yazılariktibasBolivya köylüleri emperyalizme direniyor — Özge Güneş

Bolivya köylüleri emperyalizme direniyor — Özge Güneş

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Geçen aralık ayında Rodrigo Paz yönetiminin ABD destekli kemer sıkma rotasını “yeni bir Milei vakası” olarak tarif etmiş, bu hattın ülkeyi sert bir toplumsal çatışmaya sürükleyeceğini öngörmüştük. Aradan altı ay geçti ve bugün Bolivya kırk yılın en ağır ekonomik krizinin ortasında sokaklara dökülmüş durumda.

Krizin kökeninde Paz’ın “herkes için kapitalizm” vaadi var. Paz yönetimi göreve gelir gelmez yirmi yıllık yakıt sübvansiyonunu kaldırmıştı. Bunun sonucunda mazot ve benzin bir gecede pahalanmış, dizelde %83, gıdada %100’e varan artışlardan söz edilmeye başlanmıştı. Resmî hedefte yüzde 14 olan enflasyon bağımsız tahminlerde yüzde 20’yi aştı. Bu zammın etkisi öncelikle kır emekçilerinde, köylülerde ve madencilerde hissedilmişti. Girdi maliyetleri yükseldi, gıda fiyatları tırmandı ve sübvansiyonların kesilmesiyle geçim güvencesi doğrudan üreticinin sırtına yıkıldı.

Ekonomik baskı sürerken bir de toprak meselesi geldi. Nisan’da çıkarılmak istenen 1720 sayılı yasa, küçük toprak sahiplerinin parsellerini bir dilekçeyle “orta ölçekli” mülke dönüştürüp bankaya teminat göstermesinin yolunu açıyordu. Hükümet bunu, kırsala kredi ve verimlilik getiren bir reform diye savunsa da köylüler böyle düşünmüyordu. Bolivya’da toprak yalnızca bir mülk değil. Aynı zamanda ortaklaşa varoluşun ve anayasada devletin hedefi olarak sayılan gıda egemenliğinin de temel dayanağı. Bu nedenle onlarca örgüt bu yasaya itiraz etti. Teminata bağlanan toprağın er geç borç sarmalında elden çıkacağı ve arazilerin büyük işletmelere geçeceği uyarısında bulundular.

Ülkeyi yollara döken kıvılcım da bu oldu. Bu sebeplerle Bolivya İşçi Merkezi (COB) ve Bolivya Birleşik Köylü İşçileri Sendikalar Konfederasyonu (CSUTCB) ülke genelinde süresiz genel grev ilan ettiler. Yürüyüş, yol kesme eylemleri ve grevler sonunda hükümet 13 Mayıs’ta geri adım attı. 1720 sayılı yasayı tümüyle kaldırmak zorunda kaldı. Ama bu kazanım grevi ve protestoları bitirmeye yetmedi.

Zira bunların üstüne bir de 11 Mayıs’ta eski Devlet Başkanı Evo Morales hakkında şaibeli bir yakalama kararı çıkarıldı. Savcılık Morales için 20 yıl hapis istiyor. Üstelik davanın mağduru olduğu öne sürülen kişinin mahkemeye başvurup mağdur olmadığını beyan ettiği ortaya çıktı. Bu durum da haliyle yargının siyasallaşmasından da öte emperyalizmin kıta genelinde bir tasfiye silahı olarak kullandığı kurumsal örüntüyü akla getirdi. Morales de kendisini hedef alan bu yargısal kuşatmayı, halkın elindeki siyasi araçları yok etmeyi ve ülkenin doğal kaynaklarını uluslararası sermayeye teslim etmeyi amaçlayan “yeni-sömürgeci (neocolonialist), neoliberal ve faşist bir saldırı” olarak tanımlıyor.

Morales iktidara geldiğinde ABD askeri üssünü kapatmış, DEA’yı (Uyuşturucu ile Mücadele İdaresi’nde görev yapan ABD’li ajanlar) ve ABD büyükelçisini sınır dışı etmişti. Paz ise göreve gelir gelmez ABD ie ilişkileri onardı, DEA’nın ülkeye dönüşüne kapı araladı. Paz bu adımlar nedeniyle Bolivya’nın ALBA (Latin Amerika için Bolivarcı İttifak) üyeliğinin askıya alınmasına sebep olmuştu. ALBA, Paz hükümetini Bolivarcı karşıtı, Latin Amerika karşıtı, emperyalist yanlısı ve sömürgeci  olarak betimliyor.

Dahası, Ollie Vargas’ın sızdırıldığını ifade ettiği belgelere göre ABD silahlı kuvvetleri ile Bolivya polisi Morales’i kaçırmak için ortak bir operasyon hazırlığında. Bu da köylülerin toprağı korumak için başlattığı direnişi çok kısa bir sürede Morales’in konutu önüne ve konuta yakın havaalanına giden yollara uzanan anti-emperyalist bir nöbete çevirdi.

Tabii burada  Morales’in köylüler için önemi de vurgulanmalı. Kendisi de sendikalarının, yerli hareketinin ve bu köylü örgütlülüğünün bağrından çıkmış biri. Dolayısıyla Morales’in hedef alınması ile köylü hareketinin hedef alınması arasında bir ilişki kuruluyor. Aynı sebeple bugün 6. gününe giren yürüyüşün temel talebi de hükümetin istifası olarak keskinleşmiş durumda.

Tüm bunlar Bolivya’da verilen mücadelenin sıradan bir hükümet protestosu olmadığını, kıtasal bir egemenlik mücadelesinin parçası olduğunu gösteriyor. Umalım ki, emperyalizmin kuşatmasına karşı And Dağları’nda direnenler kazansın.

Diğer yazıları

Enerji üretelim, toprağı öldürmeyelim — Enver Şat

Türkiye’de birçok rüzgar enerji santrali (RES) ve güneş enerji...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Hürmüz Krizi: Verimliliğin faturası ve gelecek senaryoları – Mühdan Sağlam

28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail ile İran savaşı, yarattığı insani...
4,446BeğenenlerBeğen
1,531TakipçilerTakip Et
3,956TakipçilerTakip Et
836AboneAbone Ol

Son eklenenler

“Gaza” filmi ve savaş alanında bir kadın gazeteci: Ramita… — Hasan Kahvecioğlu

İngiltere’de yaşayan İran kökenli genç kadın gazeteci Ramita Navai,...

Dünyada sürekli savaş hali ve yeniden sömürgeleştirme — Volkan Yaraşır

İkinci Paylaşım Savaşı iki kutuplu dünyayla sonuçlandı. Ekonomik bölgeler...

Enerji üretelim, toprağı öldürmeyelim — Enver Şat

Türkiye’de birçok rüzgar enerji santrali (RES) ve güneş enerji...

Mayıs Havamız Limoni – Özkan Yıkıcı

Tıpkı Mayıs ayı gelişmeleri gibi havamız da uyumlaştı. Sıcak...

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Canlı yayın