Son günlerde bizim genelde medya dokunmasa dahi Latin Amerika ülkesi yeniden gündemde. Ülke resmen kaynıyor. Öyle kaynıyor ki adeta yeniden sokaklarla kuşatılmış kent koşulları yaşatılmaktadır. Daha yeni faşist başkan altı ayını doldurmadan aldığı kararlarla resmen Bolivyalıları sokağa döktü. Maden işçileri direnişe geçti. Kırsaldan yola çıkıp başkent La Paz’a ulaştı. Öğretmenler, çiftçiler, yerli halk da aynı eylemlerde yerini aldı. Ordu müdahale yaptı. Hatta Amerikan özel kuvvetlerinin Bolivya’ya gidip eski başkan Morales’i tutuklayacakları haberleri dahi çıktı. Bunun üzerine halk zincir oluşturup Evo Morales’in evini korumaya aldı. Havaalanını işgal edip kapattı.
Kısaca Bolivya kaynıyor. Sokaklar, başkan Pars’ın altı aylık istifasını istiyor. Bu tesadüf mü, derseniz benim birkaç yıllık makalelerime göz atarsanız sürpriz olmadığını anlarsınız. Hem de yeni lider seçilirken aynı zamanda solun da başkanlığı nasıl teslim ettiğinin acı dersleriyle dolu olduğuna tanık olacaksınız.***
Konular hakkında birikiminizin olması önemli. Birikimler ile gelecek öngörüleriniz daha bir uyuşur hâle gelir. Bolivya gibi konularda ben şimdi hem de bizim medya yer pek vermezken yazıyorsam, birikim yanında birkaç yıllık uyarılarımın da gerçekleşme sonucu vardır. Bilmek ve değerlendirmek yan yana değil, ortaklaşınca anlamlı olur.
Klasik bir genel siyasal uygulama vardır. Genelde kamusal yönetim olan, sol ağırlıklı uygulama yapan yönetimler yerini sağa devrederken hatta son dönemdeki sosyal demokratların önemli kısmı da aynı reçeteye hemen başvururlar. Kamusal alanları özele aşma, yabancı sermayeye teslim olma, sübvansiyonları kaldırma aşamasına getirme, yardım ve destek yerine borçlandırma hamleleriyle bağımlı ağını güçlendirme politikalarına hemen kayarlar. Hatta solun düşünsel olarak olmadığı yerlerde açıkça bunun tek iyi reçete olduğunu, onun içilmesine göre başarı hikâyeleri de yazılmaktadır.
Nitekim Bolivya’da kamusal mülkiyet şekli uygulamada ağırlıklaştı. Sağlık gibi sosyal politikalar etkin kılındı. Yerli halklara eşitlik anayasal boyuta kondurttu. Kontrolü yabancı sermaye girişi yapıldı. Akaryakıt gibi alanlarda sübvansiyon uygulanıyordu. Seçimi kazanan açıkça Hitler hayranı Pas, neoliberal politika uygulayacağını belirtti. Direkt Amerikan destekli ve sermaye sınıfının katkılarıyla kazandı. Ama şu da var: Senelerdir sol yönetimli Bolivya seçimi kaybederken kendi ayağına sıktığı kurşunlar önemli katkı yaptı. Morales’in ısrarla aday…



