yaklaşımlarÖzkan YıkıcıGazze’de olanları Kıbrıs’tan izlerken - Özkan Yıkıcı

Gazze’de olanları Kıbrıs’tan izlerken – Özkan Yıkıcı

Gazze, son yaşananlarla yakın tarihin en karanlık günlerinin tanığı olarak kaydedildi. Bir anlamda Orta Doğu’daki temel sorunlardan birisi olan Filistin durumuna sistemin nasıl yaklaştığının aynasıdır. Kısa zaman içinde hepimiz soykırıma tanık olduk. Sonrasında soykırım liderleri adeta kendileri değilmiş gibi Gazze’nin kolonyalistleşmesi birlikteliğini kurdular. Gazze’de Filistinliler yaşarken, önemli kısmı mülteci hâlindeyken bile sözlerinin olmaması durumu nedense hep gözden uzak tutuldu. Bir anlamda Gazze, kısa toprak parçasıyla yeniden kolonyalizmin gelişmeleriyle devam ediyor. Bir farkla, orada yaşayan halk önce soykırıma uğruyor, oradan oraya sürülüyordu. Bunlar açık seçik siyasal tercih olarak yapıldı. Sistemin önemli güçlerinin siyasal hamlesi gibi gerçekleştirildi.

Şimdi soykırımcılar, etnik temizlikçiler adeta yıktıkları bölgeyi yeniden sömürgeleştirip rantını yemek peşindedirler.

Ben gelişmeleri Kıbrıs’tan izledim. Öyle izledim ki konulan bazı kelimeler adeta Kıbrıs’a dek beni taşıdı. Örneğin Gazze’nin garantörleri veya ilan edilen ateşkes sonrasında İsrail’in durmadan ihlal etmeleri bana hep Kıbrıs’tan da esintiler taşımaktadır. Hele de Trump’ın açıkça soykırımı desteklerken sonrasında bölgenin hegemonyasının şekillenmesi için baş görevli sorumlu olarak garantör olması ibretlik bir eserdir. Nedense garantörlük kelimesini duyunca hep Kıbrıs gerçeği de bir yere gelip oturur. Hesapta Kıbrıs garantörlerinin ta baştan nasıl adanın parçalanmasını istedikleri, bağımsızlığı kabul etmedikleri stratejiler sıralanıyor. Adanın garantörleri adıyla bağımsızlığı koruma olurken sırf Bağlantısızlar Bloku’na girdiği için adadaki tetiklenen gerilimler pek konuşturulmaz.

Amerika merkezli garantör onaylı Acheson Planı ise pek de duyulmak istenmez. Yetmiş dört önce Yunanistan cunta girişimi sonrasında Türkiye müdahalesiyle adanın fiilen ikiye ayrılması da toprak bütünlüğü garantisinin nereye kadar olduğunun yanıtıdır.

Ama şimdi Gazze’nin soykırımcıları bir araya geliyor. Uluslararası barış konseyi kurup yörenin geleceğini planlıyorlar. Bir önemli eksikle: Gazze halkı yok. Yok da oranın soykırım uygulayıcıları bölgenin refahı için bir araya geliyorlar. Sıkılmadan Gazze’nin refahı, önemli ticari rantından dem vuruyorlar. Ama ilan edilen ateşkes ve onların garantisi altında olma koşulu şimdiden sıfırlandı. Çünkü soykırım gelişmesinde gündemleşen bölge birden bıçakla kesilip sonlandırılan bir konu gibi öne çıkmadan kurtuldu. Ama soykırımcı İsrail hâlâ saldırırken, Filistin gibi önemli bir konu varken sanki yokmuş gibi Trump’ın tercih ettiği liderlerle yöreye barış getirme garantörlüğü oluşturuldu. Tabii pamuk eller cebe de dendi.

Gazze dar bir kıyı şeridiydi. Üstünde yerelden çok İsrail’in sürgünleştirdiği vatansız Filistinliler yaşıyordu. Ama bu da çok görüldü. İsrail merkezli Amerikan destekli soykırımla yöre darmadağın edildi. Şimdi de soykırımcıların garantileri ile yeniden düzenlenecekmiş. Seçilen liderlerin, devletlerin hepsinin de sicili ise oldukça kirli. Tabii bizim tanıdıkların da olması başka bir sorguya ihtiyaç var. Hem İsrail dostları hem de gelecekten pay bekleme gibi bütünsel çıkar var. Ama gerçek, Filistin’in yaratılan yıkımına şimdi de tabuta koyup çivileme yapma sürecinin üzerinde olmamızdır. Bu nedenle duyulan birçok kavram paradoksunun Kıbrıs’ta da tanığı olduk. Garantörlük bunların en çok ayazda keskin kesme gibidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bir harmanlama yazısı

Zaman zaman tekrarladığım basit gerçeklerden biri ile başlayalım. Genelde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gar katliamından günümüze gelen izler

10 Ekim Türkiye için önemli yakın tarih günüdür. Yorumlara...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,897TakipçilerTakip Et
969AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Halkların İklim Zirvesi

COP31’e bir ay kaldı. Antalya, hükümetlerin, diplomatların, uluslararası kuruluşların...

Özkan Yıkıcı yazdı: Halk TV üzerindeki kayyım ataması

Her zamanki gibi Çarşamba sabahı da gözlerimi açtım. Klasik...

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Fikret Başkaya yazdı: Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?

Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamam Böcekleri sokaklarda dolaşıyor!

Dünya neoliberal krizle tükenmişliklerde debelenip duruyor. Yerine geçecek yapı...

Volkan Yaraşır yazdı: Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

Marx kapitalizmi “yaşayan metafizik” olarak tanımlar. Faşizm bu metafiziğin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gariplik vardır!

Son günlerde Suudi merkezli çelişkili algı yaratacak haberler dünyada...

Canlı yayın