iktibasÖzgür GürbüzGündemden kaçma çabaları - Özgür Gürbüz

Gündemden kaçma çabaları – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Ne iş yapıyorsun diye soran olursa “yarı zamanlı gazeteci” demeyi seviyorum. Haber kovalamadan, dışardan yazı yazmak ve gündemi yakalamak kolay değil. Hep ‘eksik kalma’ duygusuyla mücadele ediyorum. Beni daha çok zorlayan ise gündemden kaçmak. Gazeteci gündemden kaçar mı? Kaçar. Birkaç nedenim var.

Çoğu zaman bize dayatılan gündem, hükümetin konuşmamızı istediği konular oluyor. Asgari ücret yerine uyuşturucu kullanan ünlüleri, tutsak siyasetçiler yerine futbol skandallarını, erken seçim yerine Bahçeli’nin çıkışlarını konuşmamızı istiyorlar. Gündemden kaçmaya çalışmamın ikinci nedeni ise neredeyse medyanın tamamının aynı konuları ele alması, benzer yorumlarla haberleri sunması. Çevre sorunlarından enerji politikalarına, sağlıklı gıdaya erişimden hayvan haklarına kadar birçok konu gereken ilgiyi görmüyor ve gündem olmadıkça çözülmüyor.

Hayvan kaçakçılığı nedeniyle yolu Türkiye’ye düşen, “zeytin” adı verilen goril yavrusunu hatırlayın. Olması gereken yerde, hem cinsleriyle rehabilite edilmesi gerekirken Gaziantep’te bir hayvanat bahçesine hapsedildi. Gündemde tutulmadıkça unutulup gidiyor. Halbuki Zeytin’in tek şansı onun için konuşacak, derdine tercümanlık yapacak bizleriz. Rümeysa’nın avukatı var, X hesabı var, gazeteci dostları var. Zeytin ise tek başına.

Ekoloji haberciliğinin en zor yanı da bu. Kurdun kuşun, insanlar gibi konuşamayanların sesi olmak, onların gözüyle olaylara bakmak zorundayız. Ne kadar istesek de çoğu zaman insan merkezli haberciliğe teslim oluyoruz. İnsan haberin öğesi olmazsa haber olmaz sanıyoruz. Öyle ki madenler için toprağın tahrip edilmesi, yüzlerce ağacın kesilmesi bile doğa katliamlarının gündem olmasına bazen yetmiyor. Türkiye’nin maden şirketlerine altın tepside sunulan toprakları, yerel halk ayağa kalkıp jandarmayla karşı karşıya gelince haber oluyor. İşin içine insan girince… Haberlerin içeriği de ekoloji vurgusundan, yani sorunun özünden uzaklaşıyor. Çözüme ise hiç sıra gelmiyor. Kendimize klavyenin tuşlarına doğayı savunmak için bastığımızı sürekli hatırlatmalıyız.

Siyaset dedikoduları ve klasikleşen siyasi eleştiriler medyada kendisine her zaman yer bulurken, yaşamla ilgili sorunlar magazin haberleri kadar konuşulmuyor. O yüzden az okunma pahasına gündemden kaçmayı tercih ediyorum. Yazdıklarımızın kamuya faydası olmayacaksa köşeleri işgal etmenin de anlamı yok. Haberlerin, yazıların toplumu dönüştürmesi gerektiğine hep inandım. Cinayetin, yolsuzluğun kötü, doğayı korumanın, onuruyla yaşamanın iyi olduğunu anlatmayan haberin eksik olduğunu düşünüyorum örneğin. Haber ve yorum arasına çizgi çizmek zor bir iş olsa da amacımız o ince çizgiyi çizerek, doğruyla yanlışı okuyucular (ya da dinleyiciler, izleyiciler) için ayırmak olmalı.

Sosyal medya okuyucuyla medya mecralarını birbirine yakınlaştırdı, etkileşimi artırdı. Ancak aynı zamanda doğru haber ve iyi analizi diğerlerinden ayırmayı da zorlaştırdı. Afili başlıkların altındaki boş satırlar, tıklatmayı amaçlayan sansasyonel girişler ve çarpıtma haberler, okuyucunun güvenini azalttığı için doğru haberlere de kuşkuyla yaklaşmasına neden oluyor.

Altı yedi gazetenin haber verdiği günlerde değiliz. Yüzlerce farklı kaynaktan, sosyal medya ve görsel mecralardan haber alıyoruz. Bu haber bombardımanının tek amacı sizin gündeminiz olabilmek. Burada okuyucu devreye giriyor. İyi okuyucu, artık kendisine zarar verecek ‘bomba haberlerden’ kaçmasını ve kendi gündemini seçmeyi bilmek zorunda. Kaynağı belirsiz sosyal medya paylaşımlarını değil, güvenilir medya mecralarının haberlerini paylaşmalı. Yoksa medyanın reyting, iktidarların ise gündem saptırma oyununa yem olmaktan kaçma şansı yok.

Özensizce yapılan haberlerden kurtuluşun bir yolu da okuyucu ile kitle iletişim araçları arasındaki bağı güçlendirmek. Bu da karşılıklı iletişimin kalitesinin artmasına, okuyucunun güvendiği medya kuruluşunu destekleyerek sahiplenmesine bağlı. İyi habere giden yol bu formülden, iyi habercilik kadar iyi okuyucudan da geçiyor. Zor zamanlardan geçiyoruz ve geçeceğiz; uzaktan okumayı bırakıp birbirimize yaklaşmalıyız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Özgür Gürbüz yazdı: Enerjide güneşin önemi

Türkiye’nin elektrik talebinin en yüksek olduğu an 28 Temmuz 2025, saat...

Özgür Gürbüz yazdı: Teşviklerle nükleere göz kırpıyorlar

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi,...

Özgür Gürbüz yazdı: Az kalsın fidan dikeceklerdi

Ankara’daki NATO zirvesi öncesi onlarca kişi gözaltına alındı, 103...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,240AboneAbone Ol

Son eklenenler

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Canlı yayın