iktibasÖzgür GürbüzGoogle nükleerci mi oldu? - Özgür Gürbüz

Google nükleerci mi oldu? – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Haftalardır nükleer lobinin yeni bir pazarlama atağına maruz kalıyoruz. Microsoft, Amazon ve Google gibi teknoloji devlerinin yapay zekâ nedeniyle artan elektrik talebinin bir bölümünü nükleer enerjiden sağlayacağı haberlerini okuyoruz. Etkili bir halkla ilişkiler kampanyası çünkü teknoloji ve bilimle ilgilenenlerin örnek aldıkları şirketlerin nükleer enerjiye ilgisi nükleer enerji karşıtlığını çürütmede önemli rol oynayabilir. Ekonomi gazeteleri çoktan bu haberleri köpürte köpürte verdi bile. Türkiye’de yabancı basından alıntılar görmeye başladık. Peki, gerçekte neler oluyor?

Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte başta ABD, Fransa ve Birleşik Krallık’ın olduğu Batı ülkeleri Rusya’nın enerji kaynaklı gelirlerini ve bu yolla ülkeler üzerinde kurduğu hâkimiyeti kırmak için harekete geçti. Öyle ki çevre örgütleri bile bu boykot çağrılarına alet edildi. İsrail söz konusu olunca aynı örgütlerden bir başka boykot kampanyası çıkmadı tabii. Önce Rusya’nın gaz satışına darbe vurdular. Sonra ABD, Avrupa’yı kendi gazıyla ihya etti ve böylece yepyeni bir pazara da kavuştu. Özetle ABD bir taşla iki kutu* vurdu.

Ardından sıra nükleere geldi. Uzun süredir bu alanda bizim de yakından tanıdığımız Rus devlet şirketi Rosatom tek başına at koşturuyordu. Çin dışında neredeyse dünyadaki tüm ihaleleri alıyor, eski Doğu Bloku ülkelerindeki Rus yapımı reaktörler de dâhil olmak üzere bütün bu tesislere nükleer yakıt sağlıyordu. Ukrayna bile nükleer santrallarının yakıtını Rusya’dan almak zorundaydı. ABD ve müttefikleri bu oyunu bozmak için önce Westinghouse daha sonra da Fransız Framatom ile Rus tipi nükleer reaktörlere yakıt üretmeye başladılar. Yavaş yavaş nükleer yakıtta Rusya’ya bağımlılığı azaltmaya çalışıyorlar. Framatome üç gün önce Macaristan’ın Rus yapımı reaktörleri için anlaşma imzaladı örneğin. 2027 ilk yakıtın teslim tarihi.

∗∗∗

Bu sürecin son adımı da Rusya’nın nükleer santral satışını durdurmak. ABD yetkilileri aylardır Avrupa’da ülke ülke gezip küçük modüler reaktör satmaya çalışıyorlar. Türkiye de bu ziyaretlerden sıkça nasibini alıyor ve hükümet de oltadaki bu yemi yutmuşa benziyor. Neden küçük nükleer? Çünkü büyük nükleer santrallar güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji santrallarıyla maliyet konusunda rekabet edemedi. En iyi teklifleri sunan Rusya’nın verdiği fiyatlar bile Akkuyu örneğinde görüldüğü gibi güneş ve rüzgârdan 3-4 kat daha pahalı. Aynı elektriği daha pahalıya almak için garip sebepleriniz olmalı. O yüzden de nükleer pazarlamacıların yeni bir slogana ihtiyacı vardı. Ortada kocaman bir soru var haliyle. Küçük nükleer reaktörler, ölçek ekonomisinin aksine daha ucuz olabilir mi?

Bir yıl önce ABD’li Nuscale şirketinin küçük modüler reaktör projesinin yatma nedeni tam da buydu. 6 adet 77 megavatlık reaktörlerinin 2021’de bir kilovatsaat elektriği 5,8 sente (ABD Doları) üreteceği iddia edildi. İki yıl sonra, hadi yap denildiğinde, bu maliyetin 12 sentlere dayandığı (devlet destekleriyle 8,9) görüldü. İnşaatla beraber muhtemelen daha da artacaktı. Bu yüzden de küçük nükleer projesi kağıt üstünde kaldı. Bugün dünyaya nükleer santral pazarlamak isteyen Fransa’da yapımı 17 yıldır süren ve milyarlarca avro zarar eden sadece bir reaktör var. ABD de ise yapımı süren bir reaktör bile yok. Buna rağmen herkese nükleer öneriyorlar.

∗∗∗

Gelelim teknoloji devlerine. Microsoft’un yeniden çalıştırılması için 20 yıllık anlaşma yaptığı Üç Mil Adası reaktörü dünyanın ilk büyük nükleer kazasına ev sahipliği yapmış santral sahasında ve 2019 yılında kâr etmediği için kapatılmıştı. Bill Gates’in yeniden açılması için anlaşma yaptığı reaktörün gücü sadece 835 megavat. Aşağı yukarı bizdeki bir termik santral kadar. Google’ın nükleer yatırımı 500 megavat, Yatağan termik santralından küçük. Amazon’un anlaşması 320 megavat için. Yatağan’ın yarısı kadar. Eğer siz nükleer enerjinin geri geldiğini bu üç örneğe bakarak iddia ediyorsanız işiniz hayli zor. Ancak, hepsini toplasanız Türkiye’nin bir yılda kurduğu güneş enerjisi gücünden az olan bu rakam, dünya kamuoyunu etkilemeyi başardı, ABD de muhtemelen bu niyetle firmaları arka arkaya bu anlaşmaları yapmaya ikna etti. Böylece önümüze, çalışan bir örneği olmayan, maliyeti, güvenliği, atık sorunu çözülmemiş küçük modüler reaktör efsanesi kondu. Satıcıların işi kolaylaştı. İşte bütün hikâye bu. Bakalım hangi ülkeler bu tuzağa düşmeyecek.

Yapay zekânın enerji talebi konusunda da atlanan birçok unsur var. O da bir başka yazının konusu olsun.

* Kötü örnek oluşturduğu için bir taşla iki kutu diyorum, yanlışlıkla yazılmadı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye Küresel Serinletme Taahhüdü’nde neden yok?

İnsan kaynaklı iklim değişikliği kentleri yaşanmaz hale getiriyor. Avrupa’da...

Özgür Gürbüz yazdı: Enerjide güneşin önemi

Türkiye’nin elektrik talebinin en yüksek olduğu an 28 Temmuz 2025, saat...

Özgür Gürbüz yazdı: Teşviklerle nükleere göz kırpıyorlar

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi,...

Özgür Gürbüz yazdı: Az kalsın fidan dikeceklerdi

Ankara’daki NATO zirvesi öncesi onlarca kişi gözaltına alındı, 103...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın