedefi sağlıkta amaçlanıyorsa, bazı çevrelere dokunularak yapılacak. Onun için yukardaki sorular bence önemlidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Brezilya’dan Sırbistan’dan gelen seçim sonuçları

Pazar gecesi gözlerimi yumarken, pazartesi günü sabahı beklediğim birkaç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Avrupa rüzgârında gerçekleri yakalarken

Son haftaların adeta tekrarlanan süreci yeniden yaşandı. Başta Fransa,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,267TakipçilerTakip Et
1,150AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...

Canlı yayın